2 Eylül 2008 Salı

doğum hikayemiz


Bu blogu açtıktan çok kısa bir süre sonra bebeğimizin yolda olduğu haberini almıştık ve ondan sonra hamileliğimin mutlu, sevinçli, korkulu , heyecanlı biçok anını burada yazdim. Yazdıkça çok güzel yorumlar aldım, özellikle ilk aylardaki endişe verici kanamalarda aldığım destek çok ama çok yardımcı oldu bana. Bu blog sayesinde çok güzel arkadaşlar edindim. Şimdi de ne mutlu ki geçen hafta kızımın sağlıkla doğduğu haberini burada yazabildim. Yine gelen yorumlar beni çok ama çok mutlu etti. Hepinize iyi dilekleriniz için Neva ve kendim adına teşekkür ederim.

Gelelim doğum hikayeme. Doğumdan önceki birkaç gün doğum hazırlıklarından tamamen bağımsız birtakım işlerin peşinde koşturmakla geçti. İyi de oldu bir bakıma, böylelikle çok fazla doğum ve operasyon stresine girmedik. Yine de tabi Pazar günü artık heyecan doruk noktasındaydı. Her zaman pek bir sakin olan Kompozit o gün yerinde duramıyordu. Pazar gecesini evimizde başbaşa geçirelim istedik, o yüzden gündüz aileleri ziyaret ettik, onlarla ertesi sabah hastanede buluşmak üzere sözleştik.

Pazartesi sabahı saat 6:30 da hastanede olmamız gerekiyordu. Sabah 5 de uyandık (tabi ben hemen hemen hiç uyumadım desem yeridir), 6 olmadan Kompozit, en yakın arkadaşım S. ve ben hastanenin yolunu tuttuk. Gittiğimizde önceden ayırttığımız suit oda hazırdı, bizi oraya çıkardılar. Sabahın köründe, üçümüz bir başımıza bir hastane odasında... tuhaf bir duyguydu. Hemen bir hemşire geldi ve bana forma dedikleri ameliyat önlüğünü giydirdi. Sanki hemen ameliyata alınacakmışım gibi geldi, biraz gerildim. Neyse ki o sırada annem, babam, erkek kardeşim ve eşi de geldiler.
Zaten kısa süre sonra kayınvalidem, kayınpederim, kayınbiraderim ve eşi de gelince bütün aile (yeğenler hariç) cümbür cemaat tamamlanmış olduk. Bu arada sürekli hemşireler gelip gitmeye, çeşitli sorular sormaya başladılar. Tabi beni ameliyat önlükleri içinde görünce annemin gözleri doldu hemen ama etraf kalabalıklaştıkça heyecan ve endişe yerini daha çok tatlı bir telaşa bırakti. Doktorumu beklerken hemşire gelip elimin üzerinden damar yolu açtı. Bu operasyon sırasında önceden en çok korktuğum iki şey damar yolu açılması ve sonda takılmasıydı. Neyse ki damar yolu korktuğum kadar acıtmadı. Sonda da belden aşağısı uyuşturulduktan sonra takıldığı için hiç farketmedim bile.

Saat tam 8 de doktorum odaya girdi. Her zamanki gibi çok canlı ve neşeliydi, onun o hali bize moral oldu. "Biz şimdi ameliyathaneye gidiyoruz, seni de getirecekler hemen“ dedi ve gitti. Biraz sonra sedye geldi ve beni yatırdılar, herkesle tek tek el sallaştık, yüzlerde endişeli bir gülümseme vardı. Ama ben artık iyice sakindim. Annemle babama “ben gayet iyiyim, sakın merak etmeyin” dedim ve sedyeyle tıkır tıkır yola çıktık. Ben bloglarda okuduğum onca doğum hikayesinden sonra son derece tecrübeli ve bilinçli hissediyordum ve yaşanacakları az çok bilmenin rahatlığı içindeydim. Ameliyathane beklentimin tersine soğuk değildi, zaten doktorlar da soğutucunun yeterince çalışmamasından şikayet edip durdular ama benim çok işime geldi doğrusu bu durum. Epiduralin takılması için beni oturttular ve anestezi uzmanı çok ince bir iğneyle belime önce anestezi verdi. Daha sonra epidural iğnesini yaptı ama aralığı bulamadı. Sonra bir daha denedi, sonra bir daha, bir daha…. Böyle böyle belki tam on kere deneme yaptı. Bu iğnelerin çoğunu hissetmedim ama bazıları acıttı tabi. Ben bu arada nasıl olduysa sakinliğimi korumayı başardım ama bir yandan da içimden genel anesteziye geçilmek zorunda kalınmasın diye dualar ettim. En sonunda kilom iyi, omuriliğim de düzgün görünmesine rağmen epiduralin olamayacağına karar verildi ve spinal anesteziye geçildi. Derken bacağımda elektrik çarpması gibi bir his oluştu ve çok kısa bir sürede bacaklarım uyuşmaya başladı. Beni hemen yatırıp, kollarımı bağladılar ve önüme kocaman bir perde çektiler.. Bu arada dışarda hazırlıkların tamamlanmasını bekleyen Kompozit’i de içeri aldılar, onu ameliyat önlükleri içinde görmek çok hoştu. Gelip yanıma oturdu ve elimi eline aldı. O andan itibaren Kompozit’le sohbet ede ede işlemlerin bitmesini bekledim. İnsan bütün dokunuşları hissediyor ama hiç canı yanmıyor. Kızımızın içerden çıkarılması tam olarak ne kadar sürdü bilmiyorum ama bana beş-on dakika gibi kısa bir süre gibi geldi. Bütün bu işlemler yapılırken birazdan kollarıma bir bebek verileceğine inanamıyordum ama çok kısa süre içinde harika bir viyaklama duyduk. Kompozit an an bana gördüklerini anlatıyordu. Ben kabak kafalı bir bebecik beklerken yanağıma gür siyah saçlı pespembe, dolgun bir bebek dayadılar. Muhteşem bir histi. Daha sonra videoda izledim, söylediğim ilk şey "yavrum benim“ olmuş ve ondan sonra sürekli ne kadar güzel olduğunu vurgulamışım. Benim karnım dikilirken bebeğin ilk kontrolleri de çocuk doktoru tarafından yapıldı ve herşeyin yolunda olduğu söylendi. O dakikadan sonra herhalde beni biraz uyuttular, çok tatlı içim geçti.

