4 Temmuz 2008 Cuma

hazırlıklar (31+3)

Yandaki ticker’da 60 gün kaldı diyor. Yani bebeciğin doğmasına yalnızca iki ay kaldı. 280 günün 220 si nasıl geçti hiç anlamadım valla. İnşallah bundan sonrası da böyle sorunsuz, kolaylıkla su gibi akar gider.



Geçtiğimiz hafta yoğun bir şekilde bebek hazırlıkları ile geçti. Cumartesi günü üniversiteden çok yakın bir grup arkadaşım bana bebek partisi verdiler. Amaç bebek doğmadan biraraya gelip eğlenebilmek ve bebeğin ihtiyaçlarından bir kısmını biz alışverişleri tamamlamadan getirmekti.Herkes gelirken yiyecek birşeyler de getirdi, ben sadece evi açtım, bir de pasta yaptım. Çok eğlenceli, çok güzel bir gün oldu. Ortaya bebeğimizin kuzeninden gelen sepetini koyduk, içine ultrason resimleri, birkaç parça kıyafetini falan koyunca iyice bebek havası yaratılmış oldu. Hediyeler de o sepetin etrafına konuldu. Arkadaşlarım sağolsunlar harika şeyler getirmişler. Kızımızın anakucağı, oyun halısı, mama seti, bazı oyuncakları falan şimdiden hazır oldu. İki çocuk annesi bir arkadaşımız bebek bezi getirmişti, oyuncak bebekler üzerinde tatbikat bile yaptık. :- )

Pazar sabahı da erkenden usta geldi ve bebek odası açık sarı renge boyandı. Kompozit’in yoğun çalışmasıyla öğlene kadar boya badana ve eşyaların düzenlenmesi işi hallolmuştu. Öğleden sonra Kompozit ve S ile birlikte Modoko’ya bebek mobilyası bakmaya gittik. Bu işi bizim kadar hızlı halleden var mıdır bilmiyorum ama 1.5-2 saat içinde sonradan büyüyebilen bir bebek karyolasına karar verdik. Önce masif ahşap mobilya diye ısrarlı davrandık ama yalnızca bir mağazada masif ahşap bulabildik, onlar da o kadar büyüktü ki bir türlü içimize sinmedi. Sonuç olarak sağlıklı olduğunu düşündüğümüz, son derece sade ama kullanışlı bir karyolada karar kıldık. Hatta o kadar sade mobilyalara baktık ki, karyolayı satın aldığımız mağazanın sahibi bebeğin kız olacağına hiç ihtimal vermemiş, duyunca çok şaşırdı :- ) Zaten pek sevmezdim ama son zamanlarda (herhalde çok görmekten) pembeli, dantelli, fırfırlı olan herşey bana iyice itici gelmeye başladı. Bizim kızın eşyaları sade, spor ve çocuksu olsun başka birşey istemiyorum.

Dün de S ile alışverişe çıktık, malum indirimler çok güzel. Ama önce kendimizi eğlendirelim dedik ve sabah 11:45 matinesine sinemada Sex and the City’e gittik. Amerika’dayken birkaç arkadaş bir araya gelip evde arka arkaya 4-5 bölüm izlediğimiz bir diziydi, o zaman çok keyif alırdık. Dün yine aynı keyfi aldık. İnsanın hayatında ne olursa olsun kız arkadaşlarının ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu gösterdiği için benim çok sevdiğim bir dizidir Sex and the City. Neyse efendim, sinemadan sonra güzel bir yemek ve sonra mağaza turları yaptık. Fazla birşey bulamadım aslında, Mothercare’den birkaç tane çorap aldım, body’lerde daha fazla indirim olur diye bekliyorum. Bu arada Marks and Spencer'ın bebek kısmında çok güzel indirimler vardı ama resmen talan edilmişti. Çok uygun fiyatlara çok güzel hastane çıkış setleri vardı ama beden kalmamış, o yüzden alamadım. Sadece bebeğe 6-9 aylıkken giydirmek üzere pamuklu ceket/hırka karışımı çokkk sevimli birşey alabildim.

Bu arada artık okuldaki işler de bitti gibi. Hatta beni okulda görenler sen hala buralarda mısın diyorlar. Halen daha tamamlanması gereken birkaç işim var, onun için gidip geliyorum. Resmi olarak izne ayrılmadım. Şu anda 32. haftanın içindeyim, normalde bu hafta doğum iznine ayrılmam gerekiyordu ama bu sabah okuldan sevk alıp İstinye Devlet Hastanesi Kadın Doğum Bölümüne gittik Kompozitle ve doğuma üç hafta kalana kadar çalışmasında sakınca yoktur diye bir rapor aldım. Böylelikle çok yoğun olmasa da okula gidip gelmeye devam edeceğim ve bu beş haftalık resmi iznimi doğum sonrasına aktarabileceğim. Raporu almak sandığımdan kolay oldu.
Doktor bey sordu: Kızım kaç haftalık hamilesin?
Ben: 32. haftanın içindeyim
Rapor: XYZ gebeliğinin 32. haftasındadır, doğumuna üç hafta kalana kadar çalışmasını engelleyecek bir sağlık sorunu yoktur.

Hadi hayırlısı bakalım!!!

5 yorum:

Rahsan Collyer dedi ki...

Senem'cim, bebek odasında sarı ya da yeşil en sevdiğim renklerdir, hele ki kız bebekde pembe ve fırfırlı şeyler dediğin gibi bana da itici gelir aslında. Dolayısıyla daha unisex renklere yönelirim ben de, Mina'nın birçok kıyafeti o tonlarda zaten. Beşiktaş'taki odası da yeşil, mothercare yatağı beyaz, tekstilleri de sarı. Ama Siliviri'ye beyaz ve pembeli tonlarda bir oda hazırladık, hatta blog'uma daha bugün koydum fotoları, fırsat bulursan bir göz at istersen. Biz de mobilyaların ilk girdiğimiz yerden hemen 1 saat içinde siparişini verip çıkmıştık, şansımız yaver gitmişti. İzin işini halletmene sevindim, eminim iznini doğum sonrası kullanarak bebeğinle daha uzun vakit geçirmek seni daha çok mutlu edecektir. Hadi hayırlısı hakaten!!!

annesininoglusu dedi ki...

oh ne güzel,bu günlerin tadını çıkar bakalım:))

Meltem :-) dedi ki...

Senemcim Merhaba,
Çok ara verdim biliyorum ama iyice dinlendim geldim, senin de iyi olduğunu öğreniyorum çok sevindim,güzel bir gün geçirmişsin belliki ben de bu aralar istiyorum arkadaşlarımı toparlıyım ama bakalım..
çok öpüyorum

siyap dedi ki...

çok güzel günler geçirdiğin belli,çok sevindim.hele bebek alışverişi çok zevkli oluyor.bebiş odanız da hayırlı olsun.
sevgileeer...

Magissa dedi ki...

Mcidiyeköy Profilo'nun karşısında C&A diye bir mağaza var, alt katında oldukça uygun fiyatlı ve fena olmayan bebek giysileri gördüm. Yolun düşerse bir bak, belki iyilerinden yakalarsın. Yakalamak diyorum çünkü o mağazaya bazen gittiğimde tepeden tırnağa sevimsizlik ve zevksizlik akıyor, bazen ise birsürü düzgün şey buluyorum.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...