5 Temmuz 2010 Pazartesi

kabus gibi bir gece

Kabus gibi bir geceyi daha geride bıraktık. Sabah olduğunda ortalık fırtına sonrası sakinliğine bürünmüştü yine. Neva, sanki bir gece önce defalarca uyanıp deliler gibi ağlayan kendisi değilmiş gibi bir kez daha en güleryüzlü ve eeen sevimli haliyle karşımdaydı. Sadece dün gece mi? Kabus geceleri ne yazık ki çok sıklıkla yaşıyoruz biz evde. Gündüz neşesi, enerjisi, mutluluğu, ve rahatlığıyla görenleri kendisine hayran bırakan Nevacık, gece oldu muydu apayrı bir kişiliğe bürünebiliyor. Yok, her zaman değil tabi ama ne yazık ki sıklıkla. Nasıl mı? Gece boyu defalarca uyanarak, her uyandığında süt talep ederek, o sütün hazırlanması aşamasında dahi annesinin yakasından inmeyerek. Süt talebi reddedilecek, bir şekilde geçiştirilmeye çalışılacak olursa ortalığı birbirine katarak. Süt tüketimi sonrasında kimi zaman hemen uykuya geri dalıyor ama kimi zaman çeşit çeşit yatak ve pozisyon da denese bir türlü dalamıyor. O kadar hafif bir uykusu var ki. Ona kızamıyorum çünkü ben de aynıyım .

Tam 18 ay civarıydı, Neva’yı fazlasıyla bağımlı olduğu anne memesinden konuşa konuşa ayırmıştım. Tam anlamıyla ayrılık olmamıştı gerçi, günde bir defa emzirmeye düşürmüştük sayısı yaklaşık 100 ü bulan günlük emzirmeleri (ya da fırt çekmeleri mi demeliyim). Büyük başarıydı elbette. Ama işte Neva o boşluğu ta o zamandan beri aşırı süt tüketimi ile doldurmaya çalıştı. Taşınma süreci içerisinde tekrardan memeye bir düşkünlük başlayınca taşınma telaşının bitmesiyle olaya el koydum yeniden. Buzdolabının üstünde bulunan ve fi tarihinde Helsinki’den getirdiğim Fin geyiği nasiplendi konuşmalarımdan. Zavallı geyiğe uzun uzun anlattım bebeklerin anne memesi emmeyi çok sevdiğini ama onlar büyüdükçe artık memelerde eskisi kadar çok süt kalmadığını, üstelik büyümenin ne yazık ki bazen böyle zor olabileceğini, bazı şeylerin değişmesi gerektiğini ama büyümekte olan bebeklerin annelerine istedikleri kadar sarılabileceklerini, kucaklamaya devam edebileceklerini uzun uzuuuun anlattım. O sırada kucağımda bulunan Neva da uzun uzun dinledi. O oldu, bir daha meme lafı geçmedi bizim evde. Tam 10 gündür tastamam uzağız memeden.

İşte tam da bu süreçte onu sütten de ayırmaya çalışmak çok zor olacak gibi geliyor. Ama bu gece sütleri başımızın belası. Bir kere Neva için uyumak demek süt demek. Daha “hadi gidip yatalım mı?” der demez mutfağa koşuyor ve başlıyor “anne, düüüüt” diye vızırdanmaya. Sütü içtikten sonra ağzını temizlemek, dişlerini fırçalamak hayal. Hoş fırçalasak bile zaten maksimum 3-4 saat sonra tekrar uyanıp yine süt istiyor. Çenesinden sütler sızarken uyuyakalıyor çoğu zaman. E tabi haliyle ağzında türlü bakteri türemesi kaçınılmaz oluyor. Sonuç kimi zaman boğz ağrısı, kimi zaman burun tıkanıklığı, kimi zaman allerjik öksürük... bunların hepsi de uyanmayı tetikleyici etkenler.. eee uyanınca hadi bir daha süt. Böylesi bir sarmalla geçiyor geceler. Çoğu gece ben 4-5 kez kalkıyorum Neva’ya. Ondan sonra da erkenden başlıyoruz güne (saat 6:00-6:30 gibi) ve sonra ben işe gidiyorum. Bazen tahammül sınırlarımı aştığımı hissediyorum. Bağırıp, çağırabiliyor, sonrasında deli gibi pişmanlık duyuyorum. Tüm bu süreçte Kompozit’in yardımı ne yazık ki minimumda kalıyor. Zaten Neva uyumakla ilgili eylemlerde benden başka kimseyi yanına yanaştırmıyor (ben evdeysem eğer, yoksam sorun değil).

