11 Eylül 2009 Cuma

ağlıyor



İyi başlayan kreş maceramız iki gündür tersine döndü. Bizim minik fındık son iki sabahtır sınıftan içeri girer girmez ağlamaya başladı. Ama ne ağlamak. Yüzünde pençe pençe kırmızılıklar olana dek ağlıyor ki susturabilene aşkolsun. Dün sınıfın dışında bekledim içim acıyarak. 15 dakika kadar ağladıktan sonra sustu. Dediklerine göre sonrasında ağlamamış. 1.5 saat sonra almaya gittiğimde beni görür görmez dudağını öyle bir büzdü ki oracıkta oturup hüngür hüngür ağlayabilirdim.

Bu sabah yine bekledim sussun diye ama sakinleşmedi bir türlü. Öğretmeniyle konuşup yanına gittim ve kucağıma aldım. Başını boynuma gömdü, sımsıkı sarıldı ve dakikalarca öyle kaldı. Sonra biraz yanında kaldım alışsın diye. Gözü hep bende, ya gidersem diye. Ben el sallayıp uzaklaştıktan sonra yine ağlamaya başladı. Ben yine ona görünmeden o susana kadar bekledim. Sonra da ofise geldim. Kafamda türlü türlü sorular. “Napıyoruz biz, o daha çok küçük, evde ne güzel bakılıyordu” diye düşünüp duruyorum ama sonra kreşe en rahat alışan yaş grubunun bu yaş grubu olduğunu hatırlatıyorum kendime. Günde yalnızca iki saat gidiyor, sonra yine ben gidip alıyorum okuldan, eve götürüyorum, E. Teyzesi karnını doyurup uyutuyor ne güzel. Bütün akşam oynuyoruz. Psikiyatr bir arkadaşım “optimal kırılma” diye adlandırıyor bu durumu. Bize olan güvenini sarsacak kadar kötü bir durum değilmiş. Hadi bakalım...

Sarıçizmeli de Umut Ege’nin bu hafta ağlamaya başladığını söylemiş. Bizim kreşin müdürü haklıymış demek ki, öyle hemen alışmış görünmelerine kanmamak lazımmış. Neyse, dayanacağız artık Sarçizmeli’ciğim, en fazla bir iki hafta içinde alışacaklar inşallah.

9 yorum:

olmadık işler peşinde dedi ki...

Öyle bir anlatmışsın ki Senem, kulağıma geldi sesi... Ağlamasın ya, yazık..
Bir de şöyle bir şey var ağlama bitince oyuna takılıyor ve kakara kikiri unutuyorlar hemencecik. Günde iki saat güzel bir süre aslında, alışacak başka çare var mı?

mummy dedi ki...

Kıyamam Nevacığıma,inşallah çabucak alışır da üzülmezsiniz SEnemcim..SEn kendini suçlama sakın,onun için en iyisii düşünüyorsun tabii ki de..Çok öpüyorum kuzucuğu..

Adsız dedi ki...

Merhaba,

Kızım Defne, Neva'dan 1 gün küçük. Çok yakın yaşlarda oldukları için, sizin blogunuzu özellikle sıkı takip ediyorum. Bu yazınızı okuyunca iş yerinde olduğum için hüngür hüngür değil ama uzun süre ağladım, kendimi tutamadım:)
Yaptığınız şey çok zor ama bence doğru olan da bu. Keşke ben de güvenebileceğim bir kreş bulsam ve şimdiden yavaş yavaş, alıştıra alıştıra götürsem kızımı. Size dayanma gücü ve Nevaya da sevgiler, öpücükler yolluyorum..

Yasemin

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

senemcim
kıyamam neva'ya ama aslında bu iyi bir işaret haberin olsun.
şöyle ki
eğer bir çocuk kreşe, yeni bakıcıya falan hemen uyum sağlıyorsa "acaba ailede bir sorun mu var" diye düşünüyorlarmış pedagoglar. o açıdan bence mutlu ol, zira neva evinde e.teyzesiyle, anne-babasıyla çok huzurlu demek ki.
alışacaktır eminim. biraz daha zaman..

elfeyp dedi ki...

Mim gönderdimmmimmm... :)

devrim dedi ki...

yaa kıyamammm..yerim onu ben ısırırım yanaklarını.. :)))

ELİF dedi ki...

Merhaba,tesadüf buldum blogunuzu, benimde bakıcı değiştirdiğim dönemde kreşe vermek gelmişti aklıma ama Eskişehirde bu kadar küçük çocukları alan bir kreş bulamadım açıkçası çokta araştıramadım.Küçük olduğu için ve kreşlerde daha sık hasta olduklarını duyduğum için de cesaret edememiştim açıkçası.Ama bence en doğrusunu yapmışsınız, iyi kreşler çok güvenilir oluyor ve böyle küçük çocukları gözlerinden hiç ayırmıyor öğretmenler.Henüz alışamaması çok normal,kocaman çocuklar bile alışamıyorlar henüz.Bende bakıcımızı değiştirdiğimde hiç alışamayacak sanmıştım ama alıştı.Ve onlar bizden daha kolay alışıyorlar.Küçük Nevayı öperim.

senem dedi ki...

OIP, ağlamasın valla, hiçbiri ağlamasın. Şimdiden yarın sabahın stresi bastı beni. Ama dediğin gibi iki saat aslında hiç de kötü değil.

Esracım, çok teşekkürler. Alışacak inşallah. Ama işte insan çocuğunu ağlar görünce hemen gidip kucaklamak, herşeyden vazgeçip onu susturmak istiyor. Ama uzun vadede kreşi çok seveceğine eminim.

Yasemin Hanım merhaba, iş yerinde sizi üzdüğüme üzüldüm şimdi ben de. Defne’ye kim bakıyor? Biz aslında şanslıyız gerçekten de, güvenlir bir kreş bulmak çok zor. Ama yine de mümkünse en az 2-3 yaşına kadar ev bakımı (tabi yine güvenilir ve sevecen birisiyle) en iyisi sanırım. Bizim sistem de fena sayılmaz, günde 2 saat kreş, sonra ev. Öyle diyelim, kendimizi rahatlatalım. : -) Defne’yi çok öpüyoruz.. Sevgiler..

Hülya’cım, valla yine hızır gibi yetiştin. Bu yorumun inan öyle su serpti ki yüreğime. Zaten biz çok şaşırdık, Neva gibi sosyal bir çocuk neden böyle ağlıyor diye. Dilerim senin dediğin gibidir. Dilerim kısa zamanda bu alışma evresini tamamlarız. Çoook sevgiler...

Elfcim, inşallah, en kısa zamanda cevaplamaya çalışacağım.

Devrim, teşekkür ederiz : ))) Biz de öpüyoruz Rüzgar’ı. Siyah çoraplı resmine çok güldüm bu arada, bilesin!!

Elif merhaba, ben sık sık ama sessizce okuyorum senin blogunu. Bakıcıyı değiştirdiğiniz zaman yaşadıklarını hatırlıyorum. Demek Rüya alıştı şimdi yeni bakıcısına. Çok sevindim. Yorumun için de çok teşekkürler.

saricizmeli dedi ki...

bu haftanın daha alışkın geçmesini diliyorum...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...