17 Mart 2008 Pazartesi

hareketli bir haftasonu

Yaklaşık bir haftadır evde internet bağlantımız yok. Benim gibi bilgisayarına nerdeyse yapışık yaşayan birisi için nasıl zor bir durum! Okuldaki ofisimde de hem işler çok yoğun hem de işim bittiği anda kendimi eve atıp dinlenmeye baktığım için uzun süredir giremedim kendi bloguma da, diğer bloglara da... okuyacak ne çok şey birikmiş, harika!!!

Oldukça hareketli bir haftasonu geçirdik. Cuma sabahı saat 9 dan 11 e kadar dersim vardı üniversitede ama Cuma günü saat 10-12 arası SSGSS yasa tasarısını protesto etmek amaçlı iş bırakma eylemi de vardı. Ben de saat tam 10 a kadar dersimi yaptım, saat 10 da öğrencilerime iş bırakma eylemine aktif olarak katılacağımı bu nedenle dersi sonlandırmak zorunda olduğumu söyledim. Onlar da eylemin birer destekçisi olarak (hem de Cuma sabahı kaynayan bir saatlık dersin sevinciyle) büyük bir alkış kopardılar. Sonrası ise üniversitenin meydanındaki şarkılı, türkülü, son derece eğlenceli protesto gösterileri ile geçti. : -)

Saat 12 olunca Kompozit’le birlikte Bağlarbası’na gittik çünkü Kompozit’in 2.5 yaşındaki yeğeni Academic Hospital’da hidrosel ameliyatı oldu. Erkek çocuklarında çok yaygınmış hidrosel, karın zarında bir delik oluyormuş ve bu delik 2 yaşına kadar kapanmazsa artık kendiliğinden kapanamıyormuş ve testislerde su toplamasına sebep oluyormuş. Yaklaşık 45 dakika süren ve tahminimce son derece risksiz bir operasyon sonrasında Ege’cik sağlığına kavuştu ama tabi küçücük çocuğu ameliyat odasına göndermek ve çıkışını beklemek bizler için işin en zor kısmıydı. Bütün aile oradaydık. Neyse ki herşey yolunda gitti.

Cumartesi günü ise kalabalık bir arkadaş grubuyla AKM’deki Güldestan balesine gittik. Kostümler ve danslar gerçekten çok güzeldi ama ses düzeni o kadar bozuktu ki, basların inlemesinden fenalık geldi. Yine de herkes son derece memnundu. Balede birkaç aydır görmediğim arkadaşlarımı gördüm, hepsi de tek tek, sanki bir refleksmiş gibi ellerini göbeğime koyup bebeği sevdiler. Bazı anne adayları bundan rahatsız oluyor galiba ama şahsen ben çok hoşlandım. :- )

Benim için Cumartesi gününün en güzel kısmı Beşiktaş Çarşısında yaptığım hamile kıyafeti alışverişi oldu. Göbeğim aniden çıkıverdi ve bir süredir eski kıyafetlerimi giyerken çok zorlanıyordum. Günlerce büyük alışveriş merkezlerinde hamile kıyafeti aradım durdum, hiçbir şey bulamadım, bulduğum tek tük kıyafet ise ya çok pahalıydı ya da hem pahalı hem zevksizdi. Ama Beşiktaş’ta ilk girdiğim mağazada o kadar güzel pantalonlarla karşılaştım ki hangi birini alacağımı şaşırdım açıkçası. Sonuç olarak bir kot pantalon, işe giderken giyebileceğim siyah bir pantalon, bir de yeşil çok ince pamuklu kumaştan bir kargo pantalon aldım, hepsine kredi kartıyla 180 YTL verdim. Bence çok hesaplı bir alışveriş oldu. Daha da önemlisi inanılmaz rahatladim. Bu hamile kıyafetleri ne kadar pratik ve rahat şeylermiş böyle. Bilseydim çok daha önceden alırdım. Mağazadaki başka birçok kıyafette de aklım kaldı ama abartmayayım artık onları da ihtiyaç hasıl oldukça alırım diye düşündüm. : -)

Bu arada hamileliğe 65 kilo ile başlamıştım ve nerdeyse 4 ay olacak, ben hala 65 kiloyum. Üstelik öyle az falan da yemiyorum, hiç bulantım ya da kusmam da yok ama ilginç bir şekilde kilo almıyorum. Neyse, bakalım ayın 27sinde doktorumuz ne diyecek bu duruma.

Pazar gününü de Kompozit ile gezerek geçirdik ama artık o maceraları da başka bir zaman anlatayım. Şimdi yavaş yavaş ise gitmek üzere hazırlansam iyi olacak. Bir de uzun süredir okuyamadığım blogları okumak için sabırsızlanıyorum.

6 yorum:

mummy dedi ki...

Ben de ilk hamile pantolonumu 6. ayda giymiştim ve gerçekten çok rahat gelmişti..Karnım çok geç çıkmıştı benim özeniyodum böyle koca göbek gezenlere..Ama şimdi bitane de bende var o koca göbekten..:) Şimdiye kadar kilo almaman da güzel bence çünkü zaten 5. aydan sonra çok hızlı oluyor kilo alımı..Kafaya takma tadını çıkar:))

Meltem :-) dedi ki...

Canım şu Beşiktaş' daki dükkanı bana da tarif eder misin:)?

Çikolatalı pasta dedi ki...

Mummy, haklısın, bebek beslendikten sonra kilo alıp almamam çok da önemli değil. Beni şaşırtan bu kadar kilo almaya müsait bir bünye ile hala bu kiloda olmam :)) Bu arada sen bayağı zayıfsın anladığım kadaıyla, şimdi bile 50li kilolardasın herhalde değil mi? Ne kadar güzel :) Ece Hanım nasıllar içerde?

Çikolatalı pasta dedi ki...

Meltem merhaba, senin de ihtiyacın olmaya başladı mı kıyafetlere? :) Bu arada mağazanın tam adını hatırlamıyorum ama Beşiktaş Çarşı'da, Büyük Beşiktaş Çarşısı yazılı pasajdan içeri girince, hemen o katta sanırım. Elimdeki fişe bakıyorum da şöyle yazıyor:

Saadet Çelik, Büyük beşiktaş Çarşısı, K:3, No:133 (NE-SA Giyim)

Umarım işine yarar.

Bebek nasıl? Ben henüz kıpırtı hissetmiyorum ne yazık ki, sen?

siyap dedi ki...

bende ilk 4 ay normal yememe rağmen hiç kilo almamıştım 67 ile hamile kalmıştım.dr niye kilo almıyorum diye şaşırıyordu.normalde çok tatlı yememe rağmen hamilelikle beraber ekşiye yönelmiştim herhalde ekşi şeyler kalorili olmadığı için ve okulda çok koşturduğum için kilo alamamıştım.merak etme son 2 ay hızla kilo alınıyor ben 15 kiloyla doğuma girmiştim.ceren 3560gr doğdu şuan da pek birşey kalmadı.sevgileeer...

Çikolatalı pasta dedi ki...

merhaba siyap

mesajin icin tesekkur ederim. oooo bizimki de pamuk sekeri gibi dogarsa daha ne :) harika olur :))

sevgiler

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...