Dün gece ekstradan zor bie geceydi. Çünkü akşamüstü fena halde hastalandım ve gece boyunca anlayamadığım bir sebeple 7-8 defa çıkardım. Tabi halsizlik, baş dönmesi ileri boyutlardaydı. Neva dibimden ayrılmak istemedigi için babası önce onu alıp dışarı çıkardı. Eve döndüklerinde ise henüz 2-3 gündür izlemekte olduğu Gece Bahçesi kurtardı beni. Bir şekilde babasıyla birlikte izlemekle ilişkilendirdiği Gece Bahçesi’ni izleyip akşam yemeği yedi Neva, arada sırada yatakta uyumakta olan bana gelip gelip rapor ederek. Keyfi çok yerindeydi. Program sonrasında ise yatağa yanıma geldi, uzun uzun döndükten sonra uyuya kaldı. Ohhh, ne güzel oldu diye geçirdim içimden. Herşey çok kolay olmuştu. Ancak gecenin 3:30’unda uyandı Neva. Deliler gibi ağlayarak önce süt istedi. Babasının yardım talepleri kesin bir dille reddedildi. Ben son derece halsiz, kalkıp sütü hazırladım. Sütünü içtikten sonra da salonda uyuyacağım diye diretti, bir süre salonda yattık, sonra odasını istedi, sonra her nereye gidersek başka bir oda isteğiyle ağladı. Ben artık çıldırma aşamasına gelmiştim. En sonunda olaya babası el koydu. Alıp odasına götürdü Neva’yı ve benim odaya gitmemi yasakladı. Neva tam 45 dakika boyunca ağladı. İşte ağlarken söyledikleri

- anne gel, otur, gel anne, gel.
- anne gel, ben uyudum.
- baba dit, anne gelecek, oturacak.
- (olabilecek eeeen acıklı sesle) aannnneeee, gel
- (daha ileri safhalarda, dayanamayacağımı bildiği için) anne bak acıdı, bak anne, bak acıdı anne.
- (ve en son olarak) ben hasta oldum anne, hasta oldum ben.

Tabi bu arada o odasında, ben salonda ağladım. Kompozit kesin bir dille içeri gitmemi yasaklamıştı (kendisi ara ara gidip bakıyordu ama bu daha fazla infiale neden oluyordu her defasında) ama en son “ben hasta oldum anne” numarasına daha fazla dayanamayıp içeri koştum. Nasıl becermişse kendisini yataktan aşağıya atmış, kapıyı açmak için zorlarken buldum. Beni görünce hemen elimden tutup bizim yatağa götrdü, hemen yattı, beni de yatırdı, “uyu anne uyu” dedi. Bana, babasına öpücükler yağdırdı. Yumuş yumuş olmuştu. Anne-baba-çocuk üçlüsü halinde sıkı sıkı sarılıp uyuduk. Ancak düzelen birşey olmadı tabi. Dün gece bu olaydan sonra bile Neva yeniden uyanıp süt ve oda oda dolaşmak istedi.

