11 Aralık 2008 Perşembe

bayram günleri

Yine hızlı mı hızlı geçti bayram günlerimiz. Şu anda doğum izninde olan bana bile iyi geldi bu uzun tatil çünkü Kompozit yanımızdaydı. Kurban olayından mümkn mertebe uzak kaldık her zamanki gibi. Bayramdan önce Kompozit “acaba bu sene kurban mı kestirsek?” diye sordu, hani malum çocuğumuz falan da oldu ya. Ama mümkün değil çocuğumuzun doğumunu bir canlının öldürülmesine birinci elden sebebiyet vererek kutlayamazdım. Kompozit güldü bana, “senin yediğin etler nerden geliyor sanıyorsun?” diye sordu. Hem sonra kesilen eti dağıtacağız ihtiyacı olanlara dedi ama ikna olmadım. Onun yerine İLKYAR’a katkıda bulunalım, çocukların daha iyi şartlarda okumasına yardımcı olalım dedim ben de. Daha önce İLKYAR'ın içinde birebir çalışmış olduğum için ne kadar güvenilir olduğundan şüphem yok ne de olsa.



Neyse, ama konumuz bu değildi, gelelim bayram günlerine. Bayramın ilk günü Neva Hanım’a bir arkadaşlarımızın hediye ettiği pembe bayramlık elbisesini giydirdik. Çok sevimli oldu elbise ama nerde bizim kızda o elbiseyi hakkıyla üzerinde taşıyacak narinlik. Oğlan çocukları gibi cin cin baktı bize. Üstelik hiç de mutlu mutlu olmadı elbisenin içinde, bu acayip şey de ne der gibi güldü bize. Bu konuda etek/elbise giymeye hiç alışık olmayan anasına benzemiş. O benim gibi olmasın, kırk yılın bir başı cicili bicili giyinmeyi öğrensin, becersin istiyorum açıkçası ama bu konuda bu bayram başarılı olamadığım kesin. Bayram sabahı babaanne ve dedenin evine gittik bayramlaşmaya ilk olarak. Daha bir saat geçmeden Neva bezini öyle bir doldurdu ki, her yere taşırdı. Sonuçta bütün üstünü başını değiştirmek zorunda kaldım. Elbise olayına da böylece son vermiş olduk. Ben hala Neva'nın bunu kasten yaptığından şüpheleniyorum :- )

Bayramın kalanıda da yine bol bol aile büyüğü, arkadaş ziyaretleri ve Ortaköy ziyaretleri ile geçti. Artık dışarı çıktığımız zaman daha az uyur oldu Neva. Nitekim Ortaköy’e gider gitmez açtı gözlerini ve başladı bebek arabasından çıkmak için çığlıklar atmaya. Mecburen kucağıma aldım, Kompozit bir cafede oturup entellenirken biz kızımla tezgah tezgah dolaştık. Neva ile dolaşmak çok eğlenceli, o kadar çok ilgi topluyor, o kadar çok yorum alıyoruz ki defalarca durmak zorunda kalıyoruz. En çok hoşuma giden ise Neva’nın yabancı falan demeyip kendisiyle konuşan herkese gülücükler atması, kahkahalarla karşılık vermesi. Nitekim ben de hiç öyle çocuğunu yabancıdan sakınan bir anne olmadım, olamam. Şapur şupur öpülmediği sürece Neva’nın yabancılar tarafından sevilmesinde bir sakınca görmüyorum.

Günlerimiz şimdilik oradan oraya gezmekle geçiyor ama ben Şubat başı işe başlıyorum. Ohoo, daha Şubat’a kadar izindeyim derken birden yumurtayı kapıda buluverdim. Bayram sonrası acilen bir bakıcı bulmamız gerekiyor. Ocak ayında işe başlamalı ki ben Şubat’ta işe başladığımda aklım evde kalmasın. Zorlu günler başlıyor ne yazık ki :- (

5 yorum:

Ayse dedi ki...

Senem,
Kizin buyumus, hafiften oturmaya bile baslamis. Nazar degmesin.

Bakici isinde cok haklisin. Bunu ben de cok dusunuyorum- daha fol ya da yumurta yok ama, dusunuyorum... Kuzenimin esiyle konusuyorduk, onun da bir bebek oglu var. Demisti ki, Turkiye'deki hanimlar genelde bebek bakacak hanimlardan bebek bakimi yaninda ev isi de bekliyor, ama onemli olan bebegin bakimi... Tabi sizin karariniz, ama once bebek bakimi olsun onceliginiz... Insallah gonlunuze gore bir abla/teyze bulursunuz... Ilk ay sen basinda ol ki gorsun senin duzenini, isteklerini...
kolay gelsin, cok sevgiler.

Calanon dedi ki...

Pitircik,
Baksin tabi cin cin, oglan cocugu gibi ne demek, kizlarin nesi eksikmis cinlikte? Akilli olmasi oyle suslu puslu olmasindan iyidir.
Bakici isinde kolayliklar dilerim.
Sevgiler.

Rahsan Collyer dedi ki...

Az kalmış Senemcim ya işe dönmene. Umarım istediğin gibi Neva'cığa çok iyi bakacak bir bakıcı bulursun. Tam da ek gıdalar dönemine denk gelecek sanırım. Hayırlısı olsun...

Kurban konusunda sana katılıyorum, biz de kurbanımızı her sene bir Afrika ülkesine, çok güvendiğimiz kişiler vasıtasıyla gönderiyoruz. Orada 15 yaşında olup da kurban vasıtasıyla ilk kez et tadan çocuklardan basediyor arkadaşlarımız. Aslında kurban kesimi konusunda Kompozit de haklı, yani şişleri-kebapları götürüp sonra kurban kesimini çok sert eleştirenleri anlamıyorum açıkcası. Hani vejeteryan olup da itiraz edenler tamam ama unutmamak lazım ki o kebaplar için de bir hayvan katlediliyor aynı mantıkta düşünürsek. Neyse, dediğin gibi konumuz bu değil, konumuz bizim şeker prensesler:) Öpüyorum lokum kızını, hemi de sapır şupur:)

MELEK KOKUSU dedi ki...

masallah kocaman olmus nevacik, ne güzelde yakismis, bende ilk bayrmaimizda öyle süsledim kzimi etekler falan ama tasiyamadi iste...bakici isi gercekten zor hele iyi birini bulmka insan cocugunu emanet ediyorgüvenilir olmasi sart, insallah aradigini bulursun

Senem dedi ki...

Ayşe merhaba, inşallah içimize sinen birisini buluruz. Tabi ki herşeyden önce bebeğin bakımı geliyor. Benim avantajım haftada birgün (cumaları) evde olabilecek olmam. O gün de belki ev işleriyle uğraşır abla/teyzemiz... bakalım..

Calanon, haklısın, kızlar da gayet cin gibi olabilir. Bizimkine buna güzel bir örnek zaten.. Akıllı olmasını tercih ederim tabi ama hakkaten bana benzemesin, şöyle arada sırada cicili bicili giyinmeyi becersin istiyorum 

Rahşancım hic sorma... tam kızımın gaz problemi bitti, en tatlı dönemleri başlıyor ama benim işe gitmem gerekiyor. Neyse ki öyle sabah 8, akşam 6 lık bir işim yok. Önümüzdeki dönem bölümdekiler anlayışlı davranacaklarına söz verdiler. Özellikle ek gıdaya geçiş döneminde nevonun yanında olmayı çok istiyorum :- )

Melek kokusu, çok teşekkürler. Ben de helin yağmurun süveterli bayram kıyafetine bayıldımmmm...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...