20 Temmuz 2009 Pazartesi

cumalıkızık

Haftasonu ani bir kararla yine kısa bir gezi yapmaya karar verdik. İstikamet: Cumalıkızık, Bursa.

Cumartesi sabahı erkenden kalkıp pazara gidip aldığımız taze sebzelerle Neva’nın iki günlük çorbasını hazırladık; hem ince hem kalın en az 7-8 takım kıyafetini, güneş kremini, suyunu, biberonlarını bir çantaya attık. Kendimize de birer parça kıyafet alıp saat 12:00 de Pendik’ten kalkan feribota yetişip Yalova’ya geçtik.

Cumalıkızık, Uludağ’ın eteklerinde, Bursa şehir merkezine çok yakın olmasına rağmen ta 14. yy.a dayanan tarihi dokusunu korumuş çok sevimli bir köy. Wikipedia’nın dediğine göre “Uludağ etekleri ile vadiler arasında sıkışıp kalan köylere kızık adı verilmiştir. Diğer kızık köylerindeki köylülerin eskiden Cuma namazı için toplandığı yer olduğundan bu köyün Cumalıkızık adıyla anıldığı söylenir. Bir başka söylence de, Osman Bey'in köyün kurulduğu günün cuma günü olması sebebiyle bu köye "Cumalıkızık" adını vermiş olduğudur”. Kargacık burgacık dar sokakları, cumbalı ahşap, kerpiç ve taş evleri, içine renk katılmış kireçle boyanmış iç mekanları ile insana müthiş huzur veren bir yer. Kucağımızda Neva ile o sokaklarda yürümek hayli zor olduğu için yeterinde fotoğraf çekemedik ne yazık ki. İşte elimizdeki birkaç fotoğraf.



Köyün sokaklarından sürekli tertemiz kaynak suları akıyor. Hatta yukarıdan bir mekanizmayla bu suların her seferinde başka bir sokaktan akması sağlanıyormuş. Böylelikle sokaklar sürekli serin ve temiz kalıyor. Babası, ayaklarını buz gibi suya soktuğunda Neva önce bir titredi ama sonra yine çok hoşuna gitti ve çıkmak istemedi.




Köy meydanında tezgahlar kurulmuş, nefis ahududu, böğürtlen, çilek reçelleri, taze yapılmış tarhana satılıyordu. Bu arada biz de Neva ile birlikte dalından yeni koparılmış böğürtlen ve karadut yemek gafletinde bulunduk. İşte sonuç:



Cumalıkızık’ta orijinal haline sadık kalınarak restore edilmiş bir konak olan Mavi Boncuk pansiyonda kaldık ve gerçekten hem çok beğendik, hem de çok rahat ettik. Pansiyonun bahçesinde biz yiyip içerken Neva da dört ayak üstünde etrafı keşfetti. Pansiyonun son derece sıcak ve samimi çalışanları ile bol bol sosyalleşti.



Gece Neva'yı uyutup bahçeye çıktık. Saat 22:00 den sonra bahçede Kompozit, ben ve pansiyonun Cesur adlı şımarık ve oyuncu köpeğinden başka kimse kalmamıştı. Tepemizdeki armut ağacından her yarım saatte bir paaaat diye düşen koca koca armutlara karşı gardımızı aldık. Pencerenin altında, kulağımız Neva'da, polar ceketlerimizi giyip semaverden çay içtik Kompozit'le. İstanbul'un sıcağına inat o gece yorgana sarınıp öyle uyuduk Cumalıkızık'ta. Ve işte odamızdan manzaralar:





Bu da şiş gözlerle sabah bizden çooook önce uyanıp dağa yürüyüşe giden ve o sırada aşağıda bahçede kahvesini içip gazetesini okuyan Kompozit’e odamızdan el sallarken.



8 yorum:

siyap dedi ki...

harika!
bayıldım fotoğraflara,en çok da neva'ya.çoook tatlı olmuş fıstık maşallah!
bilmediğimiz ne kadar güzel yerler varmış...

Magissa dedi ki...

Pek guzelsiniz, icim acildi fotograflara bakinca!

saricizmeli dedi ki...

resimler, hele kapanış resmi, ağaçlar arasıda Neva harika.

Ayşe dedi ki...

Nevacik cok buyumus, yuz ifadesi degismis... :) ayrica ana kiz cok benziyorsunuz, masallah size! :)

ELÇİN dedi ki...

meyve yerkenki haline bayıldım:)

zaman ne çabuk geçiyor...ilk doğum yaptığınız zamanı hatta odasını yaptıktan sonra yayınladığınız resimler aklıma geldi :)

Derya kuzuları bunlar dedi ki...

ne güzel her hafta bir yerde
maşallah nevaya

senem dedi ki...

siyap, teşekkür ederiz. neva hem fıstık, hem canavar oldu! :)

magissaaaa, ne güzel bir yorum bu.

sarçizmeli, o resmi biz de çok beğendik. hatta büyütüp de çerçeveletsem mi acaba diye bile düşünüyorum.

ayşe, gerçekten de ilk defa bu resimlerde ben de neva ile aramda bir benzerlik gördüm. şimdiye kadar hep babasına benzetiyordum ama galiba yavaş yavaş bana da benzemeye başladı :)

elçin, tam da geçen sene bu zamanlar oda telaşındaydık. hani "doğan büyüyor" diye bir laf var ya, ne kadar da doğruymuş. zaman çok hızlı geçiyor, çocuklar çok hızlı büyüyor. her günün tadını çıkartmak lazım.

derya kuzuları, teşekkürler. gerçekten de bu ara çok gezdik ve sağolsun neva pek sorun çıkarmıyor. tek derdimiz çok hareketli olması ve durmak bilmemesi.

Ayça dedi ki...

Ne kadar büyüdü bu Senem. Seni de takdir ediyorum süper bir annesin. Yorum bırakamasam da mutlaka her açtığım da geliyorum sayfanıza yüzüm gülerek de ayrılıyorum her defasında..
görüşmek dileğiyle canım

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...