20 Ocak 2014 Pazartesi

ev yapımı uygulama: Poppy's Adventures

Bunca zaman yazmayıp şimdi böyle güzel ve beni çok heyecanlandıran bir haberle dönmek bloga... Yeni, halis muhlis ev yapımı bir uygulamamız var artık sizlerle paylaşmak istediğim: Poppy’s Adventures!


Şimdi biraz arka plan: Malum Neva 3-4 yaş civarlarındayken bol bol tablet bilgisayar uygulaması inceleme olanağım oldu. O zaman kendi bakış açım, biraz mesleki bilgim ve gözlemlerimle hangi uygulamaların o yaş grubundaki çocuklar için eğitici, öğretici ve eğlendirici olduğunu yazmıştım. Bu sırada bu uygulamaların özellikle bu yaş grubundaki çocuklara yabancı dil öğretme potansiyeli oldukça cazip gelmişti bana. Lingu Pingu, Toddler Flashcards, iTot Flashcards gibi kelime öğretmeyi hedefleyen basit ama etkili uygulamalar favorim olmuştu. Peki ama bu uygulamaların çocukların yabancı dil öğrenmesi üzerinde gerçekte nasıl bir etkisi vardı? Bunu incelemek için bir araştırma projesi yazmaya karar verdim. Piyasadaki uygulamalar yerine kendim bir uygulama geliştirip, bakmak istediğim noktalara bakmak daha uygun olacak gibiydi. Neyse ki B.Ü Bilimsel Araştırma Projeleri finansal destek talebime olumlu cevap verdi. Kafamda dağınık fikirler vardı, büyük ideallerle yola çıkmıştım. Ancak elbetteki yazılımın geliştirilmesi ve grafik tasarımın yapılması en az içerik kadar önemliydi ve bu işi hem seven, hem bilen, hem de hevesli birileriyle çalışmak gerekiyordu. En azından 2 sene önce Türkiye’de tablet uygulama geliştirme işi hala ilk adımlarını atıyordu sanırım, bir de üstelik tam o sırada hararetlenen Fatih Projesi ile sular iyice bulanmıştı. Düzgün ve istediğim gibi bir hizmet sağlayıcı bulmakta çok zorlandım. Maliyetler inanılmaz yüksekti, oysa benim çok kısıtlı bir bütçem vardı. Öyle görünüyordu ki bu iş neredeyse gönüllülük esasına dayanarak yapılacaktı. İşte tam da bu noktada daha önce Gideros Mobile ile Bir Kar Masalı ve Filin Banyosu gibi iki başarılı projeye imza atmış çok sevgili Özgüranne ve OİP ile bir araya geldik. Karşılıklı fikir alışverişleri ve birlikte heyecanlanmalar sonunda yaptığı işi bu kadar seven, iyi bilen, hem girişimci, hem dost iki kişiyle, Özgüranne ve OİP ile birlikte yola çıktık böylece.

Uygulamanın içeriğini ben yazdım. Çok kapsamlı ve mükemmel bir uygulama olma iddiası yok ancak biraz sonra bahsedeceğim bazı özellikleriyle çocuklara anlamlı ve doğal bir şekilde İngilizce kelime öğretmeyi hedefliyor ve kısa bir süre sonra yapacağım araştırmayla da zaten empirik veri toplayarak bu özelliklerin ne derece başarılı olduğunu görmeyi amaçlıyorum. Uygulamanın grafik tasarımını OİP yaptı. Her bir sahnenin her ayrıntısını özenle, titizlikle, emekle çizdi, hepsine ince zevkini kattı. Süreç içinde yapılan çizimleri parça parça gördükçe heyecandan yerimde duramıyordum. En sonunda da öyle harika bir iş çıkardı ki, şahsen ben bakmaya doyamıyorum. Programlamayı, yani işin bel kemiğini Özgüranne yaptı. Sabırla benim “şöyle olabilir mi, böyle olsa nasıl olur?” sorularımı cevapladı, harika fikirler ortaya koydu, hiçbirşeye “aaa, yok onu yapamam” demedi, olurunu bulmak için emek verdi, büyük bir titizlikle çalıştı ve başka söze gerek var mı bilmem, uygulamaya can verdi. Ve üçümüz birlikte, araya giren doğum, hastalık ve diğer iş yoğunluklarına rağmen, huzurla ve zevkle çalıştık. Tabi bir de seslendirmeciler var bu uygulamaya ses veren. Hepsi dostlarımız ve dostlarımızın çocukları ve hepsinin de anadili İngilizce. Onların da katkısı çok ama çok değerli. Sonuç olarak ortaya çıkan ürün bizim hoşumuza gitti.  Dileriz siz de beğenir, faydasını görürsünüz. J

