10 Mart 2010 Çarşamba

me.meden ayrılış...



Google taramasında me.me yazıp da farklı hayallerle kendini bu yazıda bulanları şimdiden uyarıyorum. Bu bir anne ile bebeğinin tamamen duygusal bir deneyimini anlatmaktadır. Beklediğinizi bu yazıda bulamayacaksınız. O nedenle kıymetli vaktinizi bu yazıda harcamamanızı tavsiye ederim.

Gelelim hikayemize... Geçtiğimiz ay Neva ile dört-beş günlüğüne Eskişehir’e annemle babamın yanına gittiğimizde Neva’nın emme talepleri de tavan yaptı. Hani gün boyu bir aradayız ya her 10 dakikada bir, olmadı her canı acıdığında, keyfi kaçtığında, canı sıkıldığında yakama yapışır oldu. İki cok coktan sonra günlük yemesi gereken besinleri reddetmeye başlayınca, bir de üstüne üstlük gece boyunca sayısız defalar uyanıp uyanıp meme isteyince dedim “tamam, vakit geldi”. Vakit geldi gelmesine de Neva kadar me.me düşkünü , hem de cin gibi bir çocuk bu alışkanlığından nasıl vazgeçer? Kendimi ciddi ciddi hem fiziksel hem de sinirsel bir cebelleşmeye hazırlamaya başladım. Üstelik arada sırada bunalsam da, gece uyanmalarından şikayet de etsem emzirmek benim için hala büyük bir zevkti. Yani aslında bu ayrılığa ne ben ne de Neva hazırdık.

İstanbul’a döndükten birkaç gün sonra, Eskişehir’de Neva ile çok fazla içli dışlı olduğumdan mütevellit biraz uzaklaşayım istedim. Birgün iş çıkşı arkadaşlarla sinemaya gittik, Neva da evde babasıyla kaliteli zaman geçirdi : ) Eve döndüğümde yatağında mışıl mışıl uyuyordu. O gün bütün günü sabah uyanır uyanmaz emmesi haricinde hiç emmeden geçirmiş oldu. Tabi o akşam ben fiziksel olarak ciddi sıkıntı yaşadım, gecenin ikisinde Neva’nın uyanıp da emmek istemesine hiç o kadar sevinmemiştim. Ama o gün Neva’nın bütün bir günü emmeden geçirebileceğini görmüş oldum. Ertesi günden itibaren de her meme istediğinde oyalamaya başladım. İlk etapta yalnızca sabah uyandığında ve akşam işten eve geldiğimde emzirdim. Oyalamak kolay olmadı tabi, ciddi enerji ve istikrar isteyen bir durum. Şansımıza o günler de sosyal olarak çok yoğunduk, bu da Neva’nın aklının dağılmasında epey faydalı oldu. Arada “aman bir kereden ne çıkar” deseydim herhalde iş daha da uzardı ama yapmadım. Bu arada gece emzirmelerini de tümden kestim. İlk gece epey bir ağladı Neva, ama ben sürekli onunla konuştum. Ancak küçük bebeklerin bu şekilde gece boyunca uyanıp me.me emdiğini oysa kendisinin artık büyüdüğünü söyledim. Bundan böyle bu şekilde uyanmasına gerek olmadığını, sabah uyandığında istediği kadar süt içebileceğini anlattım. İşe yarayacağını pek sanmıyordum ama Neva beni şaşırttı. Ben böyle konuştukça o ağlamasına ara verdi. Yanaklarından gözyaşları süzülmeye devam ederken o susup beni dinledi. Aramızda bu iletişimi kurduğumuz andan itibaren ise herşey çok daha kolay oldu. Olmadık zamanlarda meme istediğinde ona hep benzer şeyler söyledim, o da fazla ısrarcı olmadı. Bir hafta içinde sabah emzirmelerini de kestim. Uyanır uyanmaz hemen güzel bir kahvaltı sofrasıyla karşıladım Neva’yı... ve de bir biberon ılık sütle. Şansıma Neva baştan beri biberonu itirazsız kabul eden bir bebek oldu. Bu emzirmeyi bırakma sürecinde de biberonun çok faydasını gördüm. Son üç haftadır Neva’yı yalnızca günde bir kez, o da akşamüstü saatlerinde emziriyorum. Onun dışında arada sırada gelip istediği oluyor ama bakıyorum ben daha birşey söylemeden o kendi kendisini frenliyor. Böyle bir oto kontrol sistemini nasıl geliştirdi hiç bilmiyorum. Ondaki irade çikolataya karşı bende olsaydı, şimdi istediğim tüm kıyafetleri giyiyor olabilirdim ama ne mümkün.

