21 Ekim 2008 Salı

Neva sekiz haftalık

Yazacaklar, Neva ile ilgili anlatmak istediklerim biriktikçe birikiyor ama zaman öyle dar ki bir türlü yetiştiremiyorum. Günler nasıl geçiyor hiç anlamıyorum zaten. İşe gitmek de söz konusu olmayınca Pazartesi'nin Cuma'dan, Çarşamba'nın Cumartesi'den bir farkı kalmıyor benim için. Bu durum şimdilik hoş olsa da zamanla insana fenalık getirtir, şimdiden hissediyorum.

Neva neredeyse gözle görülür bir hızla büyüyor. Doğduğunda hiç kaşı ve kirpiği olmayan kızımın şimdi uzun uzun kirpikleri, son derece belirgin kaşları var. Tombik yanakları gitgide dolgunlaşıyor, tam ısırmalık hale geldi. Zaten artık dayanamıyorum günde birkaç posta şapur şupur öpüyorum yanaklarından, kollarından, göbeğinin orta yerinden. Minik ayaklarını avucumda tutmaya bayılıyorum ama ne yazık ki havalar soğuk olduğu için o güzelim ısırmalık ayaklar çorapların içinde ziyan oluyor.



Yazmak istediklerimi nasıl toparlayacağımı bilemediğimden bu defalık madde madde yazacağım.

* Neva artık oyuncaklara tepki vermeye başladı. Bir arkadaşımın getirdiği çıngıraklı bir oyuncak eşek vardı. İlk olarak gözleriyle onu takip etmeye, çıngırak sesinden hoşlanmaya başladı. Öyle olunca ben de doğumdan önce arkadaşlarımızın hediye ettiği oyun halısını kullanıma açtım. Tepesinden sallanan oyuncaklar bayağı ilgisini çekti Neva'nın. Yatıp uzun uzun onları seyrediyor. Özellikle ses çıkaran şeyler çok ilgisini çekiyor ama hala en çok insan yüzü ve mimikleri hoşuna gidiyor: en çok da benim ve babasının yüzü ve sesi.


* Son üç haftadır Neva ile dışarı çıkmadığımız gün olmadı sanırım. Kuzum bizimle her yere geliyor, hiç bir programımıza engel olmuyor. Birlite pazara gidiyoruz, çarşıda, alışveriş merkezinde dolaşıyoruz, arkadaş ziyareti yapıyoruz. Hatta geçen gece düğüne bile gittik. 16 senelik arkadaşım S. nin kızkardeşinin düğünü vardı. Aylardır hazırlanılan, üzerinde konuştuğumuz bir geceydi. Üstelik ben de hemen hemen bütün aileyi tanıyorum, onlar da beni üniversite yıllarımdan beri tanıyorlar. Öyle olunca Neva'yla birlikte bu düğüne çocuklu bir kadın olarak gitmek benim için hoş bir deneyimdi. İlk defa elbise giydirdim kızıma, çok sevimli oldu. Düğünün en küçük insanı olarak da çok ilgi topladı tabi. Yalnız tipik bir düğün klasiği olarak müziğin sesi Neva'nın minik kulakları için aşırı yüksek olunca apar topar kalktık. Eve gelip de üstümdeki elbiseyi bile çıkartmadan (bu arada taaa geçen sene başka bir düğün için aldığım elbiseyi giydim yine ve üstüme oldu) Neva'yı uyutmaya çalışırken artık kendimi tam bir anne gibi hissettim.


* Yavru kuşum iyice gülmeye başladı. En keyifli zamanı sabahları. Bazen onu bana ya da babasına "hadi birşey yapın da beni güldürün" der gibi bakarken yakalıyorum. Zaten "kızıııım" der demez de yayıyor ağzını, kocaman gülümsüyor. Bazen geceleri odasında karanlıkta onu emzirirken bile yüzüme bakıp gülümsüyor ki o zaman ben kendimi bulutların üstünde buluyorum. Bir de emip de karnı doyduktan sonra kafasını geriye atıp şöyle huzurlu ve mutlu bir gülümsemesi var ki herhalde benim için bundan daha güzel bir gülümseme olamaz. En son bugün gülücüklerine ses de ekledi ve "he he" diye gülerek karşılık verdi sözlerime.


* Gaz sancıları şiddetini arttırmaya başladı. Kocaman gülümserken bir anda feryat figan ağlamaya başlayabiliyor. Neo babay kullanıyoruz ama pek bir faydasını gördüğümüzü söyleyemem. Böyle durumlarda en çok ütüyle ısıtılmış havluları karnına ve sırtına koymak faydalı oluyor. Kısa sürede gazı çıkıyor.

* Neva'nın en mutlu olduğu yerlerden birisi alt değiştirme masası. Hastanedeyken bize altı değiştirilirken ağlayabilir demişlerdi ama hiç öyle olmadı. Neva soyunmaktan ve altının değiştirilmesinden inanılmaz mutlu oluyor. Öyle keyifleniyor öyle keyifleniyor ki bazen sırf gülümsesin diye alt değiştirme masasına yatırıyorum. Ancak giyinirken de tam tersi çok huysuzlanıyor. Hatta bazen bas bas bağırarak ağlıyor.

