23 Haziran 2009 Salı

gezi notları

Yorgunum... günlerin hızına yetişemiyorum. Didim'den döneli neredeyse bir hafta olacak, ancak yazabiliyorum buraya. Bu aralar blogları bile okuyamıyorum düzenli olarak.

Didim tatilimiz güzel geçti, Nevo’yu da hasta etmeden geldik derken ailecek nezle oluverdik. Neyse ki Neva’nın burun akıntısı çabuk geçti ama benimki hala devam ediyor. Yalnız Neva’nın gece uykuları iyiden iyiye sapıttı. Döndüğümüzden beri geceleri bazen yarım saatte bir feryat figan ağlayarak uyanıyor. Me.meden hiç ayrılmak istemiyor. Müthiş de bir huysuzluk söz konusu. Gerekli gereksiz ağlamak eğiliminde. Neva’dan pek alışık olmadığımız için bayağı yorucu oluyor bizim için. Üstten iki dişin çıkmasını bekliyoruz, dilerim dişle alakalı geçici bir durumdur bu. Gece uykusuzluğu ve hastalık üst üste gelince bu sabah Neva dahil hepimiz uyuyakalmışız, saate bir baktık 9:20. E. Hanım anahtarla girmiş içeri, bakmış kapılar kapalı ve biz uyuyoruz markete gidip ekmek almış ve balkona kahvaltı hazırlamış. İlk defa uyuyarak karşıladım E. Hanım’ı. Ama çok iyi geldi doğrusu.

Geldiğimizden beri öyle bir dağınıklıktır gidiyor işte. Dersler, finaller bitti ve öğrencilerin notları teslim edildi. Ama şimdi de yüksek lisans tez savunmaları, mezuniyetler ve haftaya başlayacak olan yaz okulu derslerinin telaşı sardı.

Gelelim tatile. Neva babaanne ve dedesinin yazlığında çok güzel bir beş gün geçirdi. Sessiz sakin evin, terasın, bahçenin, denizin tadını çıkardı doyasıya. İşte o anlardan bazıları.

Deniz ve kumla içiçe birkaç gün geçirdi...





Evin balkonunda önce plastik sandalyeleri iterek, sonra komşuların ta Söke’den bulup aldıkları yürüteçle yürüme provaları yaptı (yürütecin zararlı olduğunu biliyorum, zaten sadece iki gün kullanıp sonra orada bıraktık).



Taze meyve ve sebzenin tadına baktı...



Babaannesinin serdiği kilimin üzerine oturup komşunun torunuyla mandaldan kuklar yaptı..



Didim pazarına gidip tezgahlardan ikram edilen kayısı, kiraz, seftalileri hemen oracıkta mideye indirdi.



Son gün gittiğimiz Bafa gölü kıyısında rüzgarın ve gölün kokusunu içine doldurdu, civcicleri sevdi, açık havada derin bir uyku çekti.




Bu arada Bafa Gölü gezimiz üzerinde biraz daha konuşulmaya değerdi gerçekten. 2 asır önce bugün Söke Ovası olan yer aslında bir denizmiş ancak daha sonra Büyük Menderes Nehri’nin taşıdğı alüvyonlarla çok verimli bir ova haline gelmiş. Denizden arta kalan parça da bugünü Bafa Gölü’nü oluşturmuş. Gölün etrafındaki Beşparmak (Latmos) Dağlarında çok sayıda antik kalıntı bulunuyor. Yine gölün kıyısındaki Heralia antik kenti de mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer. İşte resimler...


gölün kıyısına yeni kurulan 15 rüzgar türbini


her daim rüzgarlı bafa gölü ve gölü çevreleyen beşparmak (latmos) dağları



tarihi heraklia şehrinden manzaralar


manzaranın tadını çıkaran kompozit...


ağaçtaki ziyaretçimiz...

8 yorum:

sibelolcer dedi ki...

Kız cıbıl cıbıl ısırıyımmı bu balığı ben. Allah'ım yarabbim ben çok seviyorum bu Neva'yı yaaa.Maaaşallah maaaşallah(hani Pınar sosisteki ufak kızın söylediği edayla yalnız)

saricizmeli dedi ki...

senem, tatil resimlerine bile bakmak dinlendirici geldi bana. temmuz başı gelsin artık gidelim biz de.
bugün tv'de çocuklarımıza bitirilmiş oyuncaklar veriyoruz diyordu doktor, hayalgüçlerine yer bırakmadan. mandal oyununa bayıldım. bizimki uyanınca bir kukla da ben oğluma yapayım. ama önce mandallarımı bulayım;)

saricizmeli dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Tarkanın Annesi dedi ki...

Bu arada Bafa gölü manzaraları harikaymış bende özendim vallaha...

BirBen dedi ki...

ayyy suyun içindeki hallerine bayıldım.dolu dolu eğlenmiş nevacık ne güzel...

Özlemhan dedi ki...

Ay çok şeker bunlar yaaa bizde geçen hafta döndük bizim uykularımız tatilde daha bir düzene girdi hiç bir sorun yaşamadık. Nevayı çok öpüyorum

Magissa dedi ki...

Senem! O ağaçtaki hışır hayvan ne timsah mı???

Senem dedi ki...

Sibel, sorma, bizimki cıbıl cıbıl denize girmeye bayıldı. Gerçi ikinci gün bir mayo aldık o da çok yakıştı :- ) Bu arada Bafa Gölü gerçekten çok güzel manzaralara sahipti, ben de bayıldım.

Sarıçizmeli, Neva mandallarla oynamaya bayılıyor. Bu yaştaki çocukların aslında hiç de öyle pahallı, plastik oyuncaklara ihtiyaçları yok. Tahta mandallar bile onu inanılmaz mutlu edebiliyor ve saatlerce oyalayabiliyor. Bugünlerin tadını çıkartmak lazım!

Birben, sağol, Neva çok eğlendi hakkaten. Hiç dönmek istemedik tatilden : -)

Özlem, aferin Elifnaz’a. Hiç üzmemiş seni tatilde. Maşallah ona. Bu arada yemek blogunda verdiğin cheesecake tarifini denememek için kendimi zor tutuyorum. Bir yaparsam hepsini kendim yemekten korkuyorum çünkü!

Magissa, ağaçtaki sanırım timsah olmaya özenmiş bir kertenkeleydi. Kocaman birşeydi!!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...