21 Ocak 2009 Çarşamba

uykusuz geceler



Neva hastalanınca kaldı ama ben aslında uzun zamandır birkaç haftadır süren gece uyanmalarımızdan bahsetmek istiyordum. Neyse ki Nevacık iyi, ateşi düştü, keyfi yerine geldi ama dün gece belki 5 kez uyandı. Bu son birkaç haftadır böyle. Gece uykularımız çok iyi diye diye nazar mı değdirdim bilmiyorum ama son zamanlarda tam hacıyatmaz olduk. Neva hala saat 19:00 gibi gece uykusuna yatıyor ama ondan sonra sabaha kadar siz deyin 4 ben diyeyim 6 kere uyanıyor. Bu özellikle dönmeye başladığından beri böyle. Yatakta döne döne oradan oraya gidiyor, en sonunda başını bir yerlere çarpınca uyanıyor ve başlıyor ağlamaya. Ben hemen yanına koşuyorum ama meme vermeden sakinleştirmek imkansız. E her seferinde emince bu sefer de karnı davul gibi oluyor, hem de acayip gaz yapıyor. Böyle böyle sabahı ediyoruz. Sabah 7:30-8:00 gibi Neva müthiş bir keyifle uyanıyor ama ben bitmiş oluyorum. Şimdi hadi neyse ama bir iki hafta sonra dersler başladığında naparım bilmiyorum. Bu aralar deli gibi bloglardaki uyku yazılarını takip ediyor, kendime göre birşeyler çıkartmaya, durumumuzu anlamaya çalışıyorum.

Şu aralar benim işe başlamam, bakıcının yeni olması nedeniyle, üstelik de Neva daha çok küçük diye herhangi bir uyku eğitimine başlayıp da çocuğu üzmek istemiyorum. Zaten Ferber yöntemine dayanabilir miyim hiç bilemiyorum. Eskiden olsa “nolucak canım, çocuğun iyiliği için” derdim ama geçenlerde meme vermemekte ısrar edeyim, kucağımda sakinleştireyim dedim ama malesef dayanamadım. Çok çabuk pes ettim. Çelik gibi sinir lazım valla bu iş için, o da bende yok sanki.

Bir de geçenlerde birden “acaba süt yetmemeye başladı da ondan mı ağlıyor bu çocuk” diye kafama takıldı. E başımızda “aç bu çocuk aç” diyen bir büyük olmayınca hiç düşünmemiştim bu olasılığı. Derhal kendimi ısırgan otu çayı, bol su ve tahin helvalı bir küre aldım. Aman Allahım, o da ne!!! Feci işe yaramış olacak ki, gece yarıları kalkıp süt sağar oldum. Ama uyku düzenimizde değişen bir şey yok.

Neyse, sağolsun Nilsu’nun annesi “Gece Boyunca Uyumak” kitabını tavsiye etmiş. Henüz almadım ama kitapçıda biraz göz gezdirdim, bayağı iyi bir kitaba benziyor. Tracy Hogg’un kitabının İngilizce versiyonu var elimde ama galiba kısaltılmış versiyon çünkü ben içinde işe yarar hiçbirşey bulamadım. Esra’nın yazdıklarından faydalanıyorum bu konuda da. Zaten Esra sağolsun blogunda biz arkadan gelen annelere başımıza gelecekleri çok güzel anlatıyor. Hülya'nın bu konuyla ilgili yazdıkları da ayrıca ilginçti.

Kendimizce bir yol bulacağız ya bakalım nasıl. Öyle uykusuz, öyle uykusuzum ki şu anda bunu bile düşünmek istemiyorum.

14 yorum:

Rahsan Collyer dedi ki...

Senem, Tracy Hogg kitabının türkçesini edin derim ben sana. Ben de aldım, başladım okumaya ve hakaten çok işe yarar bilgiler var. Ben daha başlardayım, ama Hülya bayağı faydasını görmüş. Zaten yazacak yakında blogunda.

Uykularda ara ara böyle dönemler oluyor ayrıca. Benim kızım da hep iyi uyur dediğim dönemlerden sonra gecede 4 defa uyandığı zamanlar da oldu. Diş olayı da olabilir, bilemiyorum. Ama ilginçtir Mina, Tuna ve Neva hepsinin de aynı dönemlere denk geliyor bu uyku sorunları.

mummy dedi ki...

Ah Senemcim Esra anlatıyor anlatıyor da kendisi de bir halt edemiyor malesef:))Esra mesleğini özlemiş olacak oturduğu yerden bişiyler öğretmeye çalışıyor birilerine..Ama Esra'da da var bir hacıyatmaz...6 kere ne ki bir gecede 16 kere uyandığını bilirim..

Bakalım Tracy yöntemi bize ilaç olacak mı..Eve varınca öğreneceğiz..Canım uyku eğitimine başlayabilirim dersen oku Tracy'yi bence de..En orta yol onunki gibi geldi bana da..

Bu arada geçmiş olsun Nevacığıma da..Öptüm..

Sugibi dedi ki...

öncelikle geçmiş olsun nevaya.. sonra da ben nevayı yerim yerim yerim. kafamı ekrana sokasım geliyor her resmine baktığımda. maşallah.

Pembelinin Mutfağı dedi ki...

Uykuları kısa sürede eski düzenine döner inşallah, üzülme annesi:)

kirazsevdasi dedi ki...

geçmiş olsun çok...iyileşsin hemen Nevacık...

