9 Mayıs 2011 Pazartesi

saklı cennet


Pazar günü çoook uzun bir süredir gitmek istediğimiz ama her defasında başka bir bahaneyle burnumuzun dibinde olduğu halde gitmeyi ertelediğimiz Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'ne gittik ailecek. "Otoyola inat, doğal hayat" mottosuyla Ali Nihat Gökyiğit'in vefat eden eşi Nezahat Gökyiğit adına şehrin tam da orta yerinde kurduğu bu botanik bahçesi  boş bulunan her toprak parçasına eciş bücüş ve arşa yükselen beton kuleler dikmenin marifet sanıldığı İstanbul'da bir vaha gibi... gerçek anlamda cennetten bir köşe! Bahçenin tarihçesine şuradan ulaşabilirsiniz.

NGBB'nin çok güzel bir yer olduğunu tahmin ediyordum ama yine de bu kadarını beklemiyordum. Öncelikle bahçenin girişi değişmiş. Artık giriş otoyoldan değil Ataşehir Emniyet Müdürlüğü'nün 50 mt. kadar ilerisinden yapılıyor. Biz Pazar sabahı saah 10:30 gibi ancak varabildik bahçeye. Geniş bir otoparkı var ve hem girişte hem otoparkta son derece kibar görevliler karşıladı bizi ve yardımcı oldular. Arabamızı park ettikten sonra birkaç yüz mt.lik bir yürüyüşle parkın içine vardık. Pazar sabahı o saatte bile epey dolmuştu park ama oldukça geniş bir mekan olduğu için kalabalığı kaldırıyordu.

Bahçe otoyol kenarındaki küçük adacıklar üzerine kurulmuş. İlk karşılaştığımız yer Mesire Adası olarak adlandırılan piknik masalarının, içinde ördeklerin yüzdüğü küçük bir gölün ve çocuklar için keşif ve faaliyet alanının olduğu bölge oldu.




Uyarı: Bahçede yiyecek içecek satışı yapılmıyor. O nedenle tedarikli gitmezseniz açıkta kalırsınız. Biz yanımızda kahve, kek, meyve ve su götürmüştük. İlk önce piknik masalarından birinde oturup yedik içtik. Gözlemlediğim kadarıyla diğer piknikçiler son derece donanımlıydı.

Daha sonra Neva ile önce gölde yüzen ördekleri seyrettik, sonra da Keşif Bahçesi'ne daldık. Keşif Bahçesi 2 yaşından 12 yaşına kadar tüm çocukların (ve hatta 35 yaşındaki benim gibi birinin bile) çok ilgisini çekebilecek bir oyun ve faaliyet alanı. Bildiğimiz anlamda salıncaklı, kaydıraklı falan bir çocuk bahçesi değil ama çok eğlenceli.


Herşeyin ahşaptan yapıldığı parkta çocukların tımanabilecekleri, üzerinde yürüyebilecekleri, keşfe dalabilecekleri türlü aletler ve oyuncaklar var.









Neva'nın en çok kısa çam ağaçlarından yapılmış bu labirent ilgisini çekti.





bilmece duvarı..





Faaliyet alanı... bu alanda tente altında ahşap masalar ve sandalyeler var. Bir de ahşap sandıklar koymuşlar etrafa. Neva dakikalarca yerdeki tahta parçalarını o sandıklara doldurdu. Masalarda yine yerdeki tahta parçacıklarından kendine ve bana hayali yemekler hazırladı.




Kum havuzu...


İlk ziyaret ettiğimiz Mesire Adası'nda rahat birkaç saat geçirdikten sonra son derece keyifli tünellerle diğer adalara doğru yol aldık.

Tünellerin her birinde duvarlar çok güzel görsellerle botanik bahçesi ve bitkiler hakkında bilgi veren posterlerle süslü. Tünelin içinden akan serin su ortamı inanılmaz ferahlatıyor.




Ertuğrul Adası, 1890 yılında Japonya’ya yaptığı ziyaret sonrası dönüş yolculuğunda yakalandığı tayfun sebebiyle kayalıklara çarpıp batan “Ertuğrul Firkateyni”nde şehit olan 587 bahriyeli adına kurulmuş.


Ertuğrul Adası ve Merkez Ada'da bulunan nilüfer havuzları


Saklı bahçe


Saklı bahçedeki bizi kendine hayran bırakan çiçekler...





Neva ile babası balıkı gölde koca koca alabalıkları beslediler.


Kurbağalı gölde kurbağa avına çıktılar.


Kurbağaların sesini dinlerken ve cup cup göle atlayışlarını izlerken çoraplarımızı çıkartıp tüm negatif enerjimizi toprağa gömdük.


