6 Ağustos 2008 Çarşamba

küçük bir tatil (36+1)

Doğum öncesi son bir kaçamak yapmaya karar verdik ve Pazartesi günü bir çantaya ikişer parça kıyafet, birer mayo ve havlu atıp Kilyos’a geldik. Burada bizim üniversitenin sosyal tesisleri, yani plajı ve oteli var. Otel odalarının dar ve rahatsız olduğunu söylemişlerdi, biz yine de bir gidip bakalım dedik. Koca ğöbeğim ve güzel kızımın hatrına olacak bize oteldeki en geniş, en ferah, en güzel odayı verdiler. Zaten haftaiçi diye etrafta fazla kimsecikler de yok, bütün gün odamızın penceresi ve balkonundan denizi seyredip dalgaları ve rüzgarı dinliyoruz. Kompozit sabah akşam denize giriyor. Ben de doktorumu arayıp sordum denize girebilir miyim diye, onay çıkınca bir iki kere kısa süreli de olsa girip yüzdüm. Denize girmediğimiz zamanlarda da ya plajda geniş gölgeli şemsiyelerin altında ve kocaman yumuşak minderlerin üstünde ya da odamızda dalga sesleri eşliğinde keyif yapıp roman okuyoruz. Ben Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü okuyorum, Kompozit de benim ısrarım üzerine Oya Baydar’ın ‘Kayıp Söz’ünü okuyor. Geceleri de bilgisayardan DVD izliyoruz. İşin en güzel yanı buraya geldiğimizden beri Kompozit de bana kaldı. Evde olsak sürekli kendine türlü türlü işler çıkarır ya da mecburen gece geç saatlerde biten toplantılara gitmek zorunda kalırdı.

Dün öğlen yemeği için Kilyos’un içine gittik. Önce bir fırından nefis taptaze ekmek aldık, içine koymak için de koca bir kalıp beyaz peynir ve salam. Sonra tepede bir çay bahçesinde püfür püfür Karadeniz rüzgarında peynir ekmeklerimizi yiyip su bardağında duble çayımızı içtik. Peynir ve salamı yanımıza kapılanan burnu sümüklü kedicikle paylaşmayı da ihmal etmedik tabi. Kompozit koca ekmeği ışık hızıyla mideye indirişimi hayretler içinde izledi. Benim hızıma yaklaşamadı bile. :- )

Velhasıl keyifler yerinde. Kızımızın da keyfi yerinde olacak ki tepinmelere devam ediyor. Herhalde Cuma günü evimize geri döneriz. Ne de olsa hala yapılacak bir sürü hazırlık düşünülecek bir dolu ayrıntı var. Keyif ve heyecanla beklemeye devam....

6 yorum:

MELEK KOKUSU dedi ki...

Selamlar,
Bebek gelmeden önceki böyle kacamaklar gercekten cok güzel, hele deniz kenari olunca :) tatile gitmeden önce bende doktoruma sormustum rahatca denize girebilirmiyim diye, nede olsa mikrop kapma ph degerinin degisme olayi var..doktorumda bana birsey önerdi, tamponu biraz zeytinyaginin icine batirip o sekilde yerlestirdiginde hicbir sekilde mikrop kapma olayi olmuyormus..Sasirmistim önce olurmu öyle sey diye, ama denedim ve tatilden döndükten sonra ph degerimde hicbir degisiklik olmadigini gördüm..Gönül rahatligiyla tavsiye edebilirim...

Tatilini iyi gecirmeni dilerim.
Sevgiler

Calanon dedi ki...

Ne guzel bu son dakika tatiller, basbasa deniz keyfi. Ne iyi yapmissiniz. Ben 36+1'de dogurmustum bizim erkenciyi. Belki son dakikaya kadar calistigimdan "artik dur yeter" dedi kendince.

Size iyi dinlenmeler.

Ayça dedi ki...

ne güzel yapmışsınız Senem :) En iyisi vallahi gez toz, bebeğine de yansıyacak zaten bu güzel dakikalar emin olabilirsin. Aslında bebeklerin ilk 20 gün sonrasında da gezmeler güzel oluyor. Bebek olunca hep evde olacaksın diye bir şart yok ama gönlünce başıboş bir tatil imkanı yok. Gittiğin her yerde hep onun ihtiyaçları için koşturacağın için kendini unutacaksın :) onun duygusu da bambaşka olacak.
Biz hep gezmiştik tonguç'la hala da geziyoruz.

Pıtırcık dedi ki...

son son kafa dinleyelim dediniz demek ,süper fikir valla

Magissa dedi ki...

Ohhh ne güzel yapmışsınız...

mummy dedi ki...

Senemcim ya bu yandaki sayaç on gün kaldığını söylüyo gerçek mi? Habersiz bırakma bu son günlerini yaz sonra okuması çok zevkli oluyo söyliyim...Sevgiler..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...