9 Aralık 2007 Pazar

ilk merhaba

Bloguma isim bulmak zor olmadı, çok sevdiğim iki şeyi denedim, ikincisi uygundu, hemen kaptım… ilki ise sütlükahveydi :) Neyse, dilerim ki uğurlu bir başlık olur da gerçekten çikolatalı pasta tadında ve kıvamında geçer günler. Burada biraz içimi dökeceğim, biraz dertleşeceğim, biraz paylaşacağım… Bakalım bu günce bizi nerelere götürecek…


Bu akşam Kompozit’in – ki kendisi bir yıllık kocam olur – akrabalarına ziyarete gittik. İTÜ’nun Maslak kampüsünde oturuyorlardı. Kompozit’in annesi, babası, erkek kardeşi, onun karısı ve 2.5 yaşında oğulları da geldi. Böyle kocayla birlikte aile ve akraba ziyaretleri hala yeni bir kavram benim için… neyse ki çok iyi insanlar hepsi de, bunaltmiyorlar… bir de zaten çok sık olmuyor böyle şeyler.. Çoğu zaman hoşuma bile gidiyor bu aile toplanmaları… İstinye Park tam da İTÜ lojmanlarının karşısındaymış, çıkışta Kompozit’le uğradık, söyle bir gezindik. Devasa bir yer İstinye Park, böyle yağmurlu bir İstanbul akşamında da içerisi tahmin edersiniz ki vıcır vıcır insan kaynıyordu. Bizimki hemen bunaldı tabi, 10 dakika içinde zor attık kendimizi dışarı.

Boylece bir hafta sonu daha hızla ve hiçbirşey anlayamadan geldi geçti. Cumartesi gününün tamamını –sabah 9 akşam 6 arası – kitap projesiyle geçirince iyice bir kısaldı haftasonu. Üstelik Kadıköy’deki Kyoto eylemini de kaçırmış oldum… ama olsun, kitap projesini başarıyla tamamladık ya, değdi doğrusu. Akşam da Kompozit’le yayılıp DVD de İrina Palm’i seyrettik… çok güldük.

İşte böyle. Bu akşamlık bu kadar. Ne de olsa yarın Pazartesi, ders hazırlamam lazım. Kompozit çoktan yerleşmiş bilgisayarının başına. Üstelik kedi kızım da ilgi ve sevgi bekliyor. Kucağıma çıkıp guruldanmak için her daim hazır ne nazir.

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...