Kompozit bu sabah kreşe bıraktıktan sonra okulun pedagoguyla konuşmuş. Bunun bir “night terror” örneği olduğunu, çok çeşitli sebeplerle yaşanabileceğini söylemiş. Kesin olan birşey var ki sütle uykunun tamamen ayırt edilmesini gerektiğini söylemiş. Ben de biliyordum tabi ama nasıl? Hadi bakalım, bu zorlu annelik serüveninde üstesinden gelinmesi gereken yeni bir görevim var artık. Varsa tavsiyelerinizi, yorumlarınızı, deneyimlerinizi bekliyorum.

Son olarak vicdanımı rahatlatmak için aşağıa Neva’nın en masum haliyle bir resmini koyuyorum : )

15 yorum:

Ayşe dedi ki...

aksamlari sut yerine baska bisi olsa- yani ne bilim yatma saatinden evvel cok birsey yenmedigini bizim geyige anlatsan? Sutun sadece gunduz icildigini, aksamlari, uyurken, ya da uyumadan once icilmedigini anlatsan?
Buyuk bir ihtimalle eski night time nursingler aklina geliyor- meme sutu yoksa diger sutu icerim diye dusunuyordur belki de Nevacik.

Sen Gelince dedi ki...

Çok zor olduğunu tahmin edebiliyorum... Biliyorsun bizde bu uyanmaları sıklıkla yaşıyoruz... Bizde bir şey istenmiyor... Ben uyandım ğel beni uyut, yanımda ol sadece... Ne diyebilirim, kolaylıklar Senem'cim... Ve bence de çok masum:)

saricizmeli dedi ki...

o ne güzel elbise, o ne şık saç öyle, o ne şekerleme Neva öyle.
yeni evinizde güzel günler, mutluluklar diliyorum.
çok geçmişler olsun. bu aralar üşütme mevsimi sanırım. soğuk sıcak derken.

kuzunun annesi dedi ki...

Bencede gece emmeleri yerine koymuş Neva biberonu. Benimde korktugum birseydi acıkcası bu ,geceleri sıklıkla emzirdiğim için . Sansıma sadece gece yatarken ve sabah 6.30 gibi 2 büyük biberon yani ,yarım kilo sütle hallettik görünüyor. Arada uyanmıyor. Uyansada uyutmak için süt vermiyorum . Su yada hiçbirsey. Sanırım sende buna alıştırmak zorundasın .

Bu arada ne kadar zeki degil mi , seni kandırmak için her türlü yolu denemiş küçük cadı:))

füsfüs dedi ki...

off senemcim okurken benim içim sıkıldı çok zor bir gece olmuş. en fenası da anne gel ben uyudum demesi, kıyamam yaa. defne de bu ara çok sık uyanıyor, 2*3 geceye bir. evdeyken dediğin gibi kendi odası bizim oda ve salon arasında mekik dokuyorduk. 1 kez uyanıyor ama en az 2-3 saat geri dalamıyor. bebekliğinden beri zor uykuya dalan bir çocutu zaten hep. süt falan istemiyor ama şimdilik. inşallah düzelirler, bir de çalışırken çok zor ama sen bu sınavın da üstesinden gelirsin eminim

KUZEY TAN dedi ki...

Gerçekten uzuldum. Bizdede benzer durum ben hastayken oldu. Belki bizim hastalığımızdan etkileniyorlar.
Kolay gelsin.

GüCüBe dedi ki...

Zor bir gece olmuş ama o masumluk karşısında o güç var bütün annelerde, bizde de begüm sürekli yakama yapışık uyuyorken ama :=)
Sevgiler.

Evren dedi ki...

Of Senem'cim cok kolay gelsin, sana gecmis olsun! Kiyamam ikinize de :( Bizde de benzer donemler oldu/oluyor. T. sicaktan uyandigini iddia ediyor, cok terliyor, kalkip su iciyor ama uykuya dalmakta zorluk cekiyor. Bazen de hicbir sey fayda etmiyor :( O zaman T. yanina aliyor, oyle sakinlesiyor. Gece emzirmelerini kestigim icin ben icerde yatiyorum.

