13 Nisan 2010 Salı

geçen haftadan özetler...

Geçen hafta annem bizdeydi.. Eskişehir-Sinop arası kısa bir İstanbul molası vererek bizi sevindirdi. Perşembe sabahı THY’nin nispeten yeni konan Sinop seferiyle kendisini babamın yanına yolladık. Ben defalarca “Anne bak çok rahat edeceksin, 10 da binip 11:20 de Sinop’ta olacaksın” dedim durdum. Şunu da yanında götür, bunu da diyerek bavulunu ağırlaştırdım da ağırlaştırdım. Peki ne oldu dersiniz? Kötü hava şartları ve zannederim pilot deneyimsizliği nedeniyle annemin uçağı Sinop yerine, 3 saat uzaklıktaki Samsun havaalanına indi. Annem oradan otobüse binip Sinop’a geçmek zorunda kaldı ve saat 11:20 itibarıyla varması gereken Sinop’a ancak akşam 16:30 itibarıyla varabildi. Aradaki yolun kötülüğü, elindeki bavulun ağırlığı da cabası... : (

Aynı sabah kedimiz Bediş arka bacağını kırdı. Nasıl oldu hiçbir fikrimiz yok. İnşallah birisi tekmelememiştir. Büyük mücadeleler sonucu Bediş’i alıp veterinere götürdük, acil ameliyata alındı ve bacağındaki eklem yerine platin takıldı. Maddi olarak göçtük ama yapacak birşey yok tabi... iyi olsun da garibim.. şimdi hala veterinerde kalıyor çünkü düzenli pansuman ve antibiyotik iğnesi yapılması gerekiyormuş.

Bakıcımız E. Hanım alt katımızda yeni doğan Yunus bebeğin bakımını üstlendi. Artık evde arkamızı toplayacak, bize annelik edecek birinin olmaması çok tuhaf bir duygu. Mesela Neva’nın yere döktüğü ekmek kırıntılarının, pirinç tanelerinin ben toplamazsam aylarca orada kalacağını bilmek çok kötü! Ayrıca ben unutsam bile Neva'nın meyvasını, pekmezini vs. hatırlayan biri vardı ne güzel. Bundan sonra tam kapasite bizim evin annesi olmak durumundayım, bakalım nasıl olacak?

Geçen haftanın “highlight”ı ise Neva-Çağan-Bora-Mina buluşmasıydı. Senem-OIP-Rahşan buluşmasını saymıyorum bile. Pek keyifliydi, bir kez daha “iyi ki varsın be bilog” dedirtti. Çağan sıpası fırtına gibi esti bizim evde. Saniyesinde su bidonunun pompasına basarak ortalığı suladı, 19 aydır Neva'nın tırmanmayı beceremediği yatağına üç adımda tırmanıverdi, en son bir baktım büfeye çıkmış Zeynep'in hediyesi Sinop kotrasını kapmış, elinde dolaştırıyor :))) Bayıldım, bayıldım. İlerde bir gün oğlum olursa Çağan gibi hareketli ve güleryüzlü olsun diye geçirdim içimden. Bizim Neva böcüğü ise Bora abisine hayran kaldı. Çağan’ın oyuncak uçağı bizim evde kalmış, Neva ona bakıp bakıp “abi, abi, Boooraa” diye dolanıyor hala ortalarda : ) Ama Bora da çok tatlı bir abi hakikaten... Mina prensesi ise güzellik uykusundan biraz geç kalktığı için geç katılabildi aramıza. Benim şarjı biten makina ne yazık ki yakalayamadı iki güzelleği bir arada. Ama en son Neva-Mina buluşmasından bu yana ne çok büyüdüklerine kendimiz bile inanamadık.

Son olarak işte haftasonundan resimler...




Ev faslından sonra çocukları alıp kampüse gittik... şansımıza hava da güzeldi ama bizim bücürler leblebi tanesi gibi ortalığa dağılınca bize de onların peşinden koşmak düştü. İki lafı biraraya getirmekte epey zorlandık.




Neva, Bora abisine hayran hayran bakarken... :)



Neva bağımsız takılırken Çağan-Mina-Bora yerlerde yuvarlanıyordu!

5 yorum:

Ayça dedi ki...

Maşallah ne kadar büyümüş gerçektende Neva.. Bakıcı olmadığına göre Neva tüm gün kreşte olsa gerek. Sabah erken kalkıp tüm günde sizi görmeden yeni bir düzene alışmak zor olmuyor mu? Allah yardımcınız olsun

Evren dedi ki...

Bakıcı olayı zor hakikaten de, ama sevgiye doyduğu, sevgi dolu bir dönem geçirdi Neva onunla, bakıcıyla bağlar kopsa da bence bunun iyi etkileri hep kalacaktır onunla :) Buluşmaya da bayıldım, hemen ben de oraya gelmek istiyorum.

Ayşe dedi ki...

Minayi bir senedir gormuyorduk neredeyse, kocaman olmus masallah.

Nevacik da abiye nasi bakiyor oyle... ben de kuzenlerime bayilirmisim ayni sekilde...

Ashley dedi ki...

Çok güzel fotolar :) Oip ve çetesi diyyim ben.Hepsi çok şirinler ,ne güzel vakit geçirmişsiniz.Bundan sonra daha sık görüşmeniz dileği ile :)
Ashley

olmadık işler peşinde dedi ki...

:) hehe tam çete tam. bide Çağan'ın eğlence maksadıyla Neva'yı itekleye itekleye ötelemesi vardı ki tam şenlik:)) Şimdi bunlar abiyle böyle itiş kakış, debelen yuvarlan alışık ya, aynısını Neva kuzuma yapmaya kalkınca olan oldu. Çağan sırıta sırıta itekliyo, Neva kızıyo söyleniyo:)) Ahh çok tatlıydılar çookk:) Mina da gelince ohh tam oldular.
Doyamadık fakat. "bi daha, bi daha" diyoruz:)

Bora diyen dillerini yesinler o kuşun:)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...