2 Mayıs 2010 Pazar

tespitler/gözlemler

Hülya anne-bebek bloglarına sataşmaya başlayıp da Gangsta's Paradise olayına girişmeden önce bir tespit mimi yolladıydı. Ben de ta Cuma günü kısa kısa notlar almaya başlamıştım. Bir daha da başına oturmak kısmet olmadı. Gündem daha fazla değişmeden göndereyim istedim. İşte bunlar da biraz dağınık da olsa bendenizin anneliğe dair gözlem ve tespitleri :)

 Annelikte en önemli şey bence annenin iç sesi ve zamanla geliştirdiği deneyimi. Bebek bakımı ile ilgili bir takım kitapları yol gösterici kutsal kitaplar gibi algılamak bazen hüsranla sonuçlanabiliyor. Bir eğitimci ve sosyal bilimci olarak insanla ilgili araştırma yapmanın ne denli zor olduğunu iyi bilirim. Her zaman için kontrol edemediğiniz veya hesaba katmadığınız bir değişken vardır sonucu etkileyen ve yaptığınız genellemeleri şüpheli kılan. Bebek bakımı ve çocuk yetiştirilmesi ile ilgili kitaplar da işte bu yüzden bilgilendirme ve öneri mahiyetinde olmalı. Dünya yüzünde bin çeşit anne olduğu gibi, bin çeşit de bebek/çocuk var. Bir bebeğin/çocuğun ihtiyacı olanı da en iyi annesi bilir.

 Annelik meşakkatli iş, epeyce bir özveri gerektiren, insana hakikaten karşılıksız vermeyi öğreten muhteşem ama bir o kadar da zor bir iş. İnsan çoğu zaman yakıtının hızla azaldığını hissediyor. İşte böyle durumlarda azıcık takdir görmek yakıtı yenilemede mucizevi olabiliyor. Her anne bu kadar özene bezene baktığı varlığın sağlıklı, mutlu, güvenli, ve huzurlu büyümekte olan bir birey olduğunu dışardan da duymak ister.

 Kreş için erken yaş yokmuş. Ben kızımı ilk defa bir yaşında kreşe gönderirken çok hüzünlenmiştim, daha çok küçük diye düşünmüştüm. Oysa şimdi ne kadar doğru birşey yapmış olduğumuzu onun mutluluğundan ve hergün birbiri ardına sergilediği ve bizi şaşırtan becerilerinden anlıyorum. Yaşıtlarıyla olması, kendisi için güvenli bir ortamda tüm gün (ya da yarım gün) oyunlar oynaması anne babanın üzerindeki baskıyı da azaltıyor. Maddi imkanlar dahilinde güvenilir bir kreş bulunca kaçırmamak gerekir.

 Çocuk yürümüye başlayıp da biraz daha bağımsızlığını kazanınca bakımı daha kolaymış. Yürüme öncesi dönemde sürekli kucakta taşımak zorunda olmak anne-baba için çok bezdirici olabilirmiş.

 Çocuk özellikle ilk yaşlarda annesinin ruh halinden çok etkileniyor. Hatta daha 3-4 aylıkken annesinin yüz ifadelerinde üzgün, mutlu/mutsuz, keyifli/keyifsiz olduğunun ayrımına varabiliyor. Annenin mutlu, huzurlu, sağlıklı ve enerjik olması çocuğun da mutlu, huzurlu, sağlıklı ve enerjik olmasında büyük rol oynuyor.

 Çocuk annesinin etrafına karşı aldığı tavırdan da çok etkileniyor. Örneğin eğer anne çocuğunu etraftaki yabancılardan çok sakınırsa çocuk daha güvensiz bir birey haline geliyor. Bir yabancı ya da en azından çocuğun tanımadığı birisi çocuğu kucağına almaya kalktığında eğer annenin yüzünde bir endişe ifadesi varsa, çocuk bunu hemen algılıyor ve ona göre tavır alıyor. Yok eğer annenin yüzünde herşeyin yolunda olduğuna dair bir ifade belirirse yine çocuk ona göre tavır alıyor.

 Çocuğun sürekli arkasını toplamak, sürekli “ay aman düştü, düşecek” diye peşinde dolanmak, gereğinden çok korumacı olmak çocuğu fazlasıyla bağımlı hale getiriyor (kendimden biliyorum). Ancak bu şekilde yetişmiş anne babaların kendilerini kontrol etmesi bayağı bir özdenetim istiyor.

 Bir annenin henüz birbuçuk yaşındaki bebeğini kendi başına yemek yerken (ya da yemeye çalışırken diyelim) müdahele etmeden izlemesi çok zormuş ama zamanla başardığını görmek paha biçilmezmiş.

 Herşeyin bir zamanı varmış. Bir süre önce heves heves aldığınız yapboza çocuğunuz boş boş bakınca hayal kırıklığı yaşanabilirmiş ama gün gelip de çocuğunuz herbir parçayı teker teker doğru yerleştirdiğinde gözleriniz yaşarabilirmiş.

 Çocuk dediğin kalabalık ailelerde büyütülmeliymiş. Normalde “annemgiller, kaynımgiller, görümcemgiller hep biraraya geldik” tarzı buluşmalardan hiç hazzetmeyenler bile çocuklarının bu ortamlarda yedirilip, içirilip, oynatıldığını görünce çekirdek aile modelinden kalabalık aile modeline doğru yavaş yavaş kayma başlayabiliyor.

6 yorum:

Ozgur dedi ki...

Çok doğru, özellikle sonuncu. Kızım sayesinde sosyal bi kişi oldum:)

Ayşe dedi ki...

hepsine I concur.

mummy dedi ki...

Ama siz herşeyi yazmışsınız bana yapacak tespit kalmamış:) Çok doğru,çok güzel:)

ELİF dedi ki...

Kreş olayı benim en fazla takıldığım konu, çok yordu bu bakıcılar beni 2 yıldır:(((

senem dedi ki...

Elif, o zaman hiç durma, güvenebileceğin bir kreş araştır. Tabi saatlerinin de sana uyması gerekiyor. Demem o ki Rüya adına endişelenme, çocuklar yaşıtlarıyla oldukları yerde mutlu oluyorlar.

Didem dedi ki...

Merhaba, ben de 7.5 aylık bir kız annesiyim. Blogunuzu ilgiyle takip ediyorum. Bu yazdıklarınızın çoğunu yaşayıp ben de böyle düşünür oldum. Özellikle de ilkini. Gerçekten kitaplara fazla takılmamak gerekiyor. Artık çok lazım olursa bilgi almak adına bakıyorum ben de.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...