Kısa sürede sedyeyle tekrar odaya çıkarıldım. Bütün aile beni bekliyordu. Bebek bakım odasının penceresinden Neva hanımın yıkanmasını, giydirilmesini, saçlarının taranışını izlemişler heyecanla ve mutlulukla, herkes ayrı bir yorum yapıyordu. Ben dahil herkes çok mutluydu. Benim şanssızlığım epidural anestezi olamayışımdı, belime takılı bir kateter olmadığı için odaya gelir gelmez karnımdaki acıyı hissetmeye başladım. Bu ağrı yaklaşık 2-3 saat sürdü. En sonunda kalçadan yapılan bir ağrı kesici iğne iyi geldi.

Neva’yi tam bir saat sonra kucağıma getirdiler. Hastanenin beyaz kıyafetleri içinde misler gibiydi. Kucağıma alır almaz memeye yapıştı ve deliler gibi emmeye başladı. Herkes bebeğim hemen emmeye başladığı için çok şanslı olduğumu söylüyordu ama ilk iki gün bu bana daha çok şanssızlıkmış gibi göründü. İlk günlerde süt az olduğu için bebek durmaksızın emmek istiyor ve insanın göğüsleri o kadar acıyor ki emzirmek gerçek bir travma halini alıyor. Üstüne bir de sezaryenin dikiş acılarını ekleyince durum daha da kötü bir hal alıyor. İlk üç gün Nevacım çığlıklar içinde hep daha fazla daha fazla emmek istedi.

İlk bir iki gün insan hem mutluluk sarhoşu oluyor hem de zor zamanlar yaşıyor. Özellikle sezaryenden dolayı canım yandığı için bebeğimle istediğim gibi ilgilenememek çok zor geldi bana. Hastanede kaldığımız iki gece de Kompozit kalmak istedi yanımda ve her seferinde bebeği o alıp verdi kucağıma. Benim çaresiz, sinirli, yorgun hissettiğim anlarda o sakinliğini ve sevecenliğini kouruyup kızını da beni de tatlı tatlı idare etti.

Ne zamanki eve geldik, bebeğimle tamamen ben ilgilenmeye başladm, anne olduğumu o zaman anladım. Hastanede emzirme dışında her türlü bakımıyla onlar ilgilendikleri için insan yeterince adapte olamıyor. Zaten üçüncü günün sonunda sütüm de koyu bir kıvam alıp yoğunlaşmaya başlayınca Neva Hanım da doymaya ve makul bir süre emdikten sonra derin ve masum uykulara dalmaya başladı. Şimdi tadından yenmiyor. Anneanne, babaanne, dedeler, dayı, amca, yengeler, S. teyzesi ve tabi en çok Kompozit ve ben onu seyretmeye doyamıyoruz. Her gününün, her anının tadını çıkartmaya çalışıyoruz. Çok şükür Neva şimdilik rahat bir bebek. Yüzünde her daim bir gülümseme ve huzur ifadesi var ki inşallah bütün ömrü böyle geçer kızımın. Biz onu çok ama çok sevdik, inşallah o da bizi sever ve bizimle mutlu olur.

Bu arada son olarak Neva ses, ahenk, hoş seda, nasip/kısmet demek. Ayrıca Türk müziğinde bir makam adı ve müzikte re sesi. Daha hamileliğimin ilk günlerinde Kompozit’le ortak olarak beğendiğimiz bir isimdi. Üstünden çok alternatifler geçti ama doğumdan, hele de kızımızın yüzünü gördükten sonra en uygununun Neva olduğuna karar verdik

17 yorum:

Calanon dedi ki...

