1 Haziran 2009 Pazartesi

çiftlik çocuğu neva

Pazar günü “on numara” bir gün geçirdik. Neva sabahtan akşama kadar kelimenin tam anlamıyla “saldım çayıra, mevlam kayıra” modunda yerlerde yuvarlandı, eline ne geçerse yedi, kucaktan kucağa dolaştı, güneşte biraz daha kavruldu ama en güzeli bol bol çiftlik havasını ciğerlerine doldurdu.

En iyisi en baştan anlatmak....

Malumunuz üzere Pazar günü sevgili sütçümüz Aysun Hanım’ın Silivri’deki (aslında daha çok Çerkezköy’deki) süt çiftliği Gündönümü’ne davetliydik. Bir biz değil tabi, Aysun Hanım’ın sütlerini bayıla bayıla tüketen onlarca aile daha. Ben bu pikniğe baştan beri müthiş hevesleniyordum. Cumartesi gününü çok hareketli geçirdiğimiz için ortak masaya katkımız olan zeytinyağlı biber dolmalarını gece yarısından sonra hazırlamak durumunda kaldık. Kompozit dolmaların içini hazırladı, Neva’yı uyuttuktan sonra da birlikte doldurduk içlerini. Sabahki hazırlık faslı ise “bir daha bebekle bir yere gitmek mi tövbeeee” dedirtecek cinstendi. Bağrış çağrış son anda attık kendimizi kapıdan dışarı ama iyi ki de atmışız. Neva zaten arabaya biner binmez uyuyakaldı.

Yaklaşık 1.5 saatlik keyifli bir araba yolculuğu sonunda saat 12:30 gibi, tam da çiftlik gezisi başlamak üzereyken kendimizi Gündönümü’nde bulduk. Aysun Hanım’ın heyecanlı ve güzel anlatımı, yakışıklı oğlunun fotoğrafçılığı, eşinin bilgilendirmeleri eşliğinde çiftliği gezmek harika bir deneyimdi.




Ama itiraf ediyorum, en harikası yenidoğmuş buzağıları görmekti. Aşağıda Neva’nın hayran hayran seeyrettiği bu bembeyaz pırıl pırıl buzağıcık belli ki daha yeni doğmuştu çünkü daha göbeği bile düşmemişti. Çok tedirdgin ama bir o kadar da meraklı bir minikti bu. Neva ile birlikte başını okşadık buzağının ama o kadar yakından fotoğrafını çekmek istemedim. Zaten bu gezinin en eksik yanı çektiğimiz fotoğrafların miktarı ve kalitesi oldu.



Daha sonra ineklerin olduğu kısımları gezdik. Bu bölümde inekleri tedirgin etmemek için alçak sesle konuştuk. Hepsi de birbirinden bakımlı ve mutlu görünüyordu. Hamile olanlara ise içim acıdı doğrusu. Hem karınları hem me.meleri o denli gerginleşmişti ki, patlamak üzere gibi görünüyorlardı. İneklerin gebeliği de tıpkı insanlar gibi 9 ay 10 gün sürüyormuş, hiç bilmiyordum. İneklerin sağıldığı kısım ise çok ilginçti. Oldukça teknoloji bir şekilde ineklerin hiç el ve hava değmeden sağıldığını, 37 derece ısıdaki sütün doğrudan saklama tankına alındığı ve burada 4 derecede şok soğutmaya tabi tutulduğunu öğrendik. Ayrıca sütü ineğin memesinden saklama tankına ileten boruların ise hergün iki defa 90 derece sıcaklıktaki suya ek olarak bir takım temizlik malzemeleriyle dezenfekte edildiğini de öğrendik. Yani sütlerimizi güvenle tüketebiliriz. Zaten bu güzel inekler sık sık çiğ sütten insana geçen iki önemli hastalık olan brucella ve verem açısından da test ediliyormuş ve her iki hastalığı da taşımadıkları garanti ediliyormuş.

Neyse efendim, çiftlik gezisinden sonra sırada öğle yemeği vardı. Gelen misafirlerin hepsi birbirinden güzel yiyecekler getirmişti. Ağaçlık alanda serdik kilimlerimizi, yayıldık yerlere, yedik içtik.



Bu arada arkadaşlar edindik elbette...


Toprağa bulandık bol bol..