Uygulama ne yazık ki şu anda yalnızca iPad üzerinden indirilip kullanılabiliyor. Amacımız kesinlikle herhangi bir firmanın ürününün promosyonunu yapmak değil. Ama bize tanıdık olan ve sık kullandığımız bir platform seçmek zorundaydık, iPad oldu. Dediğim gibi bu uygulama kısıtlı bir bütçeyle, çoklukla gönüllülük esasına dayalı şekilde geliştirildi. Eğer severseniz ve ileride yeterli zaman olursa Android versiyonunu da geliştirmeyi istiyoruz (yaşasın Özgüranne J).



Şimdi biraz da uygulamanın içeriğinden bahsedeyim.

Poppy’s Adventures, Poppy adında 6 yaşında bir kız çocuğunun maceralarını anlatıyor. Temel hedefi okul öncesi çağda olup henüz okuma yazma bilmeyen çocuklara çevrelerinde karşılaştıkları basit kelimelerin İngilizce karşılıklarını, onlar için anlamlı bağlamlar içinde, doğru telaffuzlarıyla birlikte öğretmek. Bunu yaparken bu yaş grubundaki çocukların en iyi bildiği ortamlar olan ev, okul ve oyun parkından yararlandım. Araştırma amaçlı bir uygulama geliştirme fikri ortaya ilk çıktığında niyetim en az 5-6 modül geliştirmekti, ancak eldeki şartlarla şimdilik yalnız bir modül geliştirebildik. Bu araştırma için tasarlanan eğitim modülünün (bu uygulama) hedefleri arasında şunlar var:
•           Çocuklara yakın çerverelerinde (oyun parkı, ev ortamı, sınıf ortamı vb.) yer alan nesnelerin İngilizce isimlerini öğretmek
•           Çocuklara aile bireyleri, arkadaş ve öğretmen gibi kelimeleri öğretmek
•           Çocuklara merhaba, günaydın, iyi günler vb. basit selamlaşma cümlelerini öğretmek..
İmkan olur da ilerde yeni modüller geliştirebilirsek başka kalıplar ve sık kullanılan başka kelimeleri de öğretmeyi istiyoruz.

İlk üç sahne olan ev, okul ve oyun parkında anlatıcı çocuklara bu ortamları anlatıyor. İngilizce’yi hiç bilmeyen bir çocuğun bu cümleleri anlaması elbette imkansız ancak burada amaç çocuğun ilk dinleyişinden çok, daha sonraki dinleyişlerinde tanıdığı kelimeleri aradan duyup yakalaması ve bağlantılar kurması. Uygulama henüz okuma yazması olmayan çocuklara yönelik olduğu için yazılı hiçbir materyal kullanmadık ama ileri bir versiyonda anlatıcının söylediklerinin altta bir bantta yazılı olarak görülmesi, hatta o anda söylenen kelimelerin farklı bir renkle çocuğa gösterilmesi de faydalı olabilir. Ayrıca her sahnede çocuklar resimdeki nesnelerin (kitap, bilgisayar, salıncak, kapı, suluboya vb.) üzerine dokunduğunda o nesnenin ismini İngilizce olarak duyabiliyor.

Poppy evde

Poppy okulda

Poppy oyun parkında

Bu üç sahneden sonra Poppy’nin doğumgününün anlatıldığı, 5 ekrandan oluşan kısa ve basit bir hikaye var. Bu hikaye esnasında da çocuklar anlatıcının anlattığı hikayeyi dinliyor, karakterlerin üzerine dokunarak onları konuşturuyor, nesnelerin üzerine dokunarak İngilizce söylenişlerini duyabiliyorlar. Çocuklar bu hikaye esnasında daha önce öğrendikleri kelimeleri bir bağlam içierisinde tekrar duyma imkanı buluyorlar. Bu hikayede de, uygulamanın diğer tüm kısımlarında da resimlerde geleneksel aile rollerinin biraz dışına çıkmaya çalıştık.



