4 Kasım 2009 Çarşamba

anneler bilir (mi?)

Anneler bilir derler? Öyle mi gerçekten? Oysa ben şaşkınlıktan çıldırıcam. Zira 14.5 aylık annelik hayatımın en zorlu günlerini –gecelerini mi demeliyim yoksa – yaşıyorum. Dün gece yine yeniden bir sinir harbi içindeydik Nevacıkla. Son bir aydır durum vahim. Annesinin memesine düşkünlüğü her geçen gün daha da artan Neva böcüğü geceleri saat başı uyanır oldu. Eskiden de uyanırdı ama o zaman en azından emip geri uyurdu. Şimdiyse meme ağzından hiç çıkmasın, bütün gece öyle kalalım istiyor. İyice derin uykuya geçtiğine kanaat getirince yatağına koyayım diyorum usulca ama o da ne, benim masum güzel yavrum tam bir kurt kesiliyor. Daha birkaç saniye önce mışıl mışıl uyuyan bebecik bir anda avazı çıktığı kadar ağlamaya, sırtını yay gibi yapıp yataktan gerisin geri sekmeye başlıyor. Hadiiii sil baştan yapıyoruz ama sonuç yine aynı. El insaf, ben de bütün geceyi bir koltuk tepesinde emzirerek geçiremem ki. Hele de ertesi sabah erkenden derse girmem gerekiyorsa. Yatağımıza aldığımda susacak olsa hemen alacağım ama bir iki denedim, yok, onda da ağlamaya devam etti. Birkaç gece onun odasındaki çek yatta birlikte uyuduk, çok keyifliydi sarılıp uyumak ama yok, yok, yok... ağlamalar, memeden kopamamalar aynen devam etti.

Emzirme dönemimizin sonu yaklaşıyor galiba. En azından buradan öyle görünüyor. Oysa buna duygusal olarak ne ben hazırım ne de Neva. Bana kalsa iki yaşına kadar emzirmek istiyorum, Neva’ya kalsa E. Hanım’ın deyişiyle kocaya varana dek emecek. Öyle büyük bir mutluluk bu onun için. Ama meme emdiği için ben etraftaysam doğru dürüst yemek yemiyor, olur olmaz her yerde emmek istiyor ve işte en kötüsü gece nerdeyse saat başı uyanıyor. Yine de işte kafam karmakarışık. Sütüm varken, çocuk bu kadar istekliyken, ben sağlıklıyken bu işi birdenbire kestirip atmaya elim varmıyor bir türlü.

Ben de başta emzirmeyi azaltmaya karar verdim. Şimdi geceleri vermiyorum. Belki, işin ucunda emmek olmayınca uykusu düzene girer dedim. Hakikatan mucizevi bir şekilde bir gece ağladıktan sonra ikinci gece doğduğundan bu yana ilk kez deliksiz bir uyku uyudu. Sonraki birkaç gece de fena değildi ama ne olduysa oldu, içindeki canavar tekrar hortladı. Şimdi yine gece boyu defalarca uyanıyor, her defasında “anne mem” diye yırtınarak ağlıyor, ben her seferinde kucağıma alıp sakinleştirmeye çalışıyorum. Başını boynuma gömüp içini çeke çeke sakinleşiyor, o sırada ben de neredeyse onunla birlikte ağlıyorum. Ancak yatağına koymaya kalkınca tekrar aynı hikaye. Yatır kaldır yöntemi uygulayayım dedim, ne mümkün. Siz diyin 20, ben diyeyim 30 kere yatırdım kaldırdım, tık demedi. Bu arada bana ulaşabilmek için karyolasından kendini atmalara kalktı. Allahım, bir anne için ne zorlu bir sınav. El kadar bebeğiniz sizden sütünüzü istiyor, sizse onun iyiliği için güya bunu ondan esirgiyorsunuz. Bütün o gözyaşları, annnnne deyişleri gece boyu içime içime akıyor. Ben napıyorum, nedir bu işin doğrusu diye her gece her gece kendimi sorguluyorum. Etrafta bana destek olacak, doğrusu budur kızım diyecek ne annem var, ne kayınvalidem. Koca desen tamam destek olmaya çalışıyor ama bir yere kadar. Şiddetle bir doğru yola ihtiyacım var.

