1 Ocak 2008 Salı

yeni yıl hediyemiz




anlatacak çok şey var, uzun uzun yazmak istiyorum… hadi bakalım başlıyorum. kompozit’i pazartesi sabahı (31 aralık) doktora gitmeye ikna ettim. pazartesi günü gitmeyi özellikle istiyordum çünkü bebeğimizi görmekten daha güzel bir yeni yıl hediyesi düşünemiyorum. üstelik yılbaşı akşamı kompozit, ben, kompozitin anne ve babası hep birlikte benim anne ve babamda toplanacaktık. yani herkes biraradayken bu güzel haberi onlarla paylaşırız diye düşündüm. tabi kompozit bu kadar çok plan yaptığım için çok dalga geçti benimle : ) neyse efendim, pazartesi sabahı doktor randevusu öncesi kalbim küt küt küt attı sürekli. doktor karından ultrasonla baktı, henüz 4 haftalık hamileymişim, bu beşinci haftammış. bebişimiz henüz bir nokta kadardı, zor da olsa gördük. tabi benim paranoyaklığımın sınırı yok, bunun boş kese olması ihtimali nedir diye sordum. öyle bir ihtimal her zaman var dedi doktorum ama çok düşükmüş, dediğine göre küçük noktamız iyi tutunmuşa benziyormuş. sağolsun doktorumuz çok olumlu bir insan, benim gibi pimpirikli birisini bile öyle rahatlatıyor ki. Bir diğer endişem de evdeki kedi kızımdan ve dışarda mıncıkladığım bebek kedilerden dolayı toksoplazma ihtimali… altı ay önce test yaptırdığımda negatif çıkmıştı, şimdi yine baktıracağız, pozitif çıkarsa durum kötü. kan verdim, sonucu birkaç güne kadar alacağız. Açıkçası içim içimi yiyor ama doktorumuz sayısal bilgiler vererek toksoplazmanın ne kadar düşük bir risk olduğunu açıkladı ve bu konuda da biraz olsun içimi rahatlattı… inşallah öyledir

neyse sonuç olarak randevumuz çok olumlu geçti. sadece beslenme ile ilgili tavsiyelerde bulundu doktor, zaten almakta olduğum folic asit haricinde hiçbirşey vermedi. doktor çıkışı amerika’dan istanbul’a ziyarete gelen üç arkadaşımla buluşup yemek yedik. hava harikaydı, ben çok mutluydum, herşey çok güzeldi. akşam da ailelerimizle bu mutlu haberi paylaşacak olmanın heyecanı içindeydim.

sonra eve bir geldim, çamaşırımda küçük de olsa sarı/pembe gibi bir leke. o kadar korktum ki anlatamam. kompozit de çok endişelendi. hemen gerisin geri doktoru aradık, normal değil ama endişelenmeyin, devam ederse beni arayın dedi. yine de tabi bütün keyfimiz kaçtı. neyse ki bu akıntı/kanamanın devamı gelmedi ama yine de biz o morale annemlerin yolunu tuttuk. kompozit beni bıraktı , kendi anne ve babasını almaya gitti. o arada ben anneme bu durumu söylememek için çook zor tuttum kendimi.

neyse efendim, anne babalarımız toplanınca tam sohbetlerinin en koyu anında çıktık karşılarına. Ben önceden iki tane bebek patiği ayarlayıp ikisini de ayrı birer pakete sarmıştım. bu seneki yılbaşı kutlaması için hediye alıp vermeme kuralımız vardı. dedik ki hediye vermeme kuralımız vardı ama bizim sizlere minik bir hediyemiz var. paketlerin birini bir anneye, diğerini diğer anneye verdik. onlar “aaa olur mu ama biz size birşey almadık” falan diye söylene söylene açtılar paketleri. anneler hemen anladı durumu ama babalara biraz açıklama yapmak gerekti :) ama sevinçleri, heyecanları, çığlıkları görülmeye değerdi, muhteşem bir andı. ben tabi yine ya herşey yolunda gitmezse düşünceleri içinde bu sevincin tam tadını çıkaramadım ama çook güzel oldu. bu arada kayınvalidem geçen hafta rüyasında beni kucağımda çok güzel bir bebekle görmüş, o günden beri böyle bir haber bekliyormus. babam da bir gece önce rüyasında kendisini kızılay meydanında ata binerken görmüş, çok güzel bir rüyaydı, bu kadar güzel bir haber alacağımı tahmin etmeliydim dedi. bu rüyalar içimi biraz daha rahatlattı beni. sonra başka akrabalar falan da geldi, çok mutlu, keyifli bir gece geçirdik birlikte.

gecenin ilerleyen saatlerinde erkek kardeşimi ve eşini aradik, ona da küçük oğullarına bir kuzen gelmekte olduğunu söyledim, çook sevindiler, ama kardeşimin tepkisi çok komikti: “gerçek bir kuzen değil mi?” dedi, malum biz bizim kedi kızımızın kardeşimin oğlunun kuzeni olduğunu söyleyip duruyoruz da.. canım yeğenim kadar tatlı ve zeki olur umarım bizim bebecik de.


işte hikayemiz böyle… dünden beri belim ve karnım ağrıyor. pek keyfim yok ama yine de herşey yolunda sanırım. minik uğur böceğimiz onu bu kadar çok seven ve heyecanla bekleyen varken bizi bırakıp gitmez umarım. seni seviyoruz küçük noktam.



*Resim allposters.com'dan alıntıdır.

5 yorum:

Pıtırcık dedi ki...

Merhaba ,

bi çırpıda okudum blogu,ailelere müjde verme şekliniz çok güzel,Hamile kalırsam patik olayını belki bende çalarım :)

Takipteyim Sevgiler

Çikolatalı pasta dedi ki...

Sevgili Pitircik, blogumda ilk kez yorum almis olmanin mutlulugu icindeyim, cok tesekkur ederim. Dilerim ki dogru zaman yakindir, bakarsin buradan deneyimlerimizi paylasiriz.

sevgiler

tattaret dedi ki...

Öncelikle bebeğiniz için tebrikler :) Umarım hayatınızda olduğu her günü, onu beklerken duyduğunuz sevinçle geçirirsiniz. O kadar iyi yazmışsınız ki; hissettiklertiniz kelimelerin arasından akmakta. Okurken, kendimi, kendi kendime gülümser bir halde buldum. Tekrar tebrik ederim.
Sevgiler...

Çikolatalı pasta dedi ki...

Cok tesekkur ederim tattaret. Cok yogun duygularin yasandigi bir donemmis meger bu, insanin kalbi agzinda, icinde tuhaf bir telas, endise ve sevinc.

Bu arada black balloon'da yazdiklarini okudum. Boyle bir dedeye sahip oldugun icin cok sansliymissin! :)

tattaret dedi ki...

Ben de teşekkür ederim okuduğun için... :) Küçükken dedemin doğaüstü bir varlık olduğunu düşünürdüm,şimdi ise biliyorum ki o bu dünyaya gelebilecek en harika insanmış...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...