Çiftlikteki bu güzel ortamı biraz erken terk etmek durumunda kaldık çünkü Neva’nın bakıcısı E. Hanım da haftasonu için memlekti olan Çorlu’daydı ve “madem Silivri’ye kadar geliyorsunuz bize uğramadan dönerseniz çok üzülürüm” diyince onları da ziyaret etmek istedik. (Yoksa aslında sevgili blog arkadaşımız Rahşan ve Mina’yı da görmeyi çok istiyorduk ama bu sıkışıklıkta araya gitmesin diye o ziyareti bir sonraki sefere bıraktık) E. Hanım’ın yeğeni Çorlu’nun biraz dışında bir arsa almış, üstüne minnacık bir ev dikmişler, arsaya da kavun karpuz, bakla, soğan, sarımsak, dut, çilek vs vs. ekmişler. Son derece kalabalık bir aile olarak arsada mangal yapıyorlardı. Birkaç telefonlaşma sonunda biz de tam mangala yetiştik. Orada neler mi yaptık?

Demir (dikkatinizi çekerim plastik değil) salıncağa bindik..


Elimizle tutup yağlarını akta akıta tavuk kanatları yedik.



Hamakta sallandık...


Ellerimizle tarlayı çapaladık..



Taze toplanmış soğan ve sarımsakları ayıkladık...


Bütün gün yalnızca yolda bir saat uyuyan Neva’nın eve dönerken nasıl yorulmuş olabileceğini tahmin edersiniz herhalde... eve girer girmez ilk işimiz güzel bir banyo yapmak oldu. ama bu çok yorucu ve çok mutlu günün sonunda mışıl mışıl da bir uyku çekti Neva...

Aysun Hanım’a ve E. Teyze’mize bir kez daha teşekkür ediyoruz buradan...

12 yorum:

yeşim dedi ki...

çok imrendik size:)) Nevacığı öpüyoruz:))
Mert ve annesi Yeşim

Ayşe dedi ki...

ay keske biz de olsaydik, cok guzel bir gun gecirmissiniz. Neva'nin buzagiciga bakarken ki resmi cok seker cikmis. cok sevgiler.

ELÇİN dedi ki...

küçük kuzu çok eğlenmiş ne güzel...

özellikle o yemek yerken çekilen resime bayıldım :)

öpüyorum onu o güzel boynundan

sevgiler

tarkanın annişi dedi ki...

Bıcırık seni toprağı nasıl eşeliyor. Yarabbim ısırcam o tontiş yanakları elleri ısırcan

annesininoglusu dedi ki...

oh ne güzel:))
bu arada hamaktaki resimde çok tatlı çıkmış:))

kirazsevdasi dedi ki...

harika bir gun olmus valla, ohhh misler gibi sefanız olsun :)
nevacıgın tavuk yerken ki haline bittim :)

Rahsan Collyer dedi ki...

İşte budur! Bayıldım bu posta, fotoğraflara, Neva'ya, süt çiftliğine... Oliver yoktu Pazar gecesi geldi Londra'dan, biz de çok isterdik çiftliği görmeyi aslında. Başka bir gün uğramak istiyoruz, bakalım artık. Bir dahaki sefer bize bekliyoruz, buluşturalım şu iki eski arkadaşı yeniden:)

Calanon dedi ki...

HARIKA!

Ozellikle o yagi akitilip yenen tavuklu hali bir de (tahmin ediyorum tavuk sonrasi) hamaktaki keyif pozu muhtesem.

Tuğçe dedi ki...

Ben de en çok tavuk kanadını C.Arkın filmlerindeki Bizanslı edasıyla :P yemesine bittim Nevacığın...
Çok eğlenmiş Neva çok!
Çok güzel fotoğraflar...
Süper bir haftasonu!..

saricizmeli dedi ki...

Demir salıncak kaçmadı gözümüzden.
Çiftlikten süt alabiliyor oluşunuz harikaydı, geziniz bir o kadar harika olmuş.
İşini titizlikle yapan yerler görmek de çok hoş.

Girno dedi ki...

Az kalsın tanışacamışız, ama benim şiş göbişim yüzünden gelemedik biz pikniğe sağlık olsun :)

Senem dedi ki...

Hepinize çoook teşekkür ediyoruz, gerçekten güzel bir haftasonu oldu. Neva çok eğlendi, o eğlendikçe biz ondan çok eğlendik : -) Tavuk yerkenki hali ile yemek sonrası hamak keyfi bizim de en sevdiğimiz fotoğraflardan.. : -)

Bu arada Aysun Hanım “çiftliğimizi gördünüz, tanıdınız, istediğiniz zaman gelin burada piknik yapın” dedi içtenlikle (sağolsun). Demem o ki, ayarlarsak belki orada bir piknikte hepbir araya gelebiliriz. Ya da oraya kadar gitmişken daha iyisi Rahşan’da buluşuruz : -))

Girno keşke gelebilseymişsiniz. Seninle ve Öykü ile tanışmayı isterdik çok.

Sevgiler hepinize...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...