24 Nisan 2008 Perşembe

150. gün

Bugün hamileliğimin tam 150. günü. Yani bugün artık tam beş aylık hamileyim. Beşinci ay itibarıyla gelişmeler şöyle:

• Artık beni görenler (tanıdık tanımadık) hamile olduğumu hemen anlıyorlar ve kaçıncı ayda olduğum, bebeğin cinsiyetinin belli olup olmadığı gibi sorularla karşılaşıyorum sık sık. Hatta geçenlerde otobüste genç bir çocuk beni görür görmez ayağa kalktı ve “bayan, siz outurun” diyerek yerini bana verdi. Üstelik üzerimde normal bir t-shirt vardı, öyle hamile kıyafeti falan değildi. Nasıl afalladım anlatamam.
• Bebeğin tekmeleri günden güne güçleniyor. Hatta artık sadece tekmelerini değil elimin altında oynayan vücudunu bile hissediyorum. Bu arada bu kıpırtıların benim ruh halimle doğru orantılı olduğunu farkettim. Eğer dinlenmiş ve keyifliysem bebeğin çok daha fazla oynadığını; yorgun ve huzursuzsam ise kıpırtıların belirgin şekilde azaldığını farkediyorum.
• Bu sabah tartıldım, tam 68.5 kiloyum (boyum 1.65), bu da hamileliğin başından beri 3.5 kilo aldığımı gösteriyor. Son derece makul bir kilo artışı olmakla beraber bunun nerdeyse 3 kilosunu son bir ayda aldığımı belirtmem gerekiyor. Son zamanlarda nasılsa kilo almıyorum diye düşünüp inanılmaz derecede tatlı (özellikle de çikolatalı tatlılar) tükettim. Hamilelik şekerinden de korkmuyor değilim.
• Son olarak, enerjim hala yerinde ama gitgide ağırlaştığımı da hissediyorum. Çok çabuk nefes nefese kalıyorum. Evimiz beşinci katta ve asansör yok. Okulda da ofisim üçüncü katta. Bu merdivenler eskiden beni hiç etkilemezken son zamanlarda daha yavaş çıkıyorum ve arada mutlaka nefesim kesiliyor. Geçen haftasonu hiç oturmadım desem yeridir, kendimi epey yordum ama acısı da çıktı. Pazar günü ilk defa bel ve kasık ağrısı yaşadım. Hala biraz uzun yürüyünce hem belim hem de sağ bacağım kasıktan ağrımaya başlıyor. Umarım geçici birşeydir, böyle devam etmez.

Bu arada intenetten okuduğuma göre artık bebeğe müzik dinletebilirmişiz. Onunla bol bol konuşmak gerekiyormuş. Dün Kompozit’e “tamam bebekle konuşalım ama ne hakkında konuşabiliriz ki?” diye sordum, o da harika bir fikir ortaya attı. “Bebeğe bir masal kitabı alalım ve her gece yatmadan sesli olarak ona bir masal okuyalım” dedi. Böylece hem kendi masal kültürümüzü geliştirmiş oluruz, hem de onun bizim sesimize ve doğduktan sonra dinleyeceği öykü ve masallara alışmasını sağlamış oluruz diye dusunduk. Bugün iş çıkışı hemen bir kitapçıya gideceğim. Bildiğiniz güzel masal kitapları varsa, tavsiyelerinizi bekliyorum.

4 yorum:

Kremali'nin annesi dedi ki...

Sicak bir yaz bekliyor sizi Istanbul'da. Ustune bir de hem iste hem evde merdiven cikmak seni biraz bunaltabilir hamileligin ileri asamalarinda. Gerci her bunye farkli ama acizane tavsiyem bol bol ayran ve su tuketmen. Bir de kendini asiri yormamaya dikkat et. Merdivenleri cikarken kisa molalar ver ve elinin altinda kucuk de olsa mutlaka bir sise su bulundur. Bebegini saglikla ve kolaylikla dogurmani, bir sonraki yas gununu uc kisilik mutlu bir aile olarak kutlamani cani gonulden diliyorum.

Sevgiler,
Ayse Sule

Çikolatalı pasta dedi ki...

Ayse Sule merhaba

Haklisin, Istanbul'da sicak gunler bizi bekliyor ne yazik ki. Bu yaz da hem sicak hem kurak gececekmis. Ben ki normalde bile sicaga tahammul edemem, bakalim kocaman bir karin ve sismis bir vucutla ne yapacagim. Tek avantajim Haziran'dan sonra ise gitmek zorunda olmamam.

Iyi dileklerin icin cok tesekkur ederim. Kremali beyefendiye opucukler :)

Senem

AYSUN dedi ki...

Sağlıkla gelsin minik bebek inşallah...

elfeyp dedi ki...

Merhaba,
Aynı günleri yaşıyoruz, aynı telaşlar, heyecanlar. Dün bana da yer verdiler dolmuşta, çok mutlu oldum. Çünkü kimse inanmıyor hamile olduğuma, pek belli olmadığı için.
Sevgiler. Ben buradayım:
www.elfeyp.blogspot.com

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...