Dün geceki (sabaha karşı) yatır kaldır denemeleri sırasında boğazı yırtılırcasına ağlayan Neva’ya o kadar sinirlendim ki avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım o karanlıkta. Tüm geceyi bir saatlik uykuyla, türlü sabır ve anlayışla geçirmeye çalıştıktan sonra feci patladım. Gidip Kompoziti kaldırdım, geldi devraldı, uzun ağlamalar, yine benim birkaç gidip gelip sarılmam sonucunda 14 aylık çocuğu ana kucağında uyuttu ve öylece ana kucağının içinde karyolasına koydu. Kendisi de odadaki çekyatta sızmış kalmış. Ben de 1.5 saatlik bir uyku çektim ama göğsümün üstünde feci bir vicdan azabıyla.

Sabah kalktım, baba kız onlar uyurken kahvaltıyı hazırladım, kendim hazırlandım. O sırada Neva uyandı, neyse ki keyfi yerindeydi, gülümsedi bana içimi eritti her zamanki gibi. Gecenin etkisiyle sanırım emmek talebinde bulunmadı bu defa. O arada yumurtasını yedirdim. Sonra E. Teyzesi geldi, devraldı kuzucuğu. Ben de okula geldim. Kompozit mi? Bugün dersi yok, dün gece 1.5 saat falan uyanık kaldı ya, ben 9:30 da evden çıktığımda hala uyuyordu!!!

17 yorum:

olmadık işler peşinde dedi ki...

Senem,
Bizim de me.meyle imtihanımız var bu aralar. Ne olduysa iki hafta önceki altıncı hastalıktan sonra oldu. Tüm gece tık demeden uyuyan oğlan, 3-4 kez uyanır oldu. Emmeden uyumuyor eşek.

Sabahları darmadağın gidiyorum işe. Son bir haftadır gece ağlamasına izin vererek teke düşürdük uyanmayı. Çaresi yok. Bir de görsen nasıl avaz avaz bağırıyor sıtma görmemiş sesiyle. Komşular sıkı küfür sallıyordur ya bize, hadi neyse.

Ağlama anne hizmetçisini çağırma zili bu cadıların. Ağla me.me gelsin.

Bizimki baktı gelen giden yok sonunda susup uyuyor.

Süt verme konusunda ben de tam kesme planı yapıyordum ki, şu salgın nedeni ile bahara erteledim. Çocuğun bağışıklık sistemini destekler diye düşünüyorum.

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

en zor sınav bu bence. bir yanda emsin isteği diğer yanda uyusun da ben de uyuyayım arzusu. normalden de fazla uyanıyorsa diş falan gelecektir belki. bir süre sonra azalır sanırım uyanmaları diicem ama aslolarak gece uyanmaları alışkanlık yapıyor sanırım. içine düşütüğün durumu çok iyi anlayabiliyorum, çok zor di mi memeden uzak tutmak?

kuzunun annesi dedi ki...

Of off aynı problem bizdede var ve ben bagırmasın diye bütün gece 4-5 kez emziriyorum . Böylece cocuk ne kilo verebiliyor , nede kahvaltı saati yeterince ac oluyor. Bende uykusuzlugumla kalıyorum tabi . Birara kescegim dedim memeden ama bende kıyamıyorum şimdi , birde grip mrip hakkaten bagısıklıgını güçlendiriyormudur diye düşünerek uzatıyorum süreci.

e. t. dedi ki...

ah aaahhh diye başlasam....
bu sınavı çoğunluk sırasıyla geçiriyor anladığım kadar ile :(
geçen ay aynı sebeplerle bırakmaya yeltendim. 3.gün benim vicdanım dayanamadı. allahım eğer bu gün isterse vericem dedim.
istedi.
o günden beri hala devam ediyoruz...
yani akşamları defaten ve defaten ve dafaten kalkıyoruz :((((
yolunu bulursan bana da söyle olur mu ;)

zeynep dedi ki...

işte bu yüzden cennet annelerin ayağının altındaymış diye teselli buluyorum ben. gittikçe daha çok daha çok meme istiyor. yani uykusuzluk da çok tahammül edilir bir şey değil ki. maalesef ben de bir gece çıldırdım ve kızıma bağırdım. ama düşünüyorum da emmeyi bıraksa şimdi kendiliğinden???
tam da ben ortaklıkta hastalık kol gezerken iyi ki emziriyorum diye düşünürken üzülmez miyim? üzülürüm.

