26 Aralık 2008 Cuma

kanguru, yılbaşı ağacımız vs vs

Eveeet, az önce Neva’nın dördüncü ay kontrolünden geldik. 6700 gr. ve 62.5 cm. olmuş bizim miniş. Bana boyu biraz az uzamış gibi geldi, halbuki artık birçok kıyafeti kısa gelmeye başladı ama bilemiyorum. Neyse, doktor sadece anne sütüne devam dedi. Süt yettiği sürece de altı aylık olana kadar denetmek için bile olsa katı gıda vermemei söyledi. Benim de canıma minnet. Bir yandan hevesleniyorum ama bir yandan katı gıda işine girince işimizin çoook artacağının da farkındayım. Bu günlerin tadını çıkarmaya bakıyorum.

Malum eskiden Neva ile dışarı çıkar çıkmaz uyuyakalıyordu ve bütün gezi boyunca uyuyordu. Ama artık çok çabuk uyanmaya başladı ve bir kez uyanınca da pusetinde yatmak istemiyor küçük hanım. Biz de kol kası geliştirerek Neva’cığı kucakta taşımaya başladık. Bir iki kere kanguru alalım dediysek de deneyimli birkaç anne-baba bizi caydırdı. Kanguru beli çok ağrıtıyor dediler. Biz de almadık. Ama sağolsun karşı komşumuz artık 10 aylık olan oğlunun BabyBjörn marka kangurusunu bize verdi bir süre deneyelim diye. Gerçekten süper bir alet. Neva bayıldı, içinde acayip rahat ediyor. Bebeği yeni doğacak annelere şiddetle tavsiye ederim. Önümüz bahar, çok işe yarayacaktır. Fakat ne yazık ki internette aradım ve Türkiye’de bu markayı bulamadım. Neyse, efendim, artık bir dışarı çıkarken yanıma hem bebek arabası, arabanın ana kucağı bölmesi ve de kanguruyu alıyorum (ben bunu Esra’nın blogundan hatırlıyorum : -) şimdi biz de aynı durumdayız). Döndür döndür kullanıyoruz. Yalnız kanguru hakkikaten büyük nimetmiş, özellikle de benim gibi dışarı çıkarken Neva, bebek arabası, ana kucağı, bebek çantası, kendi çantam ve paltoları bir arada beş kat merdivenden indirmek zorunda kalan bir anne için. Merdivenlerden inerken ayaklarıma dolanan kedi kızım da cabası. Tabi bunun bir de aynı şekilde yukarı çıkışı var. Valla belime birşey olacak ya da Allah korusun birgün merdivenlerden yuvarlanıvereceğiz diye çok korkuyorum. Şimdi atıyorum Neva’yı kanguruya, hooop bakkala gidiyorum. Ya da şöyle bir aşağıda dolaşıveriyoruz. Neva zaten etrafı doya doya seyretme fırsatı bulduğu için bayılıyor bu işe. Tek sorunumuz kalın kıyafetler. Paltosunu giyince kanguruya sığmıyor ne yazık ki : )) Bir de bu şekilde dışarı çıktığımızda daha bir görünür halde olduğu için sürekli teyzeler tarafından durduruluyoruz, Neva’yı sevenler, kaşla göz arasında şapur şupur öpenler, annesi bu üşümüş diyenler.... neler neler.. Resimlerde Neva babasının kucağında görünüyor, yerdeki kedi kızımız...



Bu arada yılbaşı da yaklaşıyor. Tema Vakfı yılbaşı ağacınızı evinizde misafir edin diye bir kampanya başlatmış. Yılbaşında evinde ağaç süslemek isteyenlere canlı fidan almalarını, onu evde bir gün misafir edip, daha sonra uygun bir yere ekmelerini tavsiye ediyor. Biz zaten bunu duymadan önce saksıda köknar cinsi ağacımızı alıp salonumuza yerleştirdik ve süsledik. İlk defa yılbaşında bir ağacımız oldu ve süsledik ama eğlenceli oldu. Neva’nın da çok dikkatini çekti ağaç, merakla inceliyor her gün. Tek dezavantajı canlı ağaç olunca evi de tırtıllar bastı :- ) Kompozit “Neva’nın arkadaşı bunlar” diyerek öldürmeye kıyamıyor ve toplayıp toplayıp doğaya salıyor : -) 1 Ocak günü köknarımızı da limon selvisinin yanına dikeceğiz.



