23 Mart 2010 Salı

sinop hatırası




Çok güzel hatıralarla döndüm Sinop’tan. Bir kere misss gibi bir bahar havası karşıladı beni uçaktan iner inmez. Tanıdık bir şehirde tanıdık yüzlerle olmanın huzuru sardı hemen içimi. Ne de olsa Sinop baba memleketi. Kısa bir dinlenme ve il milli eğitim müdürlüğündeki bürokratlarla bürokratik görüşmeler ve sohbetlerin ardından 54 İngilizce öğretmeninin katıldığı seminerimi vermek üzere salona geçtim. Konuşmanın İngilizce kısmına henüz başlamıştım ki arka taraftan birinin girdiğini gördüm salona. Daha girer girmez saçlarından, gözlerinden, yüzündeki güzel ifadeden tanıdım onu... Beril’in Zeyneb’ini.

Zeynep ki taaa uzaklardan gelmişti kısacık görüşmemize, üstelik Beril’i de getirmişti ya yanında, ne kadar ama ne kadar mutlu etti beni. Beril babasıyla parkta oynarken Zeynep’le biz Yalı Kahvesi’nde oturup serinleyen havaya inat çay ve adaçayı eşliğinde sıcacık bir sohbet ettik. Sonra kırmızı paltolu, bukleli saçlı güzellikle tanıştım ben. Bakmayın resimlerde öyle büyük bir çocuk gibi çıkmasına, daha bebek o. Ama o kadar tatlı bir bebek ki... sıcak, sokulgan, sevecen, cin gibi bakışlı. Hem zaten anladı herhalde benim onu taaa 10 aylık olduğundan beri tanıdığımı. Kendiliğinden gelip oturuverdi kucağıma.... sıcacık. Ne çok istedim o anda Neva’nın da yanımızda olmasını. İşte yukarıda resmini gördüğünüz Sinop hatırtası güzelim kotralar Beril ve sevgili anne-babası tarafından incelikle seçilmiş Neva için -- bizim için.

Beril şanslı bir çocuk. Çok sevecen ve ilgili bir anne ve babaya sahip. Ama anne-bebek blogcu buluşması diye sadece çocuklardan konuştuk sanmayın. Öyle çok konu vardı ki konuşacak, kısacık zamana sığdıramadık. Dedim ya ben baba memleketindeydim. Küçük yer olunca geceyi geçireceğim akrabalar beklemekteydi. Hatta yalnız beni değil Zeynep'i, eşini ve Beril'i de bekliyorlardı. Ama Beril'ciğin çok uykusu gelmişti. Hakikaten doyamadan, tekrar görüşmek üzere sıkı sıkı sarılıp ayrıldık.

Ve ben geceyi ilk defa kızımdan uzakta, ama emin ellerde olduğu için içim rahat, çıtır çıtır yanan sobalı bir odada huzur içinde uyuyarak geçirdim.

5 yorum:

lena dedi ki...

bende böyle blogdostumla buluşup konuşmak isterdim ne kadar zevkli ve güzel geçmiştir :)biranda kendimi sizin yanınıza koydum ve hayale daldım :)

Sen Gelince dedi ki...

Güzel dostlukların başlangıcına tanık olmak hoşuma gidiyor hep:) Ve tanıdıklarımı başka bir ağızdan dinlemek:)

Tarkanın Annesi dedi ki...

Ne harika geçmiş herşey ne harika bişey insanın bir yerlerde tanımadığı ama aslında bi o kadar da çok tanıdığı birilerine rastlaması ve bunlardan bahsedebilmesi garip ama bi o kadar da güzel bişey...Neva'nın hediyesi de pek bi güzel yalnız..

Evren dedi ki...

Ne güzel, okurken mutlu oldum valla! Ben de buluşmak istiyorum ama, yetti bu hasret artık!

zeynep dedi ki...

Senem,
Ben de geldiğin için çok mutlu oldum. Ama biliyorsun zaten:=)

Bence de konuşulacak çok şey vardı. Ama bu defa ben geleceğim İstanbul'a. Yazın gelebilirim mesela.

Kocaman kucaklıyorum seni ve Neva'yı!
Yeniden!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...