Sen Gelince dedi ki...

Benim kızım kendi bıraktığı için ben bu çelişkiyi yaşamak zorunda kalmadım hiç ama çok zor... Okurken bile içim bir garip oldu... Yaşamıdığım için doğrusu nedir bilemem ama uykusuzluğun ne olduğunu çok iyi bilirim:)

senem dedi ki...

OIP, inan çok destek oldu yorumun bana. Yalnız olmadığımı, bunu yaşayan tek anne ve bu şekilde geceleri uyanan tek çocuğun benimki olmadığını bilmek rahatlatıcı en azından. Bu gece Neva’nın odasına babası kamp kuracak. Bakalım neler olacak?

Hülya, sen de gördün ya işte her yerde istiyor meme. Bu aralar oyalama politikasıyla ilgisini dağıtmaya çalışıyorum. Gündüz tamam da gece yemiyor tabi  Benim uykusuzluğum da hadi neyse de, bu şekilde ağlamasına dayanamıyorum... bir de uykusuz kalmasına.. E tabi sıcak yatağa dönmek fikri de çok cazip ne yalan söyliiim.

Hayat, bizde de durum aynıydı. Ben de aman ağlamasın da diyerek her uyanışında emziriyordum ama bir yerden sonra bu durum kangren oluyor. O yüzden tavsiyem çok geçmeden Ela’cığı kendi kendine uyumaya alıştırmanın bir yolunu bulman. Söylemesi kolay tabi.. Zaten kelin ilacı olsa.. 

e. t., ben de aynı durumdayım.. o vicdan var ya o vicdan. Odada ağlaya ağlaya uyumasına da kıyamıyorum. Bilmem ki nolucak. En kısa zamanda bir düzene girer inşallah.

Zeynep haklısın, benim koca da aynı şeyi söylüyor. Anne olmak kolay mı? Bu arada bizim sütler hala hastalıktan falan koruyor mudur dersin? Ben diğer yemekleri yemesini azalttığı için ve gecede defalarca uyanmasına neden olduğu için tam tersine bağışıklık sitemini zayıflatacak diye korkuyorum bir yandan.

Sen Gelince, Nilsu ile maceralarınızı sessiz bir şekilde takip ediyorum. Uykusuz gecelerini yazıyorsun ya bazen, o kadar kendi durumumdan birşeyler buluyorum ki o yazılarda. Aslında epey bir süre önce senden tavsiye bile almıştım bu konuda. Öpüyorum küçük cimcimeyi.

sinem dedi ki...

Bilinç düzeyi arttıkça memeye olan istekde artıyor bence.Biz biberon veriyoruz ancak şunu söylemeliyim ki annem eğer tıkabasa yedirmişse akşam sadece meyve yiyip yatıyor ve biberonda ballı sütü asla veremiyorum bile. Ama yememişse işte o zaman fena ayılmasada mızırtıyla geçen bir gece bekliyor bizi.Öyle hermızırtıya cevap vermeyince bir bakıyorum düşmüş uyuyakalmış bizimki.Yani gündüzki yeme performansıyla alakalı bence.

Irmakbebek dedi ki...

Irmak da tam bir meme bağımlısı.karnı tok bile olsa sanki kahve içme isteği gibi koşa koşa memeeeeee diye geliyor.gece kaç kez uyandığımızı sayamıyorum bile.ben de emzirdikten sonra yatağına koyup bir saat geçmeden tekrar meme diye uyanmalar başlayınca pes edip yanımda uyutmaya başlamıştım.şimdi de buna alıştık.böyle gidiyor bakalım...bu konuyla ilgili yeni postlarını bekliyorum.

Evren dedi ki...