Biraz gecikmeli olarak sana geçmiş olsun, Neva'ya da hoşgeldin diyorum. Gerçekten çok güzel, tosuncuk bir minik bu kız. Umarım bütün hayatı bu güzellikle ve sizlerle mutluluk içinde geçer.

Sevgiler.

mummy dedi ki...

Sanemcim çooook güzel bir duygu değil mi anne olmak...Şu güzelliklerine bakmaya kıyamıyor doyamıyor insan...Allah yüzü gibi bahtını da güzel eylesin canım...Sevgiler..

Rahsan Collyer dedi ki...

Canımmm, bir çırpıda okudum doğum hikayeni. Dört gözle bekliyordum zaten. Ben de tekrar yaşadım 21 Temmuz'u ve güzel kızımı kucağıma alışımı, ona kavuşma anımı. Tekrar tebrikler Senemcim, ömrü uzun, bahtı çok güzel olsun... Adı da kendi gibi çok güzel...

elfeyp dedi ki...

Çoook güzel bi hikaye gibi :) Gözlerim dolarak okudum. Artık iice sabırsızlanıorum ben de, son günler geçmek bilmior..

elfeyp dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
elfeyp dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Pıtırcık dedi ki...

canım iğneler hariç çok güzel geçmiş hiç korkmadım :) sakinliğinide takdir ettim doğrusu Neva çok güzel gerçektende maşallah sağlık sıhat diliyorum yeniden tebrikler anne olmak süper bi duygu darısı başıma diyorum
sevgiler

KeLeBeK dedi ki...

tebrik ederimm umarım neva bebek resimdeki gibi hep tatlı tatlı uyuyan harika bir bebek olur gaz sancılarından uzak sakin bir bebekliği olur hikayenizi okurken kendi doğumumu hatırladım birkez daha, daha 4,5 ay oldu ama sanki çooook geride kaldı

Zeynep Zengin dedi ki...

Allah analı babalı büyütsün. O kadar güzel anlatmışsınız ki doğumla ilgili birçok korkumdan sıyrıldığımı hissettim.

Sevgilerimle

Yesim dedi ki...

Senem, Neva çok çok tatlı bayıldım valla bir an önce bizim kalan 9 hafta geçsin de ben de bebeğimi kucağıma aliyim diye sabırsızlandım yazını okurken...

MELEK KOKUSU dedi ki...

Masallah neva bebek cok iyi dogmus, kilosu sagligi herseyi yerinde :) öyle bir anlatmissinki dogumu inan bir an kendimi o sekilde hissettim, cok sakin gecirmissin, daha 6 haftam var doguma ama zaten ödlek ve panik olan ben nasil dogum yapacagim diye düsünüyorum hala :)
Bebisinize cok güzel bir isim begenmissiniz allah bir ömür boyu yüzünüzden gülücügü eksik etmesin
Sevgiler

Betül dedi ki...

senemcim yazını okurken kendi doğumumu tekrar yaşattın bana:)

Kremali'nin annesi dedi ki...

Bence bu bebek coook uslu olacak ve sizi coook mutlu edecek annesi:)

Resme baktikca, yazdiklarini okudukca acaba bir tane daha mi diyorum icimden. Ilk tecrubenin yeri baska; ama bazi seyleri oylesine acemice ve paldir kuldur yasiyor ki insan, o anlari tekrar ama bu kez daha bilgili bir sekilde yasamak istiyor. Kendini hala enkaz gibi hisseden ve kirkina bir basamak kalmis biri icin gerceklesmesi cok zor bir hayal bu. Allah'tan hayirlisi.

Cennet kokulu bebisini uzaktan opuyor, sana da tekrar gecmis olsun diyorum cici anne:)

Sevgiler,
Ayse Sule

Hülya Çobanoğlu Cinsçiçekçi dedi ki...

çook tatlı bir kızın olmuş. tebrik ederim. allah analı babalı büyütsün hepimizin bebelerini. yazını okuyunca evdeki ilk günlerime gittim resmen. çok yorgun, acılı ama inanılmaz da tatlı geldi ve geçti ilk haftalar.neva adı gibi kısmetli bir bebek olur umarım..

Meltem :-) dedi ki...

çok çok duygulandım, gözlerim doldu, harika bir yazı Senem.
Zaten ben herşeye ağlar oldumda aynı anları yaşıcamı bilmek,dahada gözlerimi doldurarak okumamı sağladı. Kızınla birlikte sağlıklı güzel bir ömür dilerim. sevgiler

siyap dedi ki...

yavrum ya!maşallah!doğumunun güzel geçmesine çok sevindim epidurel olmayışı biraz acı vermiş ama sonu güzel olmuş.mutlulukla kavuşmuşsun neva'ya.bu arada ismi çok güzel,anlamı da öyle...kocaman sevgileeer...

nebahat dedi ki...

Tebrik ediyorum, Neva'ya da hoşgeldin güzel bebek diyorum. Maşallah subhanallah. Bende çiçeği burnunda 16 günlük anneyim. Afra naz herşeyim, çok güzel ve farklı bir duygu değilmi.. Sevgiler..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...