Saat 10:30 gibi girdiğimiz bahçeden saat 15:30 civarında çok mutlu bir şekilde ayrıldık. Bahçede türlü aktiviteyle coşan Nevacık daha arabaya biner binmez uyuya kaldı.

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi ücretsiz girişe rağmen içerde çalışanların kibarlığı; sabunlu, tuvalet kağıtlı, kağıt havlulu pırıl pırıl tuvaletleri; adım başı yerleştirilmiş şık çeşmeleri ve gölleri, çiçekleri, oyun alanları, meyve bahçeleri, hayvanları, ağaçları, fıskiyeleri ile muhteşem bir hizmet veriyor. Ali Nihat Gökyiğit'e ve bu bahçeye vesile olan eşi Nezahat Gökyiğit'e ne kadar teşekkür etsek az. Paranın, betonun, en çok katlı, en yüksek binaların, alışveriş merkezlerinin, otoyolların prim yaptığı ülkemizde gerçek bir vatanseverlik, insan ve doğaseverlik örneği bundan daha güzel sergilenemezdi herhalde.

Bahçeye çocukla gitmek isteyenlere birkaç öneri:

- Bahçede yiyecek içeçek satışı yok. Yanınızda mutlaka yiyeyecek ve su götürün, aksi takdirde tam anlamıyla açıkta kalırsınız.
- Fotoğraf makinanınızı, şapkanızı, güneş kreminizi, kum havuzunda oynamak için kovanızı, küreğinizi unutmayın.
- Çocuklar için yedek kıyafet ve ayakkabı götürmek iyi bir fikir çünkü kumla, toprakla ve suyla epey bir haşır neşir olma imkanları oluyor.
- Bahçe oldukça geniş bir mekan üzerinde kurulu, çok uzun olmasa da çocuklar için uzun olabilecek yürüyüşler gerekebiliyor. Bebek arabası götürmek faydalı olabilir.

Son olarak, daha ayrıntılı bilgi için NGBB nin web sayfasını ziyaret edebilirsiniz: http://www.ngbb.gen.tr/index.php

10 yorum:

SalihaBetül'ün Annesi dedi ki...

çok güzel gerçekten.. ve sanırım benim otoyoldan geçerken sürekli gördüğüm ama pek önemsemediğim yer burası.. mutlaka ve mutlaka gidilesi mekanlar listesine ekledik.. Sen de harika anlatmışsın ve ayrıntılı fotograflar da harika senem.. Ellerine sağlık. İlk fotograftaki gökdelenlerin de karede yer almaya çalışması pek manidar olmuş..

Yelish dedi ki...

muhtesem
sanki Amerikada bir parkin resimlerine bakiyormus gibi oldum,ne ilginc di mi?
hemen kardesime de atiyorum linkini
tesekkurler Senem

Bir Terazi Kizi... dedi ki...

Gercekten cok anlamli ve hicbirsekilde hakki ödenmez bir yatirim olmus,süper! Sizde cok hos fotograflamissiniz,elinize saglik,ücretsiz oldugu halde insanlar cok kalabalik olusturmamis sanirim,ilginc ,kiziniz cok tatli Allah bagislasin Senem hanim,sevgiler...

sümeyye dedi ki...

Harika :) Neva,park ve sen!! çok imrendim

KEO dedi ki...

otoyoldan girişin değişmesi çok sevindirici;) ve geçen yıla göre birçok yenilik görülüyor...kiraz çiçekleri bitmeden gidesim vardı ama hava bir türlü imkan vermedi...ama artık ilk fırsatta gidile!

füsfüs dedi ki...

seneeem burası inanılmaz, nasıl düşünülmüş, tam bizim sevdiğimiz gibi, inanamadım resmen. ve ücretsiz olmasına şok geçirdim, bir şişe suyu 5 liaya satmamalarına falan. hatta keşke ücretli olsa, hakkını verebilsek dedim. en kısa zamanda geliyoruz en kısa zamanda:) fotoğrfalra da çok güzel bu arada:)

thalassapolis dedi ki...

Senem şahane bir yermiş biz de listemize ekledik bayıldım teşekkürler sen yazmasan bilemeyecektik sevgiler :)

firarperest dedi ki...

Çocukla İstanbul'da da yaşanabilir aslında dedirten yerlerden biri.
Ne güzel düşünmüşler.
Nilüfer havuzlarını da çok beğendim.

Seyhan dedi ki...

Ben okur okumaz gitmeliyiz dedim. Perşembe günü gittik. Her şeyi ile süperdi gerçektende

Aslı dedi ki...

Koca bir yaz ayını bitirip bu yazıyı şimdi gördüğüme çok üzüldüm. Güzel bir hava yakalar yakalamaz biz de gitmek istiyoruz! Teşekkürler bu güzel yazı ve paylaşım için.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...