8 Nisan 2009 Çarşamba

kaçamak




Pazartesi sabahı Kompozit ve ben o yağmurlu güzel İstanbul sabahında liseli aşıklar gibi elele tutuşup Beyoğlu’na gittik. Bu benim yaklaşık 10 ay sonra Beyoğlu’na ilk gidişimdi. O gün ikimizin de üniversitede dersi yoktu ama işler ganiydi. Yine de boşverdik, olsun yaparız dedik ve soluğu İstanbul Film Festivalinde aldık. Önce 11 seansında Yeni Rüya sinemasında “Voy A Explotar/Şimdi Patlayacağım”, 13:30’da da Atlas Sineması’nda “Strella/Kadının Fendi” ne gittik. İki film arası Cafe Krepen’de kahvemizi yudumlayıp film kritiği yaptık. Okulu kırıp da sinemaya gitmiş genç aşıklar gibi içimiz kıpır kıpırdı. Bir yandan da evde bıraktığımız yavru kuşu konuştuk, “işi bıraktık hadi neyse de yavruyu da bıraktık, vicdan azabı çekmeli mi acaba?” diye sorduk kendimize, sonra gereksiz olduğuna karar verdik. Anneler babalar kendilerini mutlu edecek şeylere zaman ayırmalı ki çocukları ile de daha güzel ilgilenebilsinler diye düşündük. Yağmur çiselerken elele İstiklal Caddesinde yürüyüp eski kitapçılara göz atmak, kitapların arasında kıvrılıp uyuyan kediciklere sataşmak, kafayı her kaldırışta eski bir binanın ayrıntılarına takılmak nasıl ama nasıl keyif verdi anlatamam. Şiddetle tavsiye ederim.

Hoş tabi o günün acısı çıkıyor iki gündür. Acilen ders hazırlamam, öğleden sonra gelecek olan tez öğrencisinin tez bölümünü okumam, ödev notlamam, fakülte dergisine yollanan makaleyi değerlendirmem lazım. Bana müsade....

Not: Fotoğraf allposter.com'dan alıntıdır.

4 yorum:

siyap dedi ki...

ooo bence de süper yapmışsınız.
biz böyle kaçamaklara uzağız şimdilik pamuşu bırakacak kimse yok burada.
dediğin gibi anne-baba da kendine zaman ayırmalı,insan şöyle bir kendine geliyor ve çocuğuna daha faydalı oluyor.biraz durup dinlenmek,farklı şeyler yapmak rahatlatıyor...

Rahsan Collyer dedi ki...

Senem, o kadar kıskandım ki anlatamam. Okurken kendimi Beyoğlu'nda hissettim, resmen kokusunu aldım. Üniversite yıllarında film festivalinde o kadar çok film görürdük ki, hem de kısıtlı bütçelerimize rağmen. Ne keyifliydi, nasıl özlemişim. Şimdi festivalin başladığından bile habersizdim. İnanamıyorum.

Zülalin dünyası dedi ki...

Oooh inan yazını okuyunca kendim gitmiş gibi keyiflendim ve mutlu oldum .Arada lazım böyle kaçamaklar...

Tuğçe dedi ki...

Çook çok iyi yapmışsınız.Festival bana hep üni. zamanımı hatırlatıyor.Rahşan da söylemiş ya 3 kuruş paramız vardı ama şimdi gidebiliyor muyuz o kadar çok filme...Bir de 2.vizelere denk gelirdi festival (dersler yıllıktı o zaman bizde) ona bile aldırmazdım. İstanbul'da yaşamanın her çilesine katlanıyoruz neyse ki arada böyle bonuslarla kandırıyor bizi,değerlendirmek lazım :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...