Geçenlerde ikinci kez Neva’yı gece evde babasına bırakarak dışarı çıktım. İlkinde arkadaşlarla okuldaki Kardeş Türküler konserine gittim, ikincisinde ise şu çok meşhur Issız Adam filmini izlemeye gitim. Ben pek sevemedim bu filmi. Karakterlerin işlenişinin sığlığı, diyalogların komikliği bir yana filmin her ama her sahnesi Hollywood özentisi gibi geldi bana. O yüzden de samimi bulamadım. Ama tabi İstanbul gibi bir metropolde yaşayıp 30 yaşını geçmiş, bekar birçok insanın en çok muzdarip olduğu dert ıssız adam ve kadınlar. Kalabalıklar içinde olmak ama kimseyle eşleşememek. Birisiyle yakınlaşmak istemek ama biriyle yakınlaşınca hemen korkup kaçıvermek. Bir türlü tık edememek. Hep bir bahanenin olması. Bu durum artık yalnızca kadın erkek ilişkileri için değil, arkadaşlıklarda da böyle bence. O bakımdan Çağan Irmak yine cazip bir konu yakalamış, kaymağını yiyor. Neyse, filmden gece 12 de eve döndüm. Neva ben gelmeden 15 dakika önce uyanmış ve Kompozit geri uyutamamış ne yazık ki. Ben gelince “ben yatıyorum, size kolay gelsin” dedi ve yattı sağolsun. Gerçi sabah 7 de Ankara’ya gidecekti, o yüzden birşey diyemedim. Biz de kızımla gce 2 ye kadar oturduk. Sabah da 6:45 de uyandık.

İşte böyle... Anlatılacaklar çok ama Neva uyanmadan gidip de çamaşırları asayım bari. Aaa bir de bakıcı olduk, onu da bir dahaki yazıda anlatırım artık.

6 yorum:

nagişim dedi ki...

biz de 2. ay kontrolundan geldik şimdi...bizi oğlan 72.günde 5800 olmuş maşallah anne sütümüze sağlık:))
öğr.gününde hediye geldi bana da kanguru, markete giderken bana bakaca şekilde takıyorum şimdilik çünkü uyuyo genelde:))ama dediğin gibi öyleyken bile çok dikkat çekiyor.. insan kıskanıyor:))
canlı çam ağacı fikri gerçekten çok hoş eşime bi söyliyim bakalım gerçi nereye ekçez bizim apartmanın bahçesi yok ki:(ama köye götürebiliriz :))daha önce biz evde saksıdaki çiçeğimizi süslüyoduk:)
eşine bırakıp dışarı çıkabilmen ne güzel biz daha osafhaya gelemedik:(
kısıtlı zamanlarda yazılan postlar ya böyle pat diye bitiveriyo ya da yaım kalıyo sebebi malumm:))
bu arada yabancılar seviyo diyosun ya maşallah neva da sevilmeyecek gibi değil ya maşallah boncuk gibi:))

Hülya Çobanoğlu Cinsçiçekçi dedi ki...

ben de her yere hem puset hem slingle gidenlerdenim. slingde uyuyakalırsa koyuyorum arabasına. bazen, evde uykusunu almışsa, pusette şakıya şakıya geziyoruz ama dedim ya nadiren :))

Rahsan Collyer dedi ki...

Senemcim bizim kızlar aynı gidiyor. 4. ay doktor kontrolü başlıklı yazıma bak, Mina da tam 6.700 gr ve 63,5 cm'di. Maşallah kızlarımıza:)

Baby Björn kanguruyu biz de Mina doğmadan önce almıştık bile, Ov pek hevesliydi. Mothercare'lerde satılıyor, biz ordan almıştık. Hakaten çok kullanışlı, kangurularda en iyisi oymuş, araştırmıştık o zaman bayağı.

Ay ıssız adamı hala izleyemedim ve meraktan çatlıyorum. Ben artık evde DVD'si çıkınca izlerim.

Dün biz de christmas hediyelerimizi açtık, mağlum christmastı dün ve Ov'un ailesinin bize verdiği hediyeleri o güne kadar açmama sözü vermiştik. Karar verdik, seneye biz de yılbaşı ağacı süsleyecez ve hediyelerimizi koyucaz o ağacın altına. Mina artık anlıyor olacak ve yılbaşı olayı çocuklar için büyük heyecan, kızımın bu heyecanı yaşamasını istiyorum.

Neva tam bal olmuş, çok tatlı kızın maşallah Senemcim. Bakıcı olayını da anlat bir ara fırsat bulunca, merak ettim.

esin ve ömer dedi ki...

Senem bu yılbaşı ağacı fikrini çok tuttum çok güzel bir şey,hemde ağaçlar kurtuluyor :)Bu arada ağacınızda çok şık.
ıssız adamı bende çok merak ediyorum.Herkesin ilk aşkına atıf var dediler ama bakalım gidince görücem :)

Ayse dedi ki...

o sol alt resimde ne kadar ciddi cikmis kuzucuk...

masallah kocaman olmus- her seferinde daha da buyumus goruyorum.

bu agac isi cok guzelmis ya. Turkiye'ye gelince biz de boyle yapalim bari.

hadi kolay gelsiin.

mummy dedi ki...

Canım evet anne için kurtarıcı oluyo kanguru gerçekten...Ama biz dokuz kiloyu geçtik maalesef artık kullanamıyoruz:( Öptüm o bal kızı ben..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...