Hikayeyi, çocukların çok seveceğini düşündüğüm Flashcards kısmı takip ediyor. Burada, önceki sahnelerde yer alan ve o bölümlerde çocukların adını duyduğu otuz küsür kadar nesne bağlam dışında tek tek çocukların karşısına çıkıyor. Çocuklar otomatik olarak o nesnenin adını anadili İngilizce olan seslendirmeciden duyuyorlar ve daha sonra sol üst köşedeki mikrofona dokunarak kendileri de tekrarlıyor ve otomatik olarak kendi telaffuzlarını dinleyebiliyorlar ve işin güzel tarafı bunu diledikleri kadar çok tekrar edebilirler. Burası Neva’nın en çok eğlendiği bölüm oldu.



(Arkada cıvıltıları duyulan minik kuş da bizim iki numara olur bu arada :-) )

Oyun kısmında ise önce üç bölümden oluşan bir gölgeli yapboz var. Uygulamanın başında yer alan ilk üç sahne bazı boşluklarla çocuğa sunuluyor. Fondaki ses çocukları istenilen nesneyi doğru yere yerleştirmesi için yönlendiriyor. Bu aşamaya kadar sadece anlatıcıyı dinleyen çocuklardan bu defa biraz daha aktif bir rol almaları ve duydukları ses ile ekranda gördükleri resmi eşleştirerek doğru nesneyi seçip yerine yerleştirmeleri isteniyor. Çocuklar doğru nesneyi yerleştirene kadar yönerge tekrarlanıyor.



En sonda ise 8 karttan oluşan bir hafıza oyunu var. Çocuk kapalı olan kartlara dokununca kart açılıyor ve üzerinde görülen resmin İngilizce olarak ismi söyleniyor. Çocuk aynı iki kartı bulunca o kartlar ekrandan kayboluyor. Bu kısmı bu kadar dar tuttuğumuza ben sonradan çok üzüldüm. Kelimeleri pekiştirmek anlamında oldukça faydalı olduğuna inandığım bir bölüm burası.



En başta belirttiğim gibi bu aslında araştırma amaçlı geliştirilmiş bir deneme uygulaması. Faydalı olacağına inandığımız epey bir bölüm var ama tabi bu konuda araştırma yaptıktan sonra konuşmak daha doğru olur. Yalnız geçen gün Neva heyecanla “anne, hani şu parklarda ellerimizle tutunarak ilerlediğimiz şey var ya, onun İngilizcesi ne biliyor musun? Monkeybaaaar!” diyince doğru yolda olduğumuzu bir kez daha anladım.

Sonuç olarak eğer cihanız varsa, çocuklarınız hedef yaş grubuna uyuyorsa ve uygulamayı indirip de çocuklarınızla kullanırsanız lütfen olumlu ve olumsuz yorumlarınızı bize iletmeyi unutmayın.   



11 yorum:

Yeşim - Nils Mum dedi ki...

Ne güzel bir proje. Nil 2.5 yaşında ama ben de izleteceğim. Tepkilerini mutlaka yazarım. Blogda da paylaşacağım.

saricizmeli dedi ki...

Siz her zamanki gibi harikasınız..

Evren dedi ki...

Senemcim, indirdim ben, muhteşem görünüyor, benim kız daha denemedi, haftasonu denetip tekrar geri bildirim yapacağım. Ama ben bayıldım. Emeğinize sağlık! Çok önemli bir çalışma olmuş. Harikasınız cidden!

Sen Gelince dedi ki...

Harikasınız Senem'cim:) Hepinizin emeğine sağlık:) Üçünüzü de öpüyorum ama o iki numarayı biraz daha çok:)

mutfakmevsimi dedi ki...

3-4 yaş grubu için önerdiğiniz uygulamaların android versiyonlarını bizim evdeki neva :) için kullanıyorduk. Bununda android versiyonunu çok isteriz.

Tulin dedi ki...

Elinize saglik. Arastirmanin sonucunu merak ettim, daha sonra paylasirsaniz sevinirim.

Nur dedi ki...

Harikasınız:) kızım 20 aylık daha ama biz de indirdik, şimdilik görselleri çok sevdi, detaylı bakamadık daha, ilerleyen zamanlarda geri bildirimde bulunacağım.

Seyhan dedi ki...

Süpersin Senemcim ellerinize sağlık

Adsız dedi ki...

android icin de uygulama var mi ?

benten oyunları dedi ki...

süper bişeymiş teşekkürler ..

BYG dedi ki...

👏👏👏 Bravo Senem'cim, harika bir proje 👏👏👏

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...