Bence de gece biberonu kesmek daha saglikli olabilir. 1 haftada alisiyorlarmis. Umarim bir an once gecer...

aysarayı dedi ki...

aynı olayı halen de yaşamaktayız.sütten başka birşeyle ikna olmuyor...arada şanslıysak sütü beklerken yatağında sızıyor..yazılacak yorumlara-tavsiyelere benim de ihtiyacım var...

Yasemin Aktuğ dedi ki...

tamda yarama parmak bastın. yalnız değilsin. Bu gece süt içmeleri ne zaman azalacak acaba. bitecek demiyorum dikkat ettiysen. Yeni doğmuş bebek gibi oldu benimkide habire süt içmek istiyor. Bu geçici dönemin çabuk geçmesini diliyorum hepimiz için

Hülyanın Tunası dedi ki...

senem
uykuyla ilgili senin de bildiğin şeyleri tekrarlamış olacağım ama hatırlamak iyi gelir bazen
-uykuya neyle geçerse uyandıklarında uykuya geri dönmek için ona ihtiyaç duyarlar. neva kendi kendine mi uyuyor? nasıl uyuyor? onu bir gözden geçirebilirsin
- gece biberonu yanına koyup uynadıkça kendin iç tekrar uykuya dön konuşması yapabilirsin. biliyorsun tatildeyiz ve tuna 15 gün boyunca gece sabaha dek bir yanıma yatıp bir yer yatağına dönüp beni perişan etti. hergün uykuya dalarken şu konuşmayı yaptım" bak oğlum burası snein yataığın, orası benimki. benim yanımda yatabilirsin istersen ama benim yastığım yüksek ve aşağı düşebilirsin vs vs" neticede 1-2 egecdir yer yatağının sınırlarından çıkmıyor.
- sahipleneceği bir oyuncak ya da battaniye olsa süper olur.
-okulda nasıl uyutuyorlar? uykuya dalmayla ya da yalnız kalmayla ilgili bir derdi olsa orda da uyumazdı. acaba sizi mi özlüyor? seçeneğini düşündün mü?
- anne bak uyudum demiş ya içimi dağladı sıpa... herşeyin farkındalar

sinem dedi ki...

Senem benimde gözlerim doldu okurken ,süt olayında aynı şeyleri ben de yaşıyorum.Biz dişlerimizi fırçaladıktan sonra süt içiyoruz ve hiçbir koruyuculuğu kalmıyor olsun diyorum yinede fırçayla tanıdıklığı devam ediyor.Gece bu kadar çok uyanıp süt istemesinin sebebi acaba akşam yemeklerini tam yemiyor olmasından olabilir mi ki...bildiğin şeyler belki de ama ben yinede yazmak istedim. Kocaman ne kadar güzel olmuş Neva bu arada .öpüyoruz .

senem dedi ki...

Ayşecim, konuştuk Neva ile, son iki gecedir uyanınca süt demiyor ama sanırım canı fena halde süt istediği için ağlıyor. : )

Bunu ancak yaşayan bilir, di mi Özlem? İnşallah birgün düzene girecek bizim çocuklarımızın uykusu da... Nilsu’ya sevgiler.

Tatlı Sarıçizmeli’nin tatlı annesi, bunlar ne güzel sözler, ne güzel dilekler böyle : ) çoook teşekkür ederiz.

Aman Hayat, sen şanslıymışsın, böyle devam eder umarım. Bu arada çok zekiler çooook! Nasıl oldu Ela bu arada?

Aman nolur düzelsinler artık Füsun. Neva da bir gece uyursa iki gece bu durumda. Hele bir de araya böyle hastalık girince toparlanması çok zor oluyor. Öperim sarı kuzuyu.

