15 Şubat 2008 Cuma

zıp zıp ziya

Geçtiğimiz Pazar akşamı yeni bir kanama ile yüreğim ağzıma geldi. Bu kanamalar da hep durum durup gece yarısını bekliyor. O saatten sonra yapacak birşey yok diyip yattık uyuduk. Daha doğrusu Kompozit uyudu sağolsun, bense sabaha kadar uyku ve uyanıklık arasında kötü kötü rüyalarla boğuştum. Sabah ilk işimiz doktora gitmek oldu tabi. Minik kuşumuzu sapasağlam, bir de üstelik zıp zıp zıplarken bulmak inanılmaz güzel bir duyguydu. Bu sefer doktorumuz kanama konusunda hiç endişelenmedi, zaten neden olduğunu da bulamadı. Yalnız benim kan grubum negatif, Kompozitinki ise pozitif olduğu için kan uyuşmazlığımız var ve hamilelik sırasında kanama olunca doktorlar Rhogam diye bir iğne öneriyorlar. Benim doktorum da bunu 48 saat içinde yaptır dedi ama bu ara okulda işler o kadar yoğun ki yaptıramadım. 48 saat geçtikten sonra dokoru arayıp da yaptıramadım diyince, boşver o zaman dedi!

Gelelim bizim zıpıra. :-) Ultrason boyunca gerçekten o kadar zıpladı ki ufaklık, Kompozit bir sorun olup olmadığını sormak zorunda kaldı :-) Doktorumuz da hiçbir sorun olmadığını, hatta bunun bebeğin enerjisini gösterdiğini ve bizimkinin çok enerjik bir bebek olduğunu söyledi. Kompozit de ufaklığa isim taktı: Zıp zıp Ziya. Bu arada bebek bu kadar kısa sürede o kadar büyümüş, öylesine normal bir insan formu almış ki inanamadık. İkimizin de heyecandan gözleri yaşardı. Nerdeyse al kucağına sev, o kadar sevimliydi yani... ya da bize öyle geldi! ;-)

Önümüzdeki Salı günü bebeğin ikili testleri yapılacaktı ama doktor madem ki buradasınız bugün yapalım dedi. Ense kalınlığı 1.3 mm çıktı, 2 nin altında olması gerekiyormuş, ne kadar altındaysa o kadar iyi dedi. Burun kemiğini de gördük, bu da çok iyi bir şeymiş çünkü down sendromlu bebeklerde burun kemiği görülemiyormuş. Ayrıca her iki elinde 5er tane parmak saydık, bu parmakların herbiri bir pirinç tanesinin onda biri kadarmış, düşünebiliyor musunuz? Ayrıca omurgasını ve midesini de gördük. Herşey yolunda gibi ama bir de tabi bunun kan tahlili sonuçlarıyla doğrulanması gerekiyor. Salı günü sonuçları alacağız inşallah.

Bu arada ultrason sırasında doktorumuz “bebeğin cinsiyetini öğrenmek istiyor musunuz?” diye sordu. Çok hazırlıksız yakalanmıştık bu soruya. Kompozit’le hık mık ettik, bir cevap veremedik adamcağıza. O da dedi ki “isterseniz dört hafta sonra %100 kesinleşince söyleyeyim, şimdilik %5 hata payı var çünkü” dedi. Biz o anda birşey düşünmedik ama sonra ben iş yerinde arkadaşlara anlatınca “o kesin erkek bebektir, kız olsa bu kadar erken anlayamazdı” dediler. Benim de aklıma yattı. Nerdeyse bebeği zıpır oğlum diye sevmeye başladım bile. :-) Yine de içimde belki de kızdır diye umut kırıntısı var açıkçası.

Güzel bir başka gelişme de karşı komuşumuzun geçen Salı günü doğum yapmış olması. Dün gece bebekle birlikte evlerine döndüler. Sapsarı, çok güzel bir oğlan bebek. Bizim ufaklık doğana kadar bebek sevgimi onunla gidereceğim artık.

Son olarak bazı “fact”ler:

Bugün itibarıyla 11+3 olduk.
11+0 da bebeğimizin baş popo mesafesi 4.3 cm idi, baş ayak mesafesi de tahminen 9-10 cm imiş.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Ayurѵedic erotiс massage businesѕ іѕ even more amаzing is
that wе keеρ trying, right. Ten minutеѕ
lаteг, I rеmovеd the sockѕ
and went to tаke а brеak foг a closer look
аt bοth products.

Таke a loοk at my page - Erotic Massage In London

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...