Senemcim senin yazını okurken, işte bizim hikayemizi anlatıyor dedim, tıpatıp aynı, bu kadar benzerlik olması hakikaten şaşırtıcı. Tülin Su da "anne mem" diye ağlayarak ortalığı yıkıyordu, 5 gecedir "whisperer sleep method"u uyguluyoruz, daha doğrusu Taylan uyguluyor; sanırım senin yatır kaldır diye bahsettiğin yöntem. Ve inanılmaz ilerleme kaydettik, yalnız gece uykusu değil, gündüz yemesi de 5 gün içerisinde çok ilerledi. Bloğa henüz yazmadım, ayrıntılarını hafta sonu yazmayı umuyorum ancak şunu söyleyeyim kısaca: ben gece rutinini yapıyorum, sonra Taylan devralıyor ve ağlayınca alıp susar susmaz yatırıyor ve odadan çıkıyor. İlk gece ben uyguladım ve 1 saat 45 dakika sürdü, sayabildiğim kadarıyla 58 kere kaldırıp yatırdım gece boyu 5 kere uyandı. Sonraki gecelerde Taylan yatırdı ve uyuma süresi 1 saat 45 dakikadan 5 dakikaya, gece uyanma sayısı 8'den 2'ye düştü. Bu arada gece uyku saatini 7'ye çektik ve sabah 5'e kadar ne meme ne de mama verdik, böylelikle gece acıktığı için gün içinde güzel yedi ve gün içinde güzel yediği için de gece acıkmadı ve en önemlisi de doğduğundan beri ilk kez iki kere üst üste 5 saat boyunca uyanmadan uyudu. Bu bizim için inanılmaz bir rakam çünkü Tülin Su şu ana kadar gece en fazla 3 saat uyanmadan uyumuştu ki bu bile nadir oluyordu. Tabii aslında daha erken sonuçları paylaşmak için ama senin yaşadıklarını birebir yaşayan (bağırma ve akabindeki suçluluk duygusu da dahil), ezeli uykusuzluk çeken ve ebedi olmasından korkan bir anne olarak paylaşmak istedim.

Not: Metodu babanın uygulaması ve bunu çok istikrarlı bir şekilde yapması çok önemli, aksi takdirde sonuç alınamıyormuş. Bizim kaldırıp alma sayısı exponential bir şekilde düştü ancak özellikle ilk gün çooook sabırlı olmak gerekiyor.

Kolay gelsin Senemcim! Neva'ya iyi uykular ve renkli rüyalar...

senem dedi ki...

Sinem evet, büyüdükçe daha da bağımlı hale geliyorlar. Zaten okuduğum bir kitapta bir yaşındaki çocuğu memeden kesmenin iki yaşındaki çocuğu kesmekten daha kolay olacağını yazıyordu. Uyumadan önce karınlarını iyi doyurmuş olmaları da önemli hakkaten. Bizimki çoğunlukla kucak istediği için meme diye ağlıyor ama bazen de hakkaten aç olabiliyor.

Burcu merhaba, evet aynen bir kahve bağımlısı gibiler. Bazen ben de işten eve geliyorum, bakıcısı şimdi yemek yedi diyor ama bizimkisi koş koşa gelip bana yapışıyor emmek için Mümkün olsa da her istediklerinde bir fırt çekebilseler ne mutlu olacaklar.

Evrencim, paylaşımınm için çok teşekkür ederim. Yazdıklarını okuyunca keşke yakın olsak da karşılıklı konuşabilsek dedim kendi kendime. Ben aslında senin blogunda yazdığın Elizabeth Pantley’in yöntemini de, Tracy Hogg’un yatır kaldırını da iyice okudum ve hatta kendimce uyguladım bile. Dediğim gibi ilk hafta mucize gibiydi zaten, deliksiz uykular falan. Ama nolduysa (grip virüsü gibi birşey bu sanırım) bizimki mukavemet kazandı ve tüm teknikler işe yaramaz hale geldi. Amaaaaaa dün noldu bil? Dün gece N. kamp kurdu Neva’nın odasına (bizim odada yatsa Neva uyandığında hayatta kalkıp gidemez yanına, en azından 10 dakika geçmesi lazım ayılabilmesi için) ve gece boyunca o kalktı ağlamalarına. Ben de bizim odadan dinledim olanı biteni. Bendeki kadar şiddetli ve acıklı ağlamadı ve sadece iki kere uyandı. Sabah olunca N. Bey bir de demesin mi “sen bu gece uyanmalarını niye bu kadar abartıyorsun hiç anlamadım???” Grrrrr. Neyse bakalım, senin bu yazıyı ona da okutayım ve önümüzdeki günlerde istikrarlı bir şekilde babayı bu işten sorumlu tutayım. İnşallah olumlu sonuçlar alırız da bu kronikleşmiş problemimiz hal yoluna girer. Tülin Su’yu kosssskocaman öpüyorum.

Evren dedi ki...