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

tracynin kitabını edin muhakkak senemcim. ben yazıcam yazıcam diyorum da biraz daha düzene sokarsam tunanın gecesini, yazıcam.. sakın ha sakın ferberi deneme... ferberin adını bile anma hatta.

Tuğçe dedi ki...

Senem merhaba,
Neva ya çoook geçmiş olsun ama iyileşmiş bile sanırım, çok sevindim. Sen de endişelenme bence, umarım bir an önce düzene girer yine gece uykuları.Bir de alış-verişlerle ilgili yorumuna çok teşekkürler, gözümü açtın :)Uyku ile ilgili Maya nın blogunda da bir kitaptan bahsediliyordu, istersen bir de ona bak demek isterdim ama link vermem gerekecek.Bakıp bulursam yine yazarım.
Çok öpüyorum

Tuğçe dedi ki...

Kitabın adını not almışım ama tahmin edersin okumadım, dediğim gibi Tuğba nın blogunda bahsettiği bir kitaptı: Jodi A. Mindell - 'Gece Boyunca Uyumak'...İstersen buna da bir bakarsın.Uyku sorunları ile ilgili yazıları okudukça bir minibüs yazısı geldi aklıma bunu gördüğümde çok gülmüştüm.(Kamyon arkası yazısı gibi ama minibüsteydi hani o süslü,ışıklı,korkunç olanlardan birinde)...Bir sana bir sabah uykusuna hasretim... :) :) :)

Adsız dedi ki...

Senem Hanım Ferber yöntemindense Tracy 'nin yatır kaldır yöntemini denemenizi ve 4 saatlik rutine geçmenizi öneririm . Ben denedim harika bir yöntem başta işe yaramaz gibi gözüksede 5 günde sonuç alıyorsunuz. Sadece kararlı olun yeterki. Sinem Kanberoğlu

Adsız dedi ki...

Bu arada eski yazılarınızda okuduğum Baby Björn marka kanguru Mother and Care mağazalarında satılıyor. 300 Ytl.Türkiyede olmayan sadece Cover'ı .Sinem

huysuz dedi ki...

merhaba, bizde bu uyanmalar 5 ay civarı başlamıştı (hoş, öncesi de kolikti zaten) ve hala devam ediyor. emzirme olduğu sürece uykuyla meme özdeşleşiyor bu miniklerin beyninde ve her seferinde onu arıyor. ben ferberi 15 gün denedim, olmadı. belki tam uygulayamadım, belki de bizim kuzu çok dayanıklı, bilemiyorum. ayrıca bildiğim kadarıyla ferber 6 aydan sonra uygulanabilir, yani öyle tavsiye ediyor ferber amca.
evet, belki tracy'nin yatır/kaldır metodu siz uygun olabilir (maalesef bizim için geç sanıyorum...).
netice itibariyle, çook kolay gelsin size, sevgiler...

Yasemin Aktuğ dedi ki...

Merhaba senem, valla uykusuzluk hakikaten bir problem bende önceleri 19-19:30 gibi uyuturdum sonra dediğin gibi sürekli uyanırdı.Ben çareyi geç yatırmakta buldum saat 22-22:30 gibi yatırıyorum gecede keyfine göre ve tokluğuna göre genelde 1 kere bazende 2 kere uyanıyor. Genelde saat 3-4 arası uyanıp besleyip tekrar uyuyor. erken yatınca tam bizim yatma vaktimizde uykusunun bi kısmını almış olduğu için çok fazla uyanıyor bence.
sevgiler
bu arada minik nevayı takip ediyorum çok tatlı maşallah

Senem dedi ki...

Yorumlarınız ve iyi dilekleriniz için hepinize tek tek çok teşekkür ederim. Hepsini okudum, dikkate alınacak noktaları kafama kaydettim. Tracy’nin kitabının Türkçesini edindim ilk iş, biraz okuyayım, ondan sonra denemelere başlayacağım ama belli ki kararlılık şart. Ferber yöntemi (sadece fikir bazında bile) zaten içime sinmiyordu, çok ama çok bezmezsem tümden uzak durmaya karar verdim. Jodi Mindell’in kitabı da anladığım kadarıyla Ferber yöntemini anlatıyor ama biraz daha yumuşatılmış haliyle. Onu da okuyacağım ilk fırsatta.

Huysuz, senin tatlının uyku maceralarını da zamanında gün gün takip ettim blogunda. Bazı bebekler ısrarla kendi düzenlerini dikte ettiriyorlar, hiçbir yöntem/metod işe yaramıyor. Bizimki de biraz o kategoride gibi geliyor bana ya hayırlısı bakalım  Ama sanırım siz zor zamanları hemen hemen atlattınız. Efe’yi anne karnındaki ilk tekmelerinden beri takip ediyorum bu arada :- ) Çok harika bir bebek ve bir yaşına bastığına inanamıyorum.

Sinem Hanım, teşekkürler. Demek Baby Björn Mothercare’lerde satılıyor... ama çok da pahalıymış!!! Neyse ki biz şimdilik karşı komşumuzun kangurusuna el koymuş durumdayız :- )

Yasemin merhaba, yorumumu sizin bloga attım. Küçük keneye sevgiler :-)
Herkese sevgiler

Senem

Adsız dedi ki...

Öncelikle EASY ve arkasından gelsin güzel uykular diyorum özetle. Eğer EASY olmazsa her şey arapsaçına döner. Güzel uykular diliyorum bebişe ve sana

Melek

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...