Kuzey Tan’ın annesi, belki de, ama bizde bu durum genel durum. Hastalıkta, sağlıkta... : ) İyi dileklerin için çok teşekkürler. Sevgiler Kuzey Tan’a.

O yakaya yapışık uyuma var ya Güneş, gün gelecek öyle çok özleyeceğiz ki onu. : ) Öpücükler Begüm’e.

Evrencim, iki gecedir gece biberonunu kestik gibi. İlk gece iyiydi, dün gece yine belki 5 defa uyandı. Bu defa da kucağımda kalmak için direndi. Sıcağın da çok etkisi var galiba. Zaten okuldaki pedagog da öyle söylemiş. Sizin şansınız YavruSu’nun babasıyla yatmayı kabul etmesi, bizde bu durum mümkün değil kabul görmüyor ne yazık ki. Ben her daim nöbetteyim anlayacağın. Şurda olsa da bir öpsem YavruSu’yu : )

Aysarayı, kreşteki pedagogun söylediği gece yatması esnasında rutin oluşturmak, ısrarla süt vermemek... nasıl mümkün olacak bilmiyorum. Biz birkaç gecedir ailecek TRT 4 de gece Bahçesi’ni izleyip sonra yatırıyoruz. Programı izleren sütünü içiyor, ondan sonra sabaha kadar sadece su diyoruz. İlk gece iyiydi de, ikinci gece yine süt istedi. Boool sulu süt verdim. O zaman pek hoşuna gitmiyor tabi. Galiba sütü aşama aşama sulandırarak en nihayetinde saf suya geçiş yapmak da öneriler arasındaydı. Denemek lazım. Hoş bizim kızlar kül yutmaz ya.... : )

Yasemin, aman bir an önce geçer inşallah. Sizinki geçici bir durum herhalde. Bizimki normal halimiz olduğu için pek pek o kadar da umutlu değilim kendimizden açıkçası. Sevgiler Gazihan’a.

Hülya’cım, gündüz 4 saat deliksiz uyuyabiliyor bu sıpa. Evde de, okulda da. Gündüz uykusu sorunsuz. Gündüz çok uyuyor diye gece uyumuyordur diyenler oluyor ama öyle değil. Aslında gündüz ne kadar iyi uyursa gece de o kadar iyi uyuyor. Ama yine de çoğu gece problemliyiz işte böyle. Şu ara yeniden bir rutin oluşturma çabasındayız. Sütler aşama aşama sulandırılıyor, bu arada bol bol telkinde bulunuyoruz. Du bakalım... Haaa bir de, bizi özlediği için böyle yapıyor olamaz çünü yanımda yatırsam da aynı şeyi yapıyor : ( Tuna’ya öpücükler.

Sinem, hoşgeldin. Ne güzel seni yine burada görmek. Akşam yemeği bir faktör, evet. Karnı doyduğunda daha az uyandığını farkediyorum ben de ama her zaman işlemiyor yine de... Valla çok bilinmezli bir denklem olabiliyor bu ufaklıklar kimi zaman. Zülal’i öp benim için. Güzel sözlerin için teşekkürler : )

ŞEKER dedi ki...

merhabalar..
yazınızı okuyunca belki birkaç ay sonra bizim de başlımıza gelebilecek şeyler olduğunu düşündüm..
AZllah kolaylık versin

anne kaleminden, ANKARA dedi ki...

yazınızı okuyunca biran kendim yazmışım sandım :)) bir benzerini daha yeni yazdım. birkaç fark dışında bizde süt yok ve benim yerime babasını istiyor. benim hertürlü yardım teklifimi reddediyor. kararlı ve tutarlı davranmaktan başka çare yok sanırım. son 4 gecedir sadece ben ilgilenmeye başladım eren le. ama çok uykusuzum. 4-5 kere kalksa keşke. 7,8 i buluyor bize. allah uyku sorunu olan çocukların ailelerine güç sabır versin :((((

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...