Evet Senem ya, keske yakin olsaydik!
Bizde de ayni durum, yeni yemis olsa da ben eve gelince direkt saldiriyor. Taylan da en son eroin bagimlisi benzetmesi yapmisti, cunku doysa da kopamiyor memeden. Bu arada biz de odalari degistik, 5 gundur Taylan Tulin Su'nun odasinda ben de calisma odasinda yatiyorum. Sabah 5-6'dan sonra da birlesip hep beraber bizim yatakta 2-3 saat daha uyuyoruz:)
Taylan'a dedim zaten, biraz da siz babalar yazisin; hep biz mi dert edinecegiz herseyi diye ve o da ayni cevabi verdi: "Abartacak bisey yok ki cok kolay oldu" diye. Benim durumumu anliyorsun sanirim; hıııııııııııır!!! ;)

KeLeBeK dedi ki...

bu postu ben mi yazdım acaba diye şüphe edesim geldi, bu bebelerin hepsi mi aynı olur yahuu?? gece defalarca uyanıp emip memede uyuya kalıp yerine koyunca çığlığı basan bebeler, ben son kalan azı dişine bağlıyorum ve memeden kesmememin tek sebebi de grib korkusu, bir nevi ilaçtır diye kendimi avutuyorum ama şu son dişten sonra gece çatışmalarına hazırlıklıyım bakalım, sen çok şanslısın ki eşin bu konuda yardımcı. paşa zaten gün boyu çok yoğun olduğu , sabat 7 akşam 9-10 çalıştığı için gece uykusuzluğuna hiç gelemiyor tek başıma başarabilmeyi diliyorum :(

Ozgur dedi ki...

Gece 4te uyanıp uyumuyoruz. Bıraksam meme ağzında sabaha kadar durabiliriz. Artık geceleri meme vermiyorum, ninni söylüyorum, şarkı, türkü, ali baba, ama vız. Babaya gidince ortalık yıkılıyor. Meme istemesin diye babayı görevlendirdik ama olmadı. Memmme memme memmmme şeklinde ısrarla bana gelip ağlıyor. Çıldırmaya az kaldı...

Yesim dedi ki...

Senemcim, yazdiklarin oyle tanidik ki...Ela'nin gece uykulari hicbir zaman super degildi ama 5.aydan sonra ben duzelmesini daha uzun uyumasini beklerken, giderek oyle kotulesti ki anlatamam. Sabaha kadar 4-5 kez uyanmalar, emmesine ragmen yine de uyumamalar, kucakta uyumalar, yataga koyar koymaz uyanmalar, benim bozulan sinirlerim vs. Ben gecici bir durum hersey duzelecek derken 7 aylik filandi saatte bir uyanmaya basladi. Surekli emmek istiyordu, hatta bir sabah yine uyandik ve emziriyordum ki ela'nin agzinin kenarinda kan gibi bisi gordum, bir de baktim ki mememin ucu tahris olmus ve kaniyor, o kadar vahimdi yani durum! Tam da o donemde hastalandi ve doktora gittik, doktor uykulari nasil deyince anlattim. Her uyanmasinda emzirmeme cok sasirdi, artik 7 aylik gece beslenmesine ihtiyaci yok, emzirme dedi, aglar ama bosver aglasin alisir dedi. Ben tabi amaaan tipik avrupali doktor yaklasimi diye pek uzerinde durmadim. Ama bu sirada esim de gece emzirmelerini kes artik bak doktor da dedi vs demeye basladi. O sirada Elisabeth Pantley in kitabini okuyordum, onun kitaptakileri uygulayayim dedim, gecede 8 kere kalkiyosa 5e dustu. Ama yine de sabahlari zombi gibiydim, tam cozume ulasamamistik yani. O zaman esimden yardim istedim, ela geceleri uyandiginda benim yerime o kalkip ilgilenecekti. Ama geceleri hep beni ve mememi gormeye alismis Ela bu durumdan hic mutlu olmadi tabi. Cok agladi, o aglayinca ben dayanamadim, esim ela'nin her uyanmasinda kalkamadi(malum ertesi sabah is) derken onda da cozume ulasamadik. Tabii bu arada gece boyunca benim sinirlerim lacka, hayir uyanip emip de uyusa hic sorun diildi emiyordu ama geri uyumasi icin surekli kucagimda odanin icinde ordan oraya dolan dur seklinde geciyordu surekli. En sonunda bir de Tracy Hogg okuyayim bakalim o niyormus dedim, ve once bir uyku rutini olusturdum sonra da yataginda uyutup yatir/kaldir yapmaya. Ilk gece 1 saat 45 dk ugrastim, sanirim belim cikacakti nerdeyse! Ama kesintisiz 3 saat uyudu ki o gunlerde bu bir rekordu bizim icin. Derken yataginda uyumaya alisti, geceleri yatagindan cikarip kucagima da almadigim icin meme diye cok tutturmadi. Tutturdugu zamanlar da ya su verdim, ya da tamamen uyanip ayilmasini sagladim dikkatini dagittim ne bileyim basucundaki tomy yildizli ruyalari actim, tavandaki yildizlari vs gosterdim baska oyuncaklari falan. Tamamen ayilinca aglamasi da kesiliyordu, sonra yine sakin sakin yatir/ kaldir. 9 aylikti bunu yaptigimda, birkac hafta sonra kendi odasina da gecirdim ve 10 aylikken 4-5 gece sabaha kadar kesintisiz uyudu. 11 aylikken uykular gene biraz bozuldu ama o arada 2 tane dis cikardi ben ona yordum. Yarin 1 yasina girecek, ve super olmasa da uykular fena degil artik, yalniz bizimki oyle yataga koyar koymaz uyumuyor ben yataginda uyutmaya alistirirken ellerini, yuzunu falan oksuyordum sakinlessin diye, simdi de o aliskanlik oldu gece uyaninca mutlaka beni istiyor biraz elini yuzunu oksuyorum geri daliyor, ama babasi gidip yapinca gene ciglik cigliga agliyor. Yine de buna da sukur diyorum valla. Bu arada ne kadar uzun yazdim kusura bakma valla...