Gerçekten hem ruhsal hem de fiziksel olarak çok yıpratıcı olacağını düşündüğüm bu süreci beklediğimden çok ama çoooook daha kolay atlattık. Neva son 10 gündür deliksiz gece uykuları uyumaya başladı. Çok daha güzel besleniyor ve hatta daha mutlu bile diyebilirim. Kademeli olarak azalttığımız için bende de süt birikmesi pek fazla olmadı. Şimdilik günde bir defayı karşılayabilecek kadar da stok var sanırım ama anladığım kadarıyla günden güne azalıyor. Yine de biliyorum ki bu iş tümden bittiğinde Neva ile paylaştığımız o çok özel anları bir daha hiç yaşayamayacağımızı bilmek beni çok üzecek, hemen ikinci bir çocuk sahibi olmak isteğimi depreştirecek. Artık yediğime içtiğime dikkat etmek zorunda olmamak (alkol, kafein ilaç vb.) belki beni bir anlamda özgürleştirecek ama öte yandan artık minik kuzumla aramda organik bir bağ kalmadığını hatırlatacak bana. Velhasıl insanın çocuğuyla yaşadığı ayrılıklar hiçbir zaman kolay olmuyor. Ama bunlar yaşanması gereken süreçler ve ne kadar az hasarla atlatırsak o kadar iyi diye düşünüyorum.

Son not: Çocuğunu dilediği kadar emzirmek her annenin hakkıdır diye düşünüyorum. Bir yaşından sonra hala çocuğunuzu emzirmeye devam ediyorsanız tuhaf tepkilerle karşılaşabiliyorsunuz. Oysa anne olunca anlarsın denir ya hani hep, ben o hissi sadece bu konuda, yani emzirmede hissettim. Anne olmadan önce bunun bu kadar muhteşem bir bağ olabileceğini hiç tahmin etmezdim. Bırakın anneler (eğer bu kendi tercihleriyse, eğer istedikleri için emziriyorlarsa) doya doya, sıkılıp utanmadan emzirsinler.

11 yorum:

saricizmeli dedi ki...

Ben de kendimi hiç hazır hissetmiyorum. Ama bir yerde de durmak gerekiyor.

Bu arada mimi cevapladım.

İyi geceler:))

zeynep dedi ki...

ben bu kadar kolay atlatabileceğimizi sanmıyorum. beril müptela. korkarım ben de. ve beril memeyi herşeye kâdir sanıyor. tüm acılarını, sıkıntısını gideren. kendime de kızıma da zaman tanıdım. beklemedeyim.

bu arada mail attım sana :=)

Irmakbebek dedi ki...

siz daha kolay atlatmışsınız sevindim:)
o tensel kopuşun yarattığı bir hüzün çekse de insana en güzel tarafı deliksiz gece uykularına merhaba demek oluyor.biz de memeyi bırakalı 20 gün kadar oluyor ve daha yemeklerimizi daha düzgün yiyip sabahaaaaaaaaa kadar uyuyoruz:)

Irmakbebek dedi ki...

nasıl bir cümle kurmuşum:)''çekse'' de ''çökse'' de olacak ve ''daha''lardan biri eksik olacak.

mummy dedi ki...

Senemciğim çok sevindim böyle kolay atlatmanıza,hayırlı olsun diyelim ikiniz için de..Bakalım biz nasıl halledeceğiz,sanırım hazır değiliz daha:)

füsfüs dedi ki...

emzirme konusu benim de anne olunca anladım dediğim yegane konudur, hatta emzirmeden kesince anladım da diyebilirim. ne kadar sevdiğimi ve alıştığımı 16. ayda memden kesince anlamıştım. ve 2. çocuk konusunu da sıkça düşünmeme neden oldu aynen dediğin gibi.
nevanın böyle çabuk uyum sağlaması ikiniz için de çok rahatlatıcı olmuştur, maşallah diyeyim:)

elfeyp dedi ki...

Güneş'te anlayamamıştım ben emzirmenin nasıl birşey olduğunu. Zaten çokçokçok az olan sütümden 3,5 ay emdi, sonra da kardeşi geldiği için kesmek zorunda kaldık. Zaten hamile old anladığımda en çok bu yüzden üzülmüştüm. Uluç'ta ise durum farklı. Yediğim içtiğim aynı şey ama bu sefer sütüm çok iyi. İlk 5,5 ayı sadece anne sütüyle geçirdik. Hatta sağdığım sütlerden Melek Güneş'e de içirdim ki içimdeki vicdan azabı dinsin :)
Emzirmeyi özleyen annelere 2.bebeği tavsiye ediyorumm :) Hem kendiniz hem de minik çekirdek aileniz için çok tatlı 2. kuzular :)

KeLeBeK dedi ki...

ne güzel olmuş, insana zor görünüyor ama Allah bir kolaylığını veriyor işte, ben de çilek'i yaklaşık 2 aydır gece emmesinden kestim, ama uyanmaya devam ediyor hem de gecede iki kere. hep de aynı saatlerde. alışkanlık olduğunu farkediyorum saatlerin aynı olmasından ama ne söylesem de kar etmiyor. pışpışlayıp geri uyutuyorum. gündüz de sadece 3 kez emiyor. dediğin gibi sosyal geçen günlerde bazen 24 saat emmediği sık oluyor. ben bu durumdan oldukça memnunum. şayet birden kesmek zorunda kalsaydım sanırım ben de bunalıma girerdim. hem annenin hem de çocuğun psikolojisi için en güzeli azaltma yöntemi diyorum
sevgiler

olmadık işler peşinde dedi ki...

Senem,
evet, o paylaşımın bitmesi gerçekten çok yürek burkucu oluyor. bir ayrılık bir veda sanki. çocuğun bir adım daha büyümesi, aşama kaydetmesi...

bende hazırlanıyorum, bakalım nasıl olacak? Çağan'nın me.me tutkusu aynen Neva gibi:(

Son adım için önerim (Bora'da yapmıştım) son öğünü farklı bir sosyal ortamda bitirmen. Mesela, Eskişehir'e gitik yazmışsın ya onun gibi bişi olabilir, ya da bir tatil mesela... Renkli, kalabalık, sosyal bir ortamda zaman kavramını yitiriyorlar. Akşam iş dönüşü seni beklerken, bir anda zaman altüst oluyor ve pufff unutuyor..
Kolay gelsin, darısı başımıza:)

Tarkanın Annesi dedi ki...

Vallaha böyle okurken aaa ne kolay ne çabuk olmuş diyorum ama kendimde denemeye cesaret edemiyorum. Aslında başlangıçta yazdığın şeylerin aynısını yaşıyorum ve artık bir yerden başlamam gerekiyor diye düşünüyorum galiba bugünden itibaren olsa iyi olcak .

Evren dedi ki...

Cok guzel atlatmissiniz Senemcim! E tabii Neva perisinin farki ;)
Bakalim bizim cadi ne yapacak? Darisi basimiza diyelim de, az hasarli atlatalim umarim. Sevgiler...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...