* Banyo yapmak Neva'nın çok sevdiği bir başka aktivite. Su dökülürken şimdiye kadar hiç ağlamadı. Büyük bir mutlulukla etrafını seyrediyor. Ancak bir süre su dökmezsek sanırım üşüyor ve o zaman yüzünü ekşitiyor.

İşte böyle. Aslında yazmak istediğim daha bir sürü şey var ama Neva içinde uyuyakaldığı ana kucağında mıkırdanmaya başladı. Tamamen uyanmadan bu gönderiyi yayınlasam iyi olacak.

13 yorum:

ELÇİN dedi ki...

o nasıl güzel bir gülümsemedir :)

tam kuzu olmuş ve tam ısırılmalık o yanaklar :)

sevgiler

Kremali'nin annesi dedi ki...

Ben taa basindan beri diyorum; bu kiz cok sirin ve cok uslu olacak diye. Insallah hep boyle devam eder ve annesini o ciktigi bulutlarin ustunden hic indirmez:)

Gaz sancilarina yurek dayanmiyor ama Allah'tan ise yarayan birseyler bulabilmissiniz. Ali Kerem'e rezene suyu kaynatip icirirdim boyle durumlarda; inan 5 dakikada hem gazini cikarir hem de uyuyakalirdi:)

Yav annesi, lutfen bizim yerimize de koklayip opuver Neva'yi. Bir de kulagina fisildayiver, Ayse Sule Teyzen ile Ali Kerem agbin seni taa uzaklardan sevgi ve duayla takip ediyor diye:)

Yesim dedi ki...

Ay yerim ben onu, iyice tatlı bişey olmuş bu Neva, tam ısırmalık valla :) Maşallah...

Pıtırcık dedi ki...

Biz sevemeden büyüdü Neva ama çok tatlı gerçektende maşallah .
gülüşünü yerim ben onun

Pembelinin Mutfağı dedi ki...

Neva bebeğe maaşallah. Oyuncaklarını da keşfetmiş ya, ne tatlı görünüyor:)

siyap dedi ki...

maşallah ya çok tatlı bir bebiş inşallah gaz sancıları artmadan biter.
bu ayları gerçekten çok güzel oluyor.pamuş o aylardayken bir an önce büyüse diyordum ama büyüyünce gerçekten daha zormuş.mesela bu aralar sabah 7'de uyanıp gün boyu uyumak istemiyor.inşallah geçici bir durumdur.
seninle her yere gitmesi de çok iyi böyle alıştırmak en güzeli...

kocaman sevgiler bizden size...

Rahsan Collyer dedi ki...

Ay çok bal olmuş Neva Senem'cim, hakaten yanaklar tombikleşmiş, tam ısırmalık dediğin gibi. Şu anlatığın şeylerin aynılarını bire bir yaşamakta olan bir anne olarak neler hissetiğini çok iyi anlıyorum. Allah isteyen herkesi anne yapsın:)

Hülya Çobanoğlu Cinsçiçekçi dedi ki...

senemcim
gaz sorunun ben çözdüm sayılır. sana tavsiyem gaz sorunu ortaya çıkmadan sabah-öğle-akşam birer kaşık neo baby vermen. gazı olsun olmasın ver sen. tamamen bitkisel olduğundan güvenle verebilirmişiz.
bir de zaman ver Neva'ya. 3.aydan sonra daha rahat pırtlatıyorlar.pırt yapamayıp çıldırtan o totocuğu da öperim ayrıyetten..

Tuğçe dedi ki...

Merhaba,
Sessizce okuyordum yazdıklarınızı bir kaç haftadır...Ama bu fotoğraflara yorumsuz kalamadım.Maaşallah! Çok tatlı, ne kadar güzel gülüyor.Hep böyle sağlıkla,neşeyle gülümsesin inşallah adı gibi ömrü de güzel olsun Neva nın.

Calanon dedi ki...

Iste simdi yandin. Bu gulucuklerle basliyor anneligin en guzel yanlari, artik donusu yok bu ask sonsuz.

Hep gulsun, mutlu olsun, sizleri de guldursun, o bulutlardan hic inmeyin.

Doktorlardan biri bebeklerin gazi ve kolayca kaka yapamadiklari icin cektikleri sanciyi dogum sancisina benzetmisti, o zaman daha iyi anlayip Allah'im su ufacik seyin cektigi acilar demistim kendi kendime. Neyse ki beden bir sure sonra ogreniyor kaslarini kullanmayi.

Kolay gelsin minige de sana da.

Yesim dedi ki...

Senemcim bana mail atabilirmisin, senin adresini göremedim de...
yesiminmutfagi@gmail.com

Ayse dedi ki...

merhaba,
ben de uzun zamandir takip ediyordum- buguneymis yazmak...

gaz konusunda benim tanidigim butun bebislerde ise yarayan birseyi paylasmak istedim...
bebisin karninin uzerine bir havlu koyun (ya da direk elbisesinin uzerinden) ilik sac kurutma makinasini uzaktan hafif hafif tutarak karnini ovalayin... cok ise yariyor...

cok sevgiler,

kizilciksurubu dedi ki...

Masallah cok seker, Allah bagislasin. Allah nazarlardan saklasin. Sevgiler.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...