21 Nisan 2008 Pazartesi

...



Eveeeet, işte bir haftasonunu daha bitirdik. Dolayısıyla 21. hafta da bitmek üzere. Günler inanılmaz bir hızla geçiyor. Kızımın da içerde hızla büyüdüğünü hissediyorum, artık hem tekmeleri daha güçlü hem de göbeğim bayağı bayağı göz dolduruyor :- )

Cumartesi günü doğumgünümdü, tam tamına 32 yaşına bastım. 32 yaş deyince gözümde kocaman, sorumluluk sahibi bir kadın canlanıyor ama ben kendimi hiç o kadın gibi hissetmiyorum. Üniversiteyi bitirdim, öğretim üyesi oldum, evlendim barklandım ama hiçbiri beni değiştirip yetişkin bir kadın yapmaya yetmedi sanki. Bakalım anne olmak bir değişiklik yaratacak mı?

Neyse, Cumartesi sabahı film festivalinde Duygusal Hesaplar (Emotional Arithmetic) filmine biletimiz vardı Kompozit’le. Hava o kadar güzeldi ve İstiklal Caddesi öyle canlıydı bir ara acaba biletleri birilerine versek de gidip açık havada çay mı içsek diye düşündük. Sonuçta filmi izlemeye karar verdik ama. Film Yahudi toplama kamplarının o dönemde çocuk olan iki insanı yaşlılıklarında nasıl etkilediğine dair bir filmdi. İnsani duygular çok güzel yansıtılmakla birlikte belki de artık bu konuda çok fazla film yapılmış olduğu için yeni birşey bulamadım ben. Yine de Susan Sarandon ve Christopher Plummer’i izlemek ve manzaraları seyretmek güzeldi.

Film sonrası da üniversitede düzenlenen İnsan Hakları İhlalleri Paneli’ne gittik. O kadar güzel bir bahar gününde çok ağır bir konuydu insan hakları ihlalleri. Konuşmacılardan özellikle Meral Danış ve Dilek Kurban’in anlattıkları hem çok üzücü, hem çok bilgilendiriciydi. Koca üniversitede topu topu 50 kişi ilgi göstermişti panele. Bu kadar önemli bir konunun bu kadar az ilgi görmesi çok üzücüydü.

Akşam da çok sevgili arkadaşım S ve Kompozit’in birlikte düzenledikleri doğumgünü yemeği için Taksim Gezi Pastanesinde buluştuk. Sigara içilmeyen yeri var diye bu mekanı özellikle seçmişler, iyi de olmuş, sakin, keyifli ve bol sohbetli bir yemek ve tabi pasta yemiş olduk. Pastanın neli olduğunu söylememe bilmem gerek var mi? İnsanın böyle günlerde çok yakın ve sevdiği birkaç kişiyle olması kalabalık eğlencelerden çok daha güzel bence. Gecenin ana teması da tabi hamilelik ve bebekti : - ) İnşallah bir dahaki doğumgünümü yine hep beraber ama bir de ek olarak bebeğimizle birlikte kutlarız.

5 yorum:

annesininoglusu dedi ki...

nice yıllara:))

Pıtırcık dedi ki...

İyiki doğdun, mutlu yıllar mutlu yaşlar ailenle ve bebeğinle....

yaş sorununa gelince bende 31 oldum ama kendimi öyle hissetmiyorum.hissetmemekte en güzeli zaten genciz biz boşver :)
Tekrar mutlu yıllar öpüyorum..

Meltem :-) dedi ki...

Senemcim tüm sevdiklerinle mutlu, sağlıklı bir ömür dilerim, nice yıllara....

mummy dedi ki...

Nice yıllara Senemcim.Tabii ki eşinle kızınla ve tüm sevdiklerinle inşallah..Kızın da ben burdayım diyor artık maşallah..Yolun kalan yarısını da sağlıkla tamalaman dileğiyle...Sevgiler..

Ayça dedi ki...

Geç olsa da,
yeni yaşının sana ve çekirdek ailene yeni ve her daim taptaze muutluluklar getirmesini diliyoerum. Gülen yüzün hiç solmasın.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...