13 Şubat 2009 Cuma

süt meselesi



Tüm hamileliğim boyunca acaba kızımı emzirebilecek miyim sorusu aklımdan bile geçmedi. Tabi ki sütüm olacaktı ve tabi ki kızımı emzirecektim. Aksini düşünmemiştim bile. Öyle de oldu hakikaten. Doğumdan sonraki ilk iki gün hastanede yalvaryakar gözlerle “acaba süt mü gelmiyor?” diye soruşum ancak emzirme travması ve meme uçlarındaki dayanılmnaz acıyla açıklanabilir herhalde. Hani süt gelmiyorsa belki bebeğimi sakinleştirmenin başka bir yolu bulunur diye düşünüyordum herhalde. Ne bencillik! Hoş mama verelim denilse ona da şiddetle karşı çıkardım muhakkak! Ama Allah için doğum yaptığım hastane gerçekten bebek dostu bir hastaneydi, gözümün yaşına hiç aldırmadılar. “Siz şimdi bunları hiç düşünmeyin, bebeğiniz ne zaman isterse o zaman emzirin, çok şanslısınız ki emmeyi seven ve beceren bir bebeğiniz var” dediler durdular. Sağolsunlar, varolsunlar. Birkaç gün içinde ben de alıştım emzirmeye ve Neva bugün artık 5.5 aylık ve şimdiye dek boğazından bir gıdım mama geçmedi.

Hastanedeki ilk bir iki günden sonra bir daha hiç hiç acaba sütüm var mı yok mu diye düşünmedim, hep çok sütüm olduğunu varsaydım. Zaten kızımın gelişimi de son derece iyiydi. Ancak bir süre önce işe geri döndüm ve sütümü sağmam gerekti. O zamana kadar Neva’yı hep birinci elden yani doğrudan memeden beslemiştim. Süt problemi yaşamam da işte bu sağma dönemiyle başladı. Ben Neva’yı hiçbir zaman saate bağlamadım. Zaman ve mekan sınırı tanımaksızın o ne zaman isterse, nerede isterse orada besledim. Neva tüm gece boyunca iki üç saatte bir uyanan bir bebek ve her uyanışında mecburen emziriyorum, aksi takdirde uyumuyor. Öyle olunca da hiçbir şekilde sağıp kenara koymak için süt biriktiremiyorum. Neyse ki üniversite, ev arası çok yakın. Bu ara iki-üç saat arayla ev-okul arası mekik dokuyorum. Neva’yı emzirip geri dönüyorum işe. Arada sırada biriktirip sağdığım 110-120 ml. sütler ise Neva’ya vız gelip tırıs gidiyor. Hanımefendi anında lüpletiyormuş biberondaki sütü, hatta sonra devamını da istiyormuş da E. Teyzesi biberonu zor alıyormuş elinden.

Neyse efendim, hal böyle olunca ben de son zamanlarda süt arttırma denemelerine giriştim. Denemelerimden çıkan sonuçları belki birilerinin daha işine yarar diye burada sıralamak istedim.

1. Bir kere süt üretiminin insanın psikolojisiyle çok ilgili olduğunu bir kez daha anladım. Ne zaman ki “eyvah eyvah sütüm yok” diye düşünüyorum, iyice kuruyorum. Kendimi rahat bıraktıkça süt bollaşıyor.
2. Su, su ve daha çok su. Ben her emzirme sırasında ve sonrasında bardak bardak su içiyorum artık. Bir ara havalar da serin olunca çok azaltmıştım suyu, olumsuz etkilerini hemen gördüm.
3. Tahin helvası. Özellikle bir lokma helva, üstüne bolca su şeklinde tüketirseniz bayağı faydalı oluyor. Ama benim gibi helvadan hoşlanmayan birisi için zor bir yöntem.
4. Isırgan otu çayı. En az su ve olumlu düşünce kadar faydalı oldu bende. Isırgan otu çayı içtiğim gecenin sabahında tek taraftan bir kerede bir biberon doldurduğumu biliyorum.
5. Ayva. Bu konuda çeşitli rivayetler var. Ayvanın kendisini olmasa da bu aralar reçelini bol bol yiyorum.
6. Dereotu. Yine bunu da kayınvalidem televizyonda bir doktordan duymuş. Şimdi salatalarımızın vazgeçilmez unsuru.
7. Boza. İçindeki irmik bozayı da süt üretimi açısından avantajlı bir besin haline getiriyor. Hem içimi de zevkli!

Ben Neva’yı hala yalnızca anne sütüyle beslemeye devam ediyorum. Umarım ki daha uzun zaman da buna devam edeceğim. Eskiden bir yaşına kadar emse yeter diyordum ama daha uzun süre anne sütü alan çocukların ileriki yaşlarda MS, lösemi gibi bir takım hastalıklara yakalanma riskinin azaldığını duyunca (kaynak: http://www.breastfeeding.com/allabout.html) mümkünse iki yaşına kadar emzirmeye çalışacağım. Umarım vücudum da bu konuda benimle işbirliği yapar.

Her annenin bebeğini emzirebilmesi dileğiyle!

7 yorum:

kirazsevdasi dedi ki...

Senemcim benim için saklanacak bir yazı olmuş, eline saglik :) Tahin helvasi ve ısırgan otu nu yeni duyuyorum mesela...
Aynen olumlu düşünce gücü kadar hiçbir şeyin önemi oldugunu düşünmüyorum ben de...
Nedense ben de hep bol sütüm olur, bol emziririm diye düşünüyorum, umarım gercekte de oyle olur...
Diledigin kadar emzirebilmen umuduyla.

elfeyp dedi ki...

Malt içecekleri de çoook etkili.
Fayrouz içiodum ben armutlusu falan var. Tadı da fena diil..

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

patlamış mısır, azıcık şarap, kuru soğan(kavurarak yedim ben hep) da sütü artırıyor ama sanırım en çok su içmeyi ihmal etmemek gerek. ben de ek gıdalara geçtiğimizden beri sütüm bitti diye diye geziyoeum ama meğer gece çok terliyormuşum. şimdi koca sürahiyle yatıyorum, sabaha kadar da içiyorum.

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
sinem dedi ki...

ben de bu dönem süt azalmasndan muzdarip biri olarak dikkatle okudum yazınızı gerçi ben 20 gün dışında hep sağarak besledim kızımı. İçlerinde tek denenmemiş yöntem ise ısırgan otu çayı. Isırgan otu almıştım baharatlıkta bir yerlerde duruyor olmalı onu da denemeli.Bu arada Nevacığa tık demeyen 120 ccyi bizim bıcırık 6 saatte zor içiyor.

elfeyp dedi ki...

Sobelendin!!!!!!!!!!!!!!!

asmira dedi ki...

benim önerim de bulgur pilavı ve kuru soğan.anneannemin yöntemi. : )
özellikle o kuru bulgurun nasıl bu kadar süt ürettiğini anlamış değilim.ve bir de demet demet maydonoz.aklına geldikçe bir tutam at ağzına,özellikle açç karnına.maydonoz aynı zamanda böbrekler için de yararlı.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...