senem dedi ki...

Evrencim, iki geceyi devirdik, ben pek güzel uyuyorum odamda. Babası kalkıyor Neva’ya. Ama o da kolaya kaçıyor anladığım kadarıyla, Dün gece yatağına almış, öyle uyumuşlar. Önceki gece de ana kucağında uyutmuş. Neyse, bensiz idare ediyorlar ya şimdilik buna da şükür. Bu arada kesinlikle haklısın, biraz da babalar yazışsınlar, fikir alışverişi yapsınlar. Bu ne rahatlık canım! :- )

Kelebek, senin de benzer şeyler yaşadığını blogundan biliyorum. Hatta senin çileğin “annecim” diyerek sana istediğini yaptırmaya çalıştığını anlattığın bir yazın vardı. O yazıyı bulup okudum sonradan tekrar. Çünkü bizde de durum aynı. İnşallah hallederiz.

Özgür, tastamam aynı durumdayız desene. Baba gelince ortalığı yıkıyor, anne gelip de eğer kucağına almazsa da yataktan kendini atmaya kalkıyor. Bir yandan sürekli “anne mem” diye ağlıyor. Ooof of. Biz de son iki gecedir babayı görevlendirdik. Ağlamalar son sürat devam ediyor. Brkaç gün daha sabredeceğiz bakalım. Hoş sabretmesek nolacak? Alternatif bir durum söz konusu değil, her türlü ağlıyor. Ama sizde umut var bence çünkü ne de olsa Ela’nın iyi bir uyku düzeni vardı öncesinde. Umarım tekrar düzelir en kısa sürede.

Yeşimcim, yorumun için çok teşekkürler. Siz de bayağı zor günler geçirmişsiniz. Şu yatır/kaldır, pış pış işini biz de daha istikrarlı bir şekilde denesek iyi olacak galiba. Ben 20-30 yatır/kaldır sonunda pes edip kucağıma alıyorum çünü. O da olmuyor tabi. Çok öpüyorum Ela’yı.

isilramos akgül dedi ki...

simdi durumlar nasıl sevgili anneler? ben de aynı cıleden yakınan bır anneyım bır yasında meme bagımlısı bır oglum var ve uykusuzluktan cok kotu durumda ıse gıdıyorum. cok mutsuzum ve uyumadıgım ıcın sureklı herseyı unutan cok dalgın cok sınırlı bır ınsan halıne geldım :( bugunler gececek mı bana gecmeyecek gıbı gelıyor moralınıze ıhtıyacım var. sızınkıler buyumustur artık ne